İsrail'de savaşın ruhsal bedeli ağır

24 Şubat 2026

7 Ekim sonrası travma dalgasıyla baş edemeyen İsrail'de 3.200 hastaya bir psikiyatristin düştüğü belirtildi.

YDH- İsrail'in Davar gazetesinde yer alan habere göre, İsrail Meclisi Çalışma ve Refah Komitesi, ruh sağlığı alanındaki profesyonel ve terapötik personel krizine ilişkin özel bir oturum düzenledi.

Oturumda, Savunma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve Ulusal Sigorta Kurumu tarafından sağlanan hizmetlerdeki “ihtiyaçların hızla artmasına karşın, terapist ve dolu kadro eksikliğinin sürdüğü” ele alındı.

Haberde, oturumun açılışında Komite Başkanı Milletvekili Mişal Valdinger'in şu ifadeleri kullandığı aktarıldı: "Ruh sağlığı alanındaki personel krizi uzun yıllardır devam ediyor ve son yıllarda Kovid-19 salgını, 7 Ekim olayları ve savaş dönemi nedeniyle daha da şiddetlendi. Bu durum, halkın ruh sağlığı hizmetlerine olan ihtiyacında keskin bir artışa yol açtı. Sonuç, ruhsal tedaviye ihtiyaç duyan vatandaşların, İsrail ordusu gazilerinin ve çatışma mağdurlarının katlanılmaz derecede uzun bekleme süreleridir."

Valdinger'in, 2025'te imzalanan ve kamu hizmetindeki psikolog ve psikiyatristlerin maaşlarını artıran toplu sözleşmeleri "önemli bir adım" olarak nitelendirdiği, ancak "halka yönelik hizmetlerde fiili ve gerçek bir iyileştirme sağlamak için ek adımlar ve çözümler gerektiğini" vurguladığı belirtildi.

Personel eksikliğinin boyutları

Habere göre, Milletvekili Yaron Levi, "Bu önemli konu her zaman manşetlerde yer almıyor" diyerek, eğitim sistemindeki kadro anahtarının otuz yıldır güncellenmediğine dikkat çekti.

Adva Merkezi'nden Dr. Yael Fraktur'un sunduğu verilerin, eksikliğin boyutlarını gözler önüne serdiği belirtildi. Buