
YDH- ABD’li Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Başkan Donald Trump’a, danışmanları arasında askeri saldırganlık ile diplomasinin sürdürülmesi konusunda artan görüş ayrılıklarına rağmen, İran’a yönelik olası bir askeri saldırı planıyla ilerlemesi çağrısında bulundu.
Axios’a konuşan Graham, “kararlı eylemden” yana net bir tutum aldığını ortaya koydu. “Geçmişteki angajmanlar göz önüne alındığında Ortadoğu’daki büyük askeri operasyonlara ilişkin kaygıları anlıyorum. Ancak angajmana karşı tavsiye veren sesler, kötülüğün denetimsiz bırakılmasının sonuçlarını görmezden geliyor gibi görünüyor.” dedi.
“Tarihi değişim” fırsatı
Bölgeye yaptığı son ziyaret kapsamında İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan’daki liderlerle görüştüğünü belirten Graham, İran’da “tarihi değişimi hayata geçirmek” için bir fırsat olduğuna inandığını söyledi.
“Ancak kararlı eylemle bağlantılı angajman ve risklere karşı çıkan seslerin giderek yükseldiği bana giderek daha açık hale geliyor. Bunun nasıl sonuçlanacağını zaman gösterecek.” ifadelerini kullandı.
Graham ayrıca, “Başkan Trump’a büyük saygı duyuyorum. O kendi kararlarını veren bir liderdir. Ve tüm başkanlar gibi, bu denli ağır meselelerde alacağı kararlardan sorumlu tutulacaktır. Bana gelince, tarih nerede durduğumu, iyi ya da kötü, çok net biçimde gösterecektir.” dedi.
Trump 10–15 gün içinde karar verecek
Bu çağrı, Trump’ın İran’la diplomasi yoluna mı gideceğine yoksa askeri saldırı emri mi vereceğine “önümüzdeki 10 ila 15 gün içinde” karar vereceğini kamuoyuna açıklamasının ardından geldi.
Axios’un hafta başında aktardığına göre, askeri yığınağa rağmen Trump henüz nihai bir karar vermedi.
Haberde adı açıklanmayan ABD’li yetkililere göre Trump, Cenevre’de bu hafta başında yapılan dolaylı nükleer müzakerelerin durumunu gözden geçirmek üzere üst düzey danışmanlarını topladı. Trump, görüşmelerin “iyi geçtiğini” söyledi ancak Tahran’ı tehdit etmeyi sürdürerek “anlamlı bir anlaşmaya” varılması gerektiğini, aksi takdirde “kötü şeyler olacağını” ifade etti.
Konu, Trump’ın iç çevresinde görüş ayrılıklarını açığa çıkardı. Bazı üst düzey danışmanlar taviz koparmak için “güç tehdidinin sürdürülmesinden” yana olurken, diğerleri doğrudan askeri müdahaleye ya da olası bir rejim değişikliği operasyonuna karşı uyarıda bulundu.
Trump ayrıca, İran’a yönelik giderek sertleşen söylemi ve bölgeye ek deniz ve hava unsurları dahil olmak üzere bildirilen askeri konuşlandırmalar nedeniyle ABD içinde iki partiden de eleştirilerle karşı karşıya kaldı.
Bölgedeki askeri yığınak
ABD askeri unsurları bölgede yeniden konuşlandırıldı. Olası büyük bir askeri operasyona hazırlık kapsamında iki uçak gemisi ve yüzlerce savaş uçağı bölgeye sevk edildi.
Konuşlandırmalar arasında yer alan USS Gerald R. Ford uçak gemisinin, ABD ve İsrailli yetkililer tarafından olası bir saldırının zamanlamasını etkileyen kilit bir unsur olarak görüldüğü bildirildi.
Axios’a göre Trump’a, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamenei ve oğlu Mücteba dahil olmak üzere çeşitli hedefleri içeren birden fazla ABD askeri seçeneği sunuldu.
ABD ve İsrailli yetkililerin, herhangi bir askeri operasyonun haftalar sürebilecek geniş çaplı bir operasyonu içereceğine ve diplomatik çabaların çökmesi halinde günler içinde başlayabileceğine inandığı aktarıldı.
Uranyum stoğu anlaşmazlığı
Askeri hazırlıkların yanı sıra ABD-İran görüşmeleri sürüyor, ancak İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti konusunda ciddi anlaşmazlıklar devam ediyor.
ISNA’ya konuşan diplomatik bir kaynağa göre Tahran, dolaylı müzakerelerde, Washington ile varılabilecek herhangi bir anlaşma kapsamında yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum dahil olmak üzere nükleer materyalin ülke dışına çıkarılmayacağını net biçimde iletti.
Kaynak, “ABD ile müzakerelerde nükleer materyalin ülkeden çıkarılmayacağını vurguladık” dedi ve Rus temsilcilerin Tahran’ın tutumundan haberdar olduğunu ekledi.
Aynı kaynak, İran’ın zenginleştirme seviyelerini azaltabileceğini ancak “sıfır zenginleştirme” konusunda “hiçbir esneklik göstermeyeceğini” belirterek, ABD’nin tamamen durdurma yönündeki taleplerini reddetti.
Tahran ile Washington arasındaki son dolaylı görüşme turu, Umman’daki önceki temasların ardından Cenevre’de gerçekleştirildi. İran Dışişleri Bakanı, her iki tarafın olası bir anlaşma için taslak bir çerçeve üzerinde çalışmayı kabul ettiğini söyledi ve süreci “herhangi bir uluslararası müzakerenin normal yolu” olarak tanımladı.
Müzakereler, Trump’ın görüşmelerin 10 ila 15 gün içinde sonuç vermemesi halinde Washington’un askeri saldırı başlatabileceği uyarısında bulunmasıyla artan ABD baskısı altında yürütülüyor.
Tahran ise nükleer dosyada “askeri bir çözüm olmadığını” ve tek uygulanabilir yolun diplomasi olduğunu savunmayı sürdürürken, herhangi bir askeri saldırganlığın “kararlı bir karşılık” doğuracağı uyarısında bulundu.