İsrail, Gazze'de silahsızlanma şartı gerçekleşmezse savaşa dönmeyi planlıyor

24 Şubat 2026

Geçtiğimiz perşembe günü toplanan "Barış Kurulu" kararları, Gazze Şeridi'ndeki belirsizliği derinleştirirken, ABD Başkanı Donald Trump'ın 20 maddelik planının uygulanması için silahsızlanma temel şart olarak öne sürüldü.

YDH - Geçtiğimiz perşembe günü toplanan "Barış Kurulu" sonuçlarının Gazze Şeridi'ndeki günlük yaşama yansımaları sınırlı kalırken, bölgenin geleceğine dair belirsizlikler devam ediyor.

Toplantıda, ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden inşa ve ablukanın kaldırılmasını da içeren 20 maddelik planının hayata geçirilmesi için "silahsızlanma" temel eşik olarak belirlendi.

Trump rejiminin toplamayı hedeflediği mali taahhütlerin 17 milyar dolarlık kısmının güvence altına alındığı kaydedildi.

Bu meblağın 10 milyar doları ABD, 7 milyar doları ise Körfez ülkeleri tarafından taahhüt edilirken, Gazze'nin yeniden inşası için toplam maliyetin 70 milyar dolar civarında olduğu tahmin ediliyor.

Sahadaki gelişmelere bakıldığında, Gazze'deki teknokratlar komisyonu yeni kurulan Filistin polisine katılım için kayıt sürecini başlattığını duyurdu.

Israel Hayom gazetesi ise hükümet bünyesindeki teknokratlar komisyonunun mart ayı başında Hamas ve diğer direniş gruplarına sunmayı planladığı silahsızlanma planının taslağına ulaştığını bildirdi.

Silahsızlanma süreci kademeli olarak altı ayda tamamlanacak

İlgili gazetenin aktardığı bilgilere göre, uygulanması yaklaşık altı ay sürecek olan plan "ağır silahtan hafif silaha" ilkesiyle kademeli bir yöntem izleyecek.

İlk aşamada Hamas'tan ağır silahlarla birlikte tünel şebekesinin detaylı haritalarını teslim etmesi istenecek. Belirlenen sürenin sonunda ise hareketin, "tek silah, tek kanun, tek hükümet" sloganı altında hafif silahlarını Gazze'deki yerel polis güçlerine devretmesi öngörülüyor.

Planın sadece Hamas'ı değil, bölgedeki tüm grupları ve "Sarı Hat" dışında konuşlu milis yapılarını da kapsadığı, bu grupların silahsızlandırılmasının ise teknokratlar komisyonunun tam egemenliğini sağlamak amacıyla sürecin son aşamasına bırakıldığı ifade ediliyor.

İsrail askeri harekatı yeniden başlatmak için fırsat kolluyor

20 maddelik planın, özellikle de yeniden inşa sürecinin başarısı Hamas'ın silahlarını teslim etme konusundaki "ciddiyetine" bağlanmış durumda.

Bölgeye yerleştirilmesi planlanan uluslararası gücün, silahsızlanma sürecinin tamamlandığı teyit edilmeden görevine başlamayacağı kaydediliyor.

Endonezya, Arnavutluk, Kosova, Türkiye, Mısır ve Yunanistan gibi ülkelerin katılımıyla oluşturulması beklenen bu gücün dağılım haritaları yabancı internet sitelerinde dolaşıma girmiş olsa da fiili aktivasyon için mayıs ayı işaret ediliyor.

İsrail ise bu gelişmeleri, ateşkes anlaşmasını geçersiz kılmak ve askeri serbesti elde etmek için bir fırsat olarak görüyor. Tel Aviv ve Washington, Hamas'ın silahsızlanmayı reddetmesi halinde savaşın yeniden başlatılacağı yönündeki baskısını sürdürüyor.

İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, Hamas'ın silahsızlanmayı kabul etmeyeceğini öngördüklerini, bunun da İsrail'e hareketi tasfiye etmek için askeri operasyonlara devam etme imkanı tanıyacağını belirtti.

Başbakan Benyamin Netanyahu ise perşembe günü düzenlenen bir askeri törende yaptığı konuşmada, "Müttefikimiz ABD ile Gazze silahsızlanmadan yeniden inşanın başlamayacağı konusunda mutabık kaldık" dedi.

Netanyahu daha önce yaptığı açıklamalarda da Hamas'ın yakın zamanda "kolay ya da zor yoldan silahsızlanma" seçenekleriyle karşı karşıya kalacağını ifade etmişti.

Barış Kurulu çözümleri İsrail'in taleplerine odaklanıyor

Gazze cephesinde ise İsrail medyasının operasyonel planlara dair yayınlarına ve teknokratlar komisyonunun yavaş ilerleyişine rağmen, mevcut dinamikler topyekun bir savaş ihtimalini şimdilik uzaklaştıran bir unsur olarak değerlendiriliyor. Ancak Barış Kurulu'nun sağladığı bu sürenin, mevcut krizlere kalıcı çözümler üretmek adına yeterli olmadığı belirtiliyor.

Son toplantı, müdahalelerin çoğunun Gazze'yi yalnızca bir iç yönetim ve silah sorunu olarak ele alması, meselenin özü olan işgali göz ardı etmesi nedeniyle İsrail taleplerine olan belirgin eğilimi ortaya koydu.

Ayrıca tartışılan kararların, Filistin iradesini ve kimliğini aşarak Gazzelilere tam bir boyun eğme dayattığı, siyasi çözümden uzak, tamamen ekonomik ve yatırım odaklı bir yaklaşım sergilediği kaydediliyor.