İran, Amerika'nın niyetini okumaya çalışıyor

23 Şubat 2026

İran kamuoyu ve siyasetinde "anlaşma mı savaş mı" sorusu gündemdeki yerini korurken, Tahran ve Washington arasında Umman arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslar askeri tahkimatların gölgesinde devam ediyor.

YDH - "Anlaşmaya mı varılacak yoksa savaş mı çıkacak?" sorusu bugünlerde İran'daki kamuoyunun, siyasetin ve medyanın en çok tartıştığı konu niteliğinde.

Ancak hiç kimse bu soruya kesin bir yanıt veremiyor; zira diplomatik ve askeri süreçler birbirine paralel ilerliyor.

Bir yandan ABD ve İran arasında Umman aracılığıyla yürütülen müzakereler devam ediyor; son gelişmelere göre taraflar perşembe günü Cenevre'de üçüncü tur görüşmelerin yapılması konusunda uzlaştı.

Diğer yandan her iki taraf da yeni askeri takviyeler göndermekle, tatbikatlar düzenlemekle ve karşılıklı tehditler savurmakla meşgul.

İran'a göre Washington ile yapılan müzakereler sadece nükleer programla sınırlı. Tahran'ın nükleer programı üzerinde bazı kısıtlamaları kabul etmesi karşılığında Washington'ın askeri ve ekonomik baskısını azaltması bekleniyor.

Veriler, İranlıların bu konuda kayda değer bir esneklik göstermeye hazır olduğunu işaret ediyor. Buna karşın ABD'nin sadece nükleer dosyayla sınırlı bir anlaşmayı kabul edip etmeyeceği, yoksa füze programı ve İran'ın bölgesel politikalarını da içeren daha geniş taleplerde ısrar mı edeceği belirsizliğini koruyor. Bu durum diplomatik sürecin tıkanmasına yol açabilir.

Bölgesel güvenlik sistemi yeniden şekilleniyor

Bu çerçevede yapılan analizler, Washington'ın İran dosyasını bölgedeki güvenlik sistemini yeniden şekillendirmeyi amaçlayan kapsamlı bir projenin parçası olarak ele aldığını gösteriyor.

Buna göre ABD, İran ve "direniş ekseni"ndeki müttefiklerini, İsrail'in merkezde yer aldığı Amerikan sistemine karşı en büyük engel olarak görüyor.

Tahran yönetimi, mevcut dönemin Washington tarafından İran ile -ister anlaşma ister çatışma yoluyla olsun- "hesaplaşmak" için bir fırsat olarak görüldüğü kanaatinde.

Arman-ı Milli gazetesinde yayımlanan makalesinde Hasan Hanizade, İran-ABD müzakerelerinin ikinci turunun gerilimi düşürme yolunda "bir adım ileri" olduğunu belirtti.

Hanizade, üçüncü tura geçiş için anlaşma taslağının neredeyse hazır olduğunu ve mevcut sürecin devam etmesinin kabul edilebilir bir uzlaşıya yol açabileceğini kaydetti.

Hanizade ayrıca, geçmişteki tehditlerin istikrarsızlığı artırdığının kanıtlanmasıyla Washington'ın askeri seçeneği operasyonel düzeyde bir kenara bıraktığını, Amerikan savunma çevrelerindeki değerlendirmelerin ise İran ile doğrudan bir çatışmanın maliyetli bir yıpratma savaşına dönüşebileceğine işaret ettiğini vurguladı.

Washington'ın dengeli bir anlaşmaya niyeti sorgulanıyor

Öte yandan nükleer işler analisti Hasan Beheşti Pur, İran resmi haber ajansına (IRNA) verdiği mülakatta Washington'ın dengeli bir anlaşmaya hazır olduğu konusunda şüphelerini dile getirdi.

Beheşti Pur, İsrail ve ABD içindeki destekçi lobilerin baskılarının bu süreci engellediğini ifade etti.

Bir anlaşmaya varılmasının her iki tarafın net iradesine bağlı olduğunu vurgulayan Beheşti Pur, ABD Başkanı Donald Trump'ın çelişkili tutumlarının askeri seçeneğe hazırlık için zaman kazanma çabası olabileceği uyarısında bulundu.

Etemad gazetesi ise tarafların hedefleri arasındaki uçurum nedeniyle yakın zamanda kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının zor olduğunu kaydetti.

Gazete, İran'ın yaptırımların kaldırılmasını ve güvenliğin garanti altına alınmasını istediğini, ABD'nin ise İran'ın nükleer programını ve stratejik kapasitesini kısıtlamayı hedeflediğini belirtti.

Müzakerelerin diyaloğun askeri baskıyla eşleştiği "zorlayıcı diplomasi" modeli çerçevesinde yürütüldüğüne işaret eden gazete, bu durumun müzakerelerin baskın operasyonlar için bir kılıf olarak kullanılması ihtimalini doğurduğunu aktardı.

Trump savaş ve anlaşma arasında tereddüt ediyor

Vatan-ı Emruz gazetesi, Trump'ın savaş ve anlaşma seçenekleri arasında hala tereddüt yaşadığına dikkat çekti.

Gazete, Benjamin Netanyahu'nun Washington ziyaretinin Trump'ı askeri seçeneğe itmeyi amaçladığını, buna karşın bölgesel çabaların onu diplomatik yolda tutmaya çalıştığını belirtti.

Haberde "asıl savaşın" Trump'ın zihninde yaşandığı; savaşın maliyeti ile anlaşmanın kazanımları arasında bir denge kurmaya çalıştığı ifade edildi.

Gazete, Tahran'ın çıkarının bu tereddüdü derinleştirmek ve olası bir askeri çatışmanın maliyetini ön plana çıkarmak olduğunu kaydetti.