Lübnan'da Hariri bilmecesi: Dönüş ziyareti mi siyasi hamle mi?

20 Şubat 2026

Eski Lübnan Başbakanı Saad el-Hariri'nin Beyrut ziyareti, sembolik bir adımın ötesine geçerek Meclis Başkanı Nebih Berri ile yapılan kritik görüşmeyle siyasi bir nitelik kazandı.

YDH - Lübnan'da eski Başbakan Saad el-Hariri'nin Beyrut ziyareti üzerine yapılan ilk değerlendirmeler, bu adımın yalnızca duygusal veya sembolik bir olay olmadığını, aksine titizlikle hesaplanmış siyasi bir hamle olduğunu gösteriyor.

Zemin etüdü niteliğindeki bu yumuşak dönüşün başarısı veya başarısızlığı iki temel unsura bağlı görünüyor: Hariri’nin kendi tabanını yeniden birleştirme yeteneği ve değişen dinamiklere uygun bir siyasi proje sunmaya hazır olması.

Mevcut koşullar altında, kademeli bir dönüşün gürültülü bir dönüşten daha etkili olabileceği belirtiliyor. Ancak artık asıl soru ziyaretin kendisi değil, bu ziyaretin nasıl bir siyasi eyleme dönüşeceği ve bunun ne zaman gerçekleşeceği.

Bu soru, Hariri'nin dün gerçekleştirdiği ve en dikkat çekeni Meclis Başkanı Nebih Berri ile olan görüşmesiyle gündemdeki ağırlığını korudu. Hariri, Dar el-Fetva'daki iftar yemeğinin ardından Berri ile aynı araçta bölgeden ayrıldı.

Seçim öncesi gizli koordinasyon sinyalleri

El-Ahbar gazetesine konuşan vakıf kaynaklar, Hariri’nin Berri ile yaptığı görüşmenin ziyaretin en önemli ayağı olduğunu belirtti.

Kaynaklar, Hariri’nin bugün Abu Dabi’ye hareket etme ihtimali bulunmasına rağmen henüz Joseph Aoun veya Nawaf Salam ile bir araya gelmemesini dikkat çekici buluyor.

Berri ile yapılan görüşmenin önemi, Müstakbel Hareketi'nin siyasi yokluğunun ardından Mayıs 2026'da yapılması planlanan genel seçimler öncesinde Lübnan'ın yoğun bir siyasi atmosferden geçmesinden kaynaklanıyor.

Bu temas, seçim bölgeleri, olası ittifaklar veya koltuk dağılımı konusunda seçim öncesi gizli bir koordinasyon adımı olarak nitelendiriliyor.

Detayların ötesinde, Hariri’nin Berri ve daha önce Velid Canbolat ile yaptığı görüşmeler, toplumsal meşruiyetinin ardından siyasi konumunu da tescilleme amacı taşıyor. Hariri’nin bazı konularda, özellikle de kendisine mutlak destek verdiği bilinen Berri’nin gelecekteki bir hükümetteki şansına dair nabız yokladığı ifade ediliyor.

Orduya destek süreci ve uluslararası temaslar yoğunlaşıyor

Diğer yandan, "Beşli Komite" büyükelçilerinin Yarze ziyareti, silahların sınırlandırılması planının ikinci aşamasıyla ve Kahire’de yapılacak orduya destek konferansının ön hazırlık toplantısından beş gün önce gerçekleşmesi nedeniyle geniş yankı uyandırdı.

Ordu Komutanı Rudolf Heykel, büyükelçilere ordunun görevlerini tamamlayabilmesi için dört ila sekiz aylık bir süreye ihtiyacı olduğunu detaylı bir şekilde anlattı. Heykel, askeri kuruma yönelik baskıların ters tepebileceği uyarısında bulundu.

Fransa Büyükelçisi Herve Magro ise Jozef Aun'un iki hafta sonra Paris’te düzenlenecek orduya destek konferansında Lübnan heyetine başkanlık etmeye davet etti.

Bu adım, bölgede yaşanabilecek olası gerilimler ve tehlikeli bölgesel senaryolar öncesinde Lübnan'ın istikrarının temel taşı sayılan askeri kurumun birliğini pekiştirmeyi amaçlayan siyasi ve maddi bir destek hamlesi olarak görülüyor.

ABD Başkanı Donald Trump, "Barış Konseyi" toplantısında yaptığı açıklamada, Lübnan ile ilgili bir dizi konu üzerinde çalıştığını ifade etti. Trump, Lübnan'ın mevcut sorunlarının çözülmesi gerektiğini kaydetti.