
YDH- Amerika Birleşik Devletleri, İran’a yönelik kapsamlı bir hava saldırısı senaryosunda harekatın sürekliliğini sağlamak amacıyla stratejik bir rota değişikliğine gidiyor.
Washington’ın, özellikle uzun menzilli ağır bombardıman görevleri için İzlanda ve Portekiz’in Azor Adaları’ndaki hava üslerini ana fırlatma noktaları olarak değerlendirdiği bildiriliyor.
Askeri analistlere göre, Azorlar’da bulunan Lajes Sahası ile İzlanda’daki Keflavik Hava Üssü; B-2 Spirit ve B-52H Stratofortress gibi stratejik platformları ağırlayabilecek teknik kapasiteye sahip.
Bu tesislerin geçmişte Amerikan uçaklarına geçiş ve duraklama hizmeti sunmuş olması, ağır bombardıman uçaklarının lojistik gereksinimlerini karşılama noktasındaki potansiyelini doğruluyor.
ABD Hava Kuvvetleri, son yıllarda mürettebatını envanterdeki en yüksek bakım maliyetli uçakları dahi alışılmadık veya kısıtlı imkanlara sahip bölgelerde kullanmak üzere eğitiyor.
B-2 Spirit filosunun Azorlar, İzlanda ve Wake Adası’na yaptığı konuşlandırmalar, bu "operasyonel esneklik" arayışının somut göstergeleri olarak kabul ediliyor.
Ayrıca, B-1B Lancer ve B-52 filolarının Avrupa genelindeki müttefik üslerini kullanma kapasitesi de Pentagon’un elini güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Ancak savunma uzmanları, kısa süreli askeri tatbikatlar ile sürdürülebilir muharip operasyonlar arasında keskin bir fark olduğuna dikkat çekiyor.
Yüksek yoğunluklu ve uzun süreli bir harekat için; önceden konuşlandırılmış kapsamlı ekipman, uzmanlaşmış bakım altyapısı ve kesintisiz bir lojistik ağın tesisi gerekiyor.
Bu sistemlerin yabancı topraklarda kurulması ise hem teknik bir meydan okuma hem de siyasi bir risk teşkil ediyor.
Avrupa’daki askeri tesislerin İran’a yönelik bir operasyonda kullanılması, öncelikle ev sahibi hükümetlerin siyasi onayına bağlı.
Washington’ın bu süreçte, halihazırda Amerikan yakıt ikmal uçaklarına ev sahipliği yapan İspanya’daki Morón Hava Üssü’nü de seçenekler arasında tuttuğu belirtiliyor.
Stratejik tanker desteğinin sağlanması durumunda, bombardıman uçaklarının İran’a yakın bölge üslerine ihtiyaç duymadan, doğrudan Avrupa üzerinden havada yakıt ikmali yaparak görev icra etmesi planlanıyor.
ABD’nin harekat planlarına en ciddi darbe ise en yakın müttefiki Birleşik Krallık’tan geldi.
İngiliz basınında yer alan raporlara göre Londra, kilit öneme sahip Diego Garcia ve RAF Fairford üslerinin İran’a yönelik bir saldırıda kullanılmasına izin vermedi.
İngiliz hükümetinin bu kararı; söz konusu askeri eylemin "uluslararası hukuka aykırı" bulunması durumunda, üslerin kullandırılmasının İngiltere’yi de hukuki bir ihlalin parçası haline getireceği endişesine dayanıyor.