
YDH- ABD merkezli Vox medya platformu, ABD Başkanı Donald Trump’ın şimdiye kadarki dış politika yaklaşımını “yüksek sesle konuşmak ve büyük bir sopa taşımak” sözleriyle tanımladı. Platform, cuma günü Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi’nin aldığı kararla Trump’ın “en sevdiği sopasının elinden alındığını” belirtti.
Yüksek Mahkeme’den 6’ya 3’lük kritik karar
Vox’un aktardığına göre, Yüksek Mahkeme’nin 6’ya karşı 3 oyla aldığı ve Trump’ın birçok gümrük tarifesini yasa dışı ilan eden kararı, tarifeleri “jeoekonomik bir silah olarak fiilen etkisiz hale getiriyor.”
Haberde görüşlerine yer verilen, daha önce Dışişleri ve Hazine Bakanlığı’nda görev yapan ve şu anda Council on Foreign Relations/ Dış İlişkiler Konseyi (CFR) bünyesindeki Jeoekonomik Çalışmalar Merkezi’nin direktörlüğünü yürüten Eddie Fishman, söz konusu kararın “tarifelerin dış politika aracı olarak kullanımını” büyük ölçüde sınırladığını belirtti.
Tarifeler “varsayılan araç”tı
Haberde, Küba’dan Çin’e ve Grönland’a kadar tarifelerin Trump yönetiminin “varsayılan dış politika aracı” haline geldiği ifade edildi.
Trump’ın tarifeleri “müttefikleri tehdit etmek, rakipleri izole etmek ve çoğu zaman ticaretle doğrudan ilgisi olmayan konularda politika tavizleri talep etmek” için kullandığı aktarıldı.
Vox’un değerlendirmesine göre, önceki başkanlar tarifeleri genellikle ticaret dengesizliklerini gidermek veya belirli sektörleri korumak için kullanırken, Trump bu araçtan çok daha geniş bir şekilde yararlandı.
Trump’ın ilk adımlarından biri, fentanil akışını engelleyemedikleri gerekçesiyle Kanada, Çin ve Meksika’ya tarifeler uygulamak oldu. Haberde, yönetimin sınır dışı politikalarına uymayan ülkelerin de tarifelerle karşı karşıya kaldığı belirtildi.
Ayrıca Hindistan’ın Rus petrolü satın alması nedeniyle tarifelere maruz kaldığı, Küba’ya petrol sağlayan ülkelere yönelik de benzer tehditlerde bulunulduğu kaydedildi. Ocak ayında ise Grönland’ı satın alma hedeflerine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine tarifeler uygulanacağı tehdidinde bulunulduğu, ancak bunun daha sonra askıya alındığı ifade edildi.
Geçen yaz Brezilya’ya, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro’nun yargılanması nedeniyle yüzde 50 oranında tarife getirildiği aktarıldı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Trump’ın “Barış Kurulu” girişimine katılmaması üzerine ise Trump’ın “şarap ve şampanyalara yüzde 200 tarife koyarım” dediği bildirildi.
IEEPA dayanağı ve yeni arayışlar
Haberde, söz konusu tarifelerin büyük bölümünün “Uluslararası Acil Ekonomik Yetkiler Yasası”na (IEEPA) dayandırıldığı ve Yüksek Mahkeme kararına göre artık yasa dışı sayıldığı ifade edildi.
Yönetimin, IEEPA olmaksızın yaptırım rejimini yeniden kurmak için 1974 Ticaret Yasası’na dayanarak alternatif hukuki gerekçeler geliştirdiği belirtildi.
Trump’ın cuma günü, bu yasa kapsamındaki 122. maddeye dayanarak yüzde 10’luk “küresel vergi” uyguladığını ve 301. madde kapsamında yeni müzakereler başlattığını söylediği aktarıldı.
Ancak söz konusu maddelerin haksız ticaret uygulamalarını hedef aldığı ve uzun inceleme süreçleri içerdiği, ayrıca 122. madde kapsamındaki tarifelerin yüzde 15 ile sınırlandırıldığı ve Kongre onayı olmadan 150 gün sonra sona erdiği vurgulandı.
Fishman, “Teorik olarak ticaret müzakerelerinde kaldıraç olarak kullanılabilirler, ancak bu çok daha uzun sürer. Dünyanın bir yerinde kriz çıktığında Trump’ın bunu çözmek için yüzde 30 tarife tehdidinde bulunması artık mümkün değil.” dedi.
