IŞİD savaşın dozunu artırıyor

23 Şubat 2026

"BM Genel Sekreteri’nin IŞİD raporunu sunan Zueyev, örgütün yabancı militan devşirmeye devam ettiğini ve yeni teknolojileri kullanımını güçlendirdiğini belirtti."

YDH - IŞİD, Suriye'deki HTŞ rejimini  "kukla" olarak nitelendirerek yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. El-Ahbar gazetesi yazarı Amir Ali'nin aktardığına göre bölgedeki güvenlik boşluklarından ve cezaevlerinden firar eden militanlardan güç alan örgüt, Rakka ve Deyr ez-Zor gibi noktalarda eylemlerini yoğunlaştırırken; BM yetkilileri Suriye'deki kırılgan yapının terör tehdidini daha karmaşık hale getirdiği uyarısında bulunuyor.

IŞİD, beklenen bir hamleyle Suriye'nin geçiş dönemi Devlet Başkanı Ahmed e-Şaraa hükümetine karşı "operasyonlarda yeni bir safhaya" geçildiğini duyurdu.

Şara'yı "küresel koalisyonun bekçisi" olarak nitelendiren ve akıbetinin "Esad’dan farklı olmayacağı" tehdidinde bulunan örgüt, Esed hükümetini devren "Saldırıyı Caydırma" harekatını ise "yönetmenliğini Amerika’nın yaptığı bir Türk tiyatrosu" olarak tanımladı.

Örgüte ait platformlarda paylaşılan ses kaydında konuşan sözcü Ebu Huzeyfe el-Ensari, Suriye’nin "Hristiyanlar tarafından yönetildiğini" ve "Colani'nin perdenin arkasından değil, önünden oynatılan ruhsuz bir kukla olduğunu" ifade etti. Suriye’nin "İran işgalinden Türk-Amerikan işgaline geçtiğini" öne süren bildiri, daha fazla saldırı çağrısında bulundu.

Örgütün yayın organı Dabık, geçiş hükümeti güçlerine yönelik yeni saldırıların sorumluluğunu üstlendi.

Açıklamaya göre, Deyr ez-Zor’un Meyadin şehrinde Suriye ordusu mensubu bir kişi tabancayla hedef alındı.

Ayrıca Rakka’nın batı girişindeki Sebahiye kontrol noktasına düzenlenen saldırıda, örgüt militanlarının iki askere ağır silahlarla ateş açtığı belirtildi. Bu saldırıda bir asker hayatını kaybederken bir diğeri yaralandı; üzerinde canlı bomba yeleği bulunan saldırganlardan biri ise ölü ele geçirildi.

IŞİD’in geçiş hükümetine yönelik bu saldırı dalgası, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) çekilmesinin ardından yönetimi geçiş otoritesine devredilen Hol Kampı’ndan, örgüt militanlarının ailelerinden oluşan yaklaşık 20 bin kişinin kaçmasından birkaç gün sonra gerçekleşti.

Otorite, kampı tasfiye ederek kalanları Türkiye’nin Halep kırsalındaki Ahterin köyü yakınlarında kurduğu kampa nakletmişti. Tansiyonun yükseldiği bir diğer nokta ise Şeddadi başta olmak üzere SDG kontrolündeki hapishanelerden onlarca militanın firar etmesi oldu.

Bu gelişmenin ardından ABD, yarısından fazlası Suriyeli olan beş binden fazla IŞİD’li mahkumu Irak’a nakletti. Washington’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın "ben atadım" dediği ve "iyi iş çıkardığını" belirttiği yeni müttefiki Şaraa'ya kadar güvendiği sorusu kamuoyunda geniş yankı buldu.

Birleşmiş Milletler (BM) Terörle Mücadele Ofisi Genel Sekreter Yardımcısı Vekili Alexander Zueyev, bu ayın başında yaptığı açıklamada, IŞİD tehdidinin istikrarlı şekilde arttığını, çok boyutlu ve daha karmaşık bir hal aldığını vurguladı.

Güvenlik Konseyi’ne sunulan brifingde Zueyev, terörle mücadele baskısına rağmen örgüt ve kollarının "uyum sağlama" ve "esneklik" göstermeye devam ettiği uyarısında bulundu.

BM Genel Sekreteri’nin IŞİD raporunu sunan Zueyev, örgütün yabancı militan devşirmeye devam ettiğini ve yeni teknolojileri kullanımını güçlendirdiğini belirtti. Suriye’deki güvenlik durumunun son derece kırılgan olduğunu ifade eden Zueyev, örgütün yönetim boşluklarından yararlanarak mezhepsel gerilimleri körüklediğini kaydetti.

ABD güçlerinin Suriye’den çekilmeye devam etmesi ve SDG’nin geçiş hükümetiyle yapılan anlaşma çerçevesinde Haseke ve Ayn el-Arab’a (Kobani) gerilemesi, güvenlik boşluğunu ve kırılganlığı derinleştiriyor.

Bu durum, ya geçiş hükümetinin asayişi sağlama konusundaki yetersizliğinden ya da bünyesindeki güvenlik güçlerinin radikal unsurların ağırlıkta olduğu karmaşık ideolojik yapısından kaynaklanıyor.

Nitekim geçen yıl sonunda Tedmur’da (Palmira) ABD güçlerini hedef alan ve iki Amerikan askeri ile bir tercümanın ölümüyle sonuçlanan saldırıyı gerçekleştiren kişinin İçişleri Bakanlığı mensubu olduğu ortaya çıkmıştı.

Heyet Tahrir eş-Şam’ın (HTŞ) iktidara gelmesinden bu yana Suriye sahasında yaşanan büyük değişimlerin ardından, BM tarafından "IŞİD'in paravanı" olarak kabul edilen Seraya Ensar es-Sünne gibi radikal gruplar türedi.

Mezhepçi saiklerle suikastlar düzenleyen bu grup, Şam’daki Mar İlyas Kilisesi’ne yönelik kanlı saldırıyı da üstlendi.

Saha kaynakları, bu grupların ortaya çıkışını Şaraa'nın liderlik ettiği HTŞ bünyesindeki gruplarda yaşanan kopmalara dayandırıyor.

BM’nin ilgili son raporunda, Şaraa'nın beş kez suikast girişimine maruz kaldığı belirtilirken, bu saldırıların örgütün yeni hükümeti devirme kararlılığının ve Suriye’deki "güvenlik boşlukları ile belirsizliği aktif şekilde kullanmasının" bir kanıtı olduğu vurgulandı.

Çeviri: YDH