İran, ABD ile savaşa nasıl hazırlanıyor?

23 Şubat 2026

"Sadece 'Gidip dünyanın en iyi füze ve İHA güçlerinden birine saldırıp hemen döneceğim' diyemezsiniz. Planlandığı bildirilen bu tür saldırılar, her iki tarafta da ağır kayıpların yaşanacağı bir savaş anlamına gelir."

YDH - Gazeteci Borzou Daragahi, İran'ın 2003'ten bu yana ABD ile olası bir büyük savaşa nasıl hazırlandığını, özellikle füze kapasitesi, İHA teknolojisi ve asimetrik harp stratejileri üzerinden ele alıyor. Patricia Marins ve diğer uzmanların görüşlerine dayanarak, olası bir çatışmanın denizde bir "gerilla savaşına" dönüşebileceği ve her iki taraf için de ağır maliyetler doğurabileceğini vurgulayan Daragahi, ayrıca Çin'in İran'a sağladığı istihbarat desteği ve bölgedeki vekil güçlerin rolü gibi jeopolitik dengeleri analiz ediyor.

İslam Cumhuriyeti’ni ayakta tutan yegane harç savaştır. Ruhani rejimi İran halkının hatırı sayılır bir kesimiyle kenetleyen olgu, 1980’lerdeki İran-Irak Savaşı’nın yarattığı travma ve acıydı.

Bu uzun çatışmanın getirdiği yoksunluklar, koca bir nesli şekillendirdi. Bugün ülke içinde büyüyenler ile Batı diasporasının konforunda yaşayıp ABD destekli bir rejim değişikliği savaşı talep edenler arasındaki temel uçurum da tam buradan kaynaklanıyor.

İran, 2003 yılında Amerikan güçlerinin komşu Irak'taki rejimi devirmesinden ve Washington'daki neo-con'ların "sıradaki durak İran" diye bağırmaya başlamasından beri ABD ile büyük bir savaş olasılığına hazırlanıyor.

Geçen yıl ABD ve İsrail’in düzenlediği sürpriz bombardımanların ardından bu hazırlıklar daha da yoğunlaştı. ABD Başkanı Donald Trump’a göre, söz konusu saldırılarla İran'ın nükleer programı o 12 günlük çatışmada "yerle bir edilmişti"; ancak aynı program, eli kulağında olan yeni bir silahlı çatışma öncesinde başka bir müzakere turunun konusu olmaya devam ediyor.

Savaş hâlâ önlenebilir; fakat gerçekleşme ihtimali giderek artıyor. Çevrimiçi bahis piyasası Polymarket, mart ayı sonuna kadar ABD'nin İran'ı vurma olasılığını yüzde 59 olarak gösteriyor.

Doğu Akdeniz ve Umman Denizi'ne konuşlandırılan iki ABD uçak gemisi görev grubu ile İran çevresinde mevzilenen yüzlerce savaş uçağı ve yakıt ikmal tankeri hakkında çok şey yazılıp çizildi. Ancak İran'ın kendi hazırlıklarına odaklananların sayısı oldukça az.

Rio de Janeiro merkezli jeopolitik analist Patricia Marins, İran'ın askeri varlıklarını ve doktrinini yakından takip eden az sayıdaki muhabirden biri. Bir e-posta röportajında kendisini, uzun yıllar çalıştığı silah endüstrisinin kıdemlisi olarak tanımlayan Marins, halihazırda çeşitli savunma haberleri ve askeri web siteleri için yazıyor.

Marins, İran'ın Haziran 2025'teki çatışmanın yarattığı yıkım ve kayıpları yaklaşık iki ay önce telafi ettiğini tahmin ediyor. Marins, "Pek çok kişinin inandığının aksine, İran hiçbir uzun menzilli hava savunma sistemini kaybetmedi ve sadece çok az sayıda uçağı hasar gördü" diye konuştu.

Wall Street Journal tarafından yayımlanan bir haber, İran'ın lider kadrosunu korumayı ve komutanlara üst düzey onay almadan emir verme yetkisi tanıyan "mozaik savunma" stratejisini uyguladığını ayrıntılarıyla aktardı.

Bu hazırlıklar Amerikan gücü karşısında tamamen yetersiz kalabilir. ABD'nin, en son 2003'te büyük bir savaş başlattığından bu yana muhtemelen yeni kozları var. Palantir ve Anduril gibi savunma teknolojisi firmaları Pentagon ile entegre çalışarak yapay zekâ destekli taktik ve hedefleme bilgileri sağlıyor. ABD, İran'ın kabiliyetlerini işlevsiz kılmak için elektronik harp yöntemlerini de devreye sokabilir.

"Planlandığı bildirilen bu tür saldırılar, her iki tarafta da ağır kayıpların yaşanacağı bir savaş anlamına gelir." — Patricia Marins, jeopolitik analist

Ancak İran'ı hazırlıksız yakalayan 12 günlük savaşta olduğu gibi, Tahran muhtemelen ilk saldırı dalgasının ardından yeniden toparlanmayı başaracaktır. Marins, İran cephaneliğinin büyük kısmının gizlendiği için önceki çatışmadan sağ çıktığını belirtti. Marins, "İran o zamandan beri tahrip olan radar ağını yeniden inşa etmek ve her şeyden önemlisi gerçek bir karşı istihbarat doktrini uygulamak için çalışıyor. Tahran, Batı'nın tahminlerinden çok daha büyük bir stokla artık bir füze gücü haline geldi" dedi.

ABD istihbarat teşkilatları, İran'ın bu kabiliyetlerini defalarca teyit etti. Geçen yıl ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün yayımladığı yıllık tehdit değerlendirmesinde şu ifadeler yer almıştı: "İran, yerli üretim füze ve insansız hava aracı (İHA) sistemlerinin öldürücülüğünü ve hassasiyetini artırmaya devam ediyor; bölgedeki en büyük sistem stoğuna da o sahip."

Vekil güçlerin çatışması

Aralık sonu ve ocak başında patlak veren protestolar, İsrail ve yabancı istihbaratın ülke içindeki varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Marins, savaş yaklaştıkça İran'da hava savunma sistemlerini hedef alan bir sabotaj dalgası öngörüyor.

Ancak bu kez işler o kadar kolay olmayabilir. İsrail istihbaratı iletişim için cep telefonlarına güveniyordu; Marins'e göre "Çinliler bu konuda İranlılara etkili bir çözüm sunmuş" görünüyor.

İsrail ayrıca İran'ın çeperindeki Kürt, Beluç veya Arap ayrılıkçı gruplara silah sağlıyor olabilir. Marins, bu grupların etkisini İran silahlı kuvvetleriyle kıyaslandığında "ihmal edilebilir" olarak nitelendirdi. Her halükarda İran'ın Lübnan, Irak ve Yemen'deki milis ve paramiliter güçler gibi İsrail ve ABD'yi taciz edebilecek kendi müttefikleri bulunuyor.

Cephanelik

İran, menzili bin kilometreyi aşan füzeleri test etmeye yaklaşık 30 yıl önce başladı ve bu menzilde, tamamı İsrail'i ve bölgedeki ABD üslerini vurabilecek 12 ila 15 farklı model geliştirdi. Tahran'ın elinde şu an tahminen 2 bin ila 3 bin orta menzilli füze bulunuyor.

Ülke aynı zamanda, Marins'in yapay zekâ entegreli olduğunu belirttiği su altı insansız araçları da dahil olmak üzere tam bir İHA gücüne dönüştü. Marins, "Yedekte büyük sürprizler tuttuklarına inanıyorum" dedi.

İran ayrıca Fettah-1 hipersonik füzesini geliştirdiğini iddia ediyor. Bazı uzmanlar bu iddiaya şüpheyle yaklaşarak silahı hipersonik manevra kabiliyetinden yoksun "yüksek hızlı" bir füze olarak tanımlasa da, diğer uzmanlar bu orta menzilli füzeleri İsrail için "varoluşsal bir tehdit" olarak nitelendiriyor.

İran'ın Amerikan gemilerine ağır hasar verebilecek gemisavar füzeler geliştirdiği de bildiriliyor; ABD gemilerinin Fars Körfezi'nin sığ sularından uzak durup Umman Denizi ve Akdeniz'de kalmayı tercih etmesinin sebebi de bu. İran ayrıca sahaya sürebileceği ucuz denizaltılara da sahip.

Marins, "ABD'nin, maliyeti bir Amerikan nükleer denizaltısının yüzde birinden bile az olan bir İran mini denizaltısı tarafından bir Virginia sınıfı denizaltısının batırıldığını hayal edin. Bu hem askeri hem de siyasi bir felaket olurdu" değerlendirmesinde bulundu.

Dostlar ve düşmanlar

ABD, yaklaşan savaş için yabancı ortak bulmakta zorlanıyor; İngiltere bile Amerikan üslerinin bir saldırı için kullanılması talebini reddetti. Bazı bölgesel rakipleri Amerikan saldırısına karşı uyarıda bulunsa da, tek bir istisna dışında İran'ın da müttefiki yok.

Feci Ukrayna savaşına saplanan Vladimir Putin, bu çatışmadan büyük ölçüde çekilmiş durumda. Marins'e göre Rusya, İran'a MiG-29 askerî uçakları ve birkaç helikopter teslim etti ancak daha modern uçakların teslimatını erteledi.

Çin ise İran'a radarlar ve karşı istihbarat ekipmanları sağlamakla kalmadı, ABD askeri varlıklarını ifşa eden uydu görüntülerini de paylaştı. Marins, "Bu durum, 12 günlük savaşın aksine İran güçlerinin artık doğrudan uydu desteğine sahip olacağı anlamına geliyor. Çin'in İran ile istihbarat paylaşımındaki rolü, ABD'nin Ukrayna ile olan rolünün aynadaki yansıması gibi görünüyor" diye konuştu.

Bu seferki savaş

ABD, gemilerdeki ve üslerdeki personelinin riskini en aza indirmeye çalışacaktır. Gemilerin Fars Körfezi'nin dar ve sığ sularından kaçınmasının nedeni de budur. Bu yüzden, misillemeyi zorlaştırmak amacıyla muhtemelen İran'ın savunma ve saldırı hedeflerine yönelik yıldırım harekâtı benzeri bir ilk saldırı dalgası başlatacaktır.

Marins, "ABD, menzilini ve özerkliğini artırmak için ek yakıt tankları ve yoğun havadan yakıt ikmali kullanarak İran ateşinden daha uzak mesafedeki üslerden faaliyet gösterecektir" dedi.

Ancak bazı uzmanlar, İran'ın ABD'ye zarar vermeye hazır olduğu konusunda uyarıyor. İHA, füze ve savaş gemilerinin birleşimi Amerikan savunmasını şaşırtabilir ve denizde bir felakete yol açabilir.

The National Interest dergisinin ulusal güvenlik editörü ve eski bir Kongre çalışanı olan Brandon J. Weichert, X (eski adıyla Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, "Yakında bir uçak gemisi kaybedeceğimizi düşünüyorum. Bu sadece İran'ın İHA sürüleri ve (gelişmiş Çin uyduları tarafından hedeflenen) gemisavar balistik füzeleriyle ilgili değil. İran'ın havadan bağımsız tahrik sistemine sahip denizaltıları da bir tehdit" ifadelerini kullandı. Weichert sözlerini şöyle sürdürdü: "Mesele iki gemi batırmak değil. Birini bile batıramayabilirler. Akıllıca olan hamle, uçak gemisini göz kamaştırıcı bir şekilde ciddi şekilde sakatlamak ve bu görüntüleri dünyaya yaymaktır."

İran bir şekilde ABD'nin ilk elektronik ve konvansiyonel harp saldırılarından kurtulmayı ve radar ile hava savunma sistemlerini ayakta tutmayı başarırsa, Marins’e göre "karşılama 12 günlük savaştan belirgin şekilde farklı olabilir ve saldırganlara ağır kayıplar verdirebilir." Öte yandan Marins, İran'ın bu tür kabiliyetlere sahip olduğundan şüphe duyuyor.

Buna karşın Marins, İran'ın bölgedeki ABD radarlarını hedef alabileceğini ve bunun Amerikan ile İsrail füze savunma sistemlerini zayıflatabileceğini belirtti. İran, ABD hareketliliğini erkenden tespit etmek için sınırlarının ötesinde de radar ve savunma sistemleri kurmuş olabilir.

Uzun vadeli çatışma

İran'ın asıl avantajlı olabileceği yer, gemisavar füzelerinin sayısı, su altı dronları, füzelerle donatılmış hızlı saldırı botları, yaklaşık 30 denizaltıdan oluşan filosu ve diğer deniz varlıkları nedeniyle denizdir.

Marins, "İran deniz güçleri özellikle bu tür asimetrik harp yöntemleri için tasarlandı ve eğitildi. Önemli kayıpların yaşanacağı uzun süreli bir savaştan bahsediyoruz" dedi.

Marins, bu durumu "denizde gerilla savaşı" olarak tanımladı; bu süreç, ABD gemilerini hedef alan vur-kaç operasyonları ve İHA sürüleriyle karakterize ediliyor.

ABD kuşkusuz dünyanın en büyük silahlı kuvvetlerine sahip olsa da Marins, tarihte hiçbir zaman "İran büyüklüğünde ve teknolojik seviyesinde bir ulusla" savaşmadığını hatırlattı.

Analizini şu sözlerle noktaladı: "Sadece 'Gidip dünyanın en iyi füze ve İHA güçlerinden birine saldırıp hemen döneceğim' diyemezsiniz. Planlandığı bildirilen bu tür saldırılar, her iki tarafta da ağır kayıpların yaşanacağı bir savaş anlamına gelir."

Çeviri: YDH