
YDH - Lübnan siyasi sahnesinde dün yaşanan gelişmeler, ülkedeki öncelikli dosyaların büyük güçlerin gündeminde üst sıralarda yer almadığını bir kez daha ortaya koydu.
El-Ahbar gazetesinin aktardığına göre Meclis Başkanı Nebih Berri, ABD ve Beşli Komite ülkelerinin kendisinden milletvekili seçimlerinin ertelenmesini açıkça talep ettiklerini bildirdi.
Öte yandan dış başkentlerden elde edilen bilgiler, söz konusu ülkelerin Lübnan ordusuna yönelik destek programlarını hayata geçirmeye hazır olmadıklarını gösteriyor.
Bu durum, Paris konferansına hazırlık niteliği taşıyan Kahire'deki toplantıya yönelik siyasi katılımın düşüklüğüyle somut bir hal alıyor.
Gelecek hafta salı günü Mısır'da düzenlenmesi planlanan orduna destek ön hazırlık konferansı, ABD, Fransa ve Suudi Arabistan gibi temel aktörlerin büyükelçilik düzeyinde katılım yerine temsilci gönderme kararı almasıyla ivme kaybetti.
Paris'in bu konuda daha istekli olmasına rağmen, Kahire'deki bu tablo mart başında Fransa'nın başkentinde yapılması planlanan asıl konferansın akıbetine dair soru işaretlerini beraberinde getiriyor.
Bu durum, bazı çevrelerce ordunun Litani Nehri'nin kuzeyinde çalışma planına yönelik bir "dış huzursuzluk" olarak yorumlanıyor.
İsrail'in Güney Lübnan'da devam eden hava saldırıları, sınır ötesi sızma eylemleri ve vatandaşları kaçırması karşısında işlevsiz kalmakla eleştirilen ateşkes denetleme komitesinin 25 Şubat'ta tekrar toplanması bekleniyor.
Hizbullah bünyesindeki Sadakat Direniş Bloku üyesi Milletvekili Ali Feyyad, komite toplantılarını "şüpheli ve boş" olarak nitelendirerek, bu yapıların Lübnan'a hiçbir güvence sağlamadığını vurguladı.
Feyyad, kınama bildirilerinin anlamını yitirdiğini ve taviz politikasının İsrail'i saldırganlıktan vazgeçirmek yerine bu eylemlerini pekiştirdiğini belirtti.
Meclis Başkanı Nebih Berri, dış kaynaklı seçim erteleme taleplerini doğrulayarak, "Beşli Komite büyükelçileri bana seçimlerin ertelenmesini tercih ettiklerini açıkça söylediler" dedi.
Berri, buna karşılık seçimlerin yapılması konusundaki kararlılığını koruduğunu, teknik bir ertelemeye veya parlamentonun görev süresinin uzatılmasına destek vermediğini kaydetti.
ABD Büyükelçisi Mişel Sison ve Suudi Arabistan Büyükelçisi Velid el-Buhari'nin konuyu Berri ile görüştüğü ancak olumlu bir karşılık alamadıkları öğrenildi.
Seçimlerin hükümet kanalıyla ertelenmesine yönelik yeni öneriler arasında Başbakan Temmam Selam'ın Taif Anlaşması'nın tüm hükümlerini uygulama niyetini açıklaması yer alıyor.
Anayasa'nın 22. maddesi uyarınca bir Senato oluşturulması ve milletvekili seçimlerinin mezhepsel değil ulusal bir temelde yapılmasına yönelik yeni bir seçim kanunu hazırlanması süreci, erteleme için hukuki bir gerekçe olarak öne sürülüyor.
Selam'ın bu adıma ilkesel olarak karşı çıkmadığı belirtilirken, bu senaryonun dış başkentler tarafından Selam'ın görevde kalması karşılığında bir hükümet revizyonuna onay verilmesiyle desteklenebileceği ifade ediliyor.
Anayasa'nın 22. maddesinin işletilmesi önerisinin, başta Lübnan Güçleri olmak üzere Hristiyan siyasi gruplarla kriz yaratabileceği değerlendiriliyor.
Bu grupların hükümetten çekilebileceği veya özellikle Dışişleri Bakanlığı gibi kritik makamlarda temsil değişikliği talep edilebileceği belirtiliyor.
Lübnan Anayasası'nın 22. maddesi, mezhepsel olmayan ilk meclis seçimiyle birlikte, tüm inanç gruplarının temsil edildiği ve yetkileri hayati meselelerle sınırlı bir Senato kurulmasını öngörüyor.