Yaptırımlar ve “ekonomik savaş”
Vox’un haberine göre, Yüksek Mahkeme kararı Trump’ın IEEPA kapsamında yaptırım uygulama yetkisine ilişkin bir değerlendirme içermedi. Trump’ın geçmişte tarifeleri, diğer yönetimlerin yaptırım uyguladığı alanlarda kullandığı belirtildi.
Haberde, Trump’ın yaptırımlardan hoşlanmadığı, bunların doların küresel güvenilirliğini zedelediğine inandığı ve “tarifelerin hem dış politika hedeflerine ulaşmada hem de ekonomiye katkı sağlamada daha etkili olduğunu” düşündüğü ifade edildi.
Trump’ın cuma günü yaptığı açıklamada, IEEPA kapsamında “ticareti tamamen durdurma” yetkisine sahip olduğunu, ancak “bir dolar bile talep etme” yetkisinin bulunmadığını söylediği aktarıldı.
Karışık sonuçlar
Haberde, tarifelerin baskı aracı olarak kullanımının “karışık bir sicile” sahip olduğu ifade edildi.
Meksika’nın Küba’ya petrol sevkiyatını durdurmasının ada ekonomisini çöküşün eşiğine getirdiği belirtilirken, Tayland ve Kamboçya’nın geçen yazki sınır gerilimi sırasında müzakere masasına oturmasında da “tarife tehdidinin” etkili olduğu kaydedildi.
Buna karşılık Çin gibi misilleme kapasitesi yüksek ülkeler karşısında bu stratejinin daha az başarılı olduğu, Pekin’in kendi ekonomik baskı araçlarını devreye soktuğu aktarıldı.
Vox, kararın hemen ardından büyük siyasi değişimlerin beklenmediğini, ancak bazı ülkelerin ABD ile gelecekteki ekonomik ya da siyasi gerilimlerde kendilerini daha cesur hissedebileceğini değerlendirdi.
Haberde son olarak, Trump’ın ekonomik baskı araçlarından birinin elinden alınmasının, ilerleyen dönemde “daha geleneksel savaş yöntemlerine” başvurma ihtimalini artırıp artırmayacağı sorusunu gündeme getirdiği ifade edildi.
Bloomberg’in aktardığına göre, ABD Başkanı Donald Trump, Yüksek Mahkeme’nin küresel tarifeleri yetki aşımı gerekçesiyle iptal eden 6-3’lük kararını kişisel algıladı ve buna sert ifadelerle karşılık verdi.
Trump’tan hakaretler
Trump’ın, kendi aday gösterdiği yargıçlar Amy Coney Barrett ve Neil Gorsuch’un da karara destek vermesine tepki gösterdiği, bu durumu “aileleri için bir utanç” olarak nitelediği bildirildi. Başkanın ayrıca liberal yargıçlar Sonia Sotomayor, Elena Kagan ve Ketanji Brown Jackson’ı “ülkemiz için bir utanç” sözleriyle hedef aldığı aktarıldı.
Haberde, Trump’ın mahkeme kararına karşı kullandığı dilin alışılmış sert üslubunun ötesine geçerek doğrudan yargı kurumunu hedef aldığı değerlendirmesine yer verildi. Davayı açan aile şirketi hakkında da aşağılayıcı ifadeler kullandığı kaydedildi.
Eski Kuzey Carolina Valisi Pat McCrory’nin, Yüksek Mahkeme’yi kamuoyu önünde eleştirme geleneğinin Barack Obama döneminde değişmeye başladığını, ancak Trump’ın son açıklamalarının bu eğilimi daha da tırmandırdığını söylediği belirtildi. McCrory, hem Cumhuriyetçilerin hem Demokratların kuruma saygı konusunda sınırları zorladığını ifade etti.
Trump’ın, karara muhalefet şerhi koyan Brett Kavanaugh, Samuel Alito ve Clarence Thomas’a ise teşekkür ederek “güçleri, bilgelikleri ve ülkeye olan sevgileri” nedeniyle övdüğü aktarıldı.
Bloomberg’e göre Trump, karara karşı çıkan yargıçların hukuktan ziyade yabancı etkiler ya da Demokratların etkisi altında hareket ettiğini öne sürdü.
Muhafazakâr hukukçu John Yoo’nun ise Trump’ın bu çıkışlarının Yüksek Mahkeme’de bekleyen diğer davalar açısından riskli olabileceğini söylediği bildirildi.
Son olarak, Trump’ın önümüzdeki günlerde Kongre’de yapacağı “Birliğin Durumu” konuşmasında yargıçlarla yüz yüze geleceği, davetin sürüp sürmediğine ilişkin soruya ise “neredeyse” yanıtını verdiği aktarıldı.