
YDH- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, Lübnan İslami Direnişi’nin sembol isimleri Seyyid Hasan Nasrullah ve Seyyid Haşim Safiyüddin’in şehadetlerinin birinci yıldönümü münasebetiyle önemli açıklamalarda bulundu.
El-Ahed'e konuşan Şeyh Kasım, halkın "Ümmetin Şehitlerinin Efendisi"ne ve Seyyid Haşim’e duyduğu eşsiz sevginin, direnişin toplumdaki derin köklerini simgelediğini ifade etti.
Dünyanın tanıklık ettiği son olayların, Lübnan halkının yaşamındaki direniş iradesini ve kararlılığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Şeyh Naim Kasım, "Sözümüze sadık kalıyoruz" sloganının sadece bugünü değil, direnişin gelecekteki vizyonunu da temsil ettiğini vurguladı.
Cenaze törenlerinin askeri ve siyasi birer deklarasyon niteliği taşıdığını kaydeden Genel Sekreter, bu süreçlerin direnişe olan bağlılığı tazelediğini, inisiyatifin yeniden ele alındığını ve halkın birliğinin pekiştirildiğini dile getirdi.
Şeyh Naim Kasım, direnişin maruz kaldığı tüm komplolara, saldırılara ve verilen ağır bedellere rağmen sarsılamayacağını ifade ederek şunları söyledi:
“Bu ideolojik, ulusal ve cömert direniş yenilemez; çünkü hakikat üzerine ve hakikat uğruna inşa edilmiştir. Bu yola inananlar, gerek şehadet gerekse zafer yoluyla olsun, mutlak başarıyı hak etmektedirler.”
Kasım, hareketin sunduğu fedakarlıkların, direnişin şanını ve operasyonel gücünü yeniden canlandıran temel itici güç olduğunu belirtti.
Şehit Seyyid Hasan Nasrullah ile olan uzun yıllara dayanan yol arkadaşlığına değinen Şeyh Naim Kasım, her iki liderin de İmam Humeyni ve ardından Ayetullah Hamenei’nin sancağı altında, direnişin tüm kritik evrelerinde omuz omuza mücadele ettiğini hatırlattı:
“Seyyid Lider en büyük şerefe erişti, ancak ben kişisel olarak çok şey kaybettim. Bir sığınağımı, bir lideri, yüce bir şahsiyeti ve parlak bir zekayı kaybettim. Yakınlığın ve etkileşimin kaybı bu, ama Allah’ın takdirine ve kaderine inanıyorum. Onu bir destek ve bir dayanak olarak özlüyorum ve Allah’ın izniyle, inşa ettiği ve kurduğu şeylerden faydalanacağız.”
Direnişin liderliğini üstlenmenin ağır sorumluluğuna dikkat çeken Şeyh Naim Kasım, hareketin asıl sahibinin ve güç kaynağının halk olduğunu teyit etti.
Sorumluluğu devraldıktan sonra halka olan sevgisinin ve bağlılığının daha da pekiştiğini belirten Şeyh Kasım konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Hizbullah ve İslami Direniş’e liderlik etmenin sorumluluğu çok büyüktür. Bu hareketin temel gücü halktır; hareket onlara aittir ve onun gerçek sahibi de onlardır. Bu görevi üstlendikten sonra halka olan sevgim daha da arttı. Onlar benim ailem, direnişin evlatları ve şehitleridir. İlk andan itibaren Allah’ın bana verdiği imkân ve kabiliyet ölçüsünde onlara karşı görevimi en iyi şekilde yerine getireceğime söz verdim. Hayatımda Allah’tan, liderlikten, direnişten ve halktan başka bir yer yoktur. Allah’ın izniyle hep birlikte İmam Mehdi’nin (Allah zuhurunu hızlandırsın) askerleri arasında olacağız.''
Sürecin zorluklarının bilincinde olduklarını ancak azimle tüm engelleri aşacaklarını ifade eden Genel Sekreter, önümüzdeki on beş aylık kritik dönemde sabır ve stratejik bir disiplinle hareket edeceklerini belirtti. Operasyonel niyetler konusunda net bir mesaj veren Kasım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Eylem zamanı geldiğinde tereddüt etmeyiz. Yolumuz berraktır: Toprak bizimdir, savunma ve direnme hakkımız meşrudur. Hem zafere hem de şehadete hazır bir şekilde, beklenen İmam'ın askerleri olarak kararlılığımızı sürdüreceğiz. Ne kadar fedakârlık gerekirse gereksin, bizim lügatimizde yenilgiye yer yoktur. Kuşkusuz zafer, yalnızca mutlak güç ve hikmet sahibi olan Allah katındandır.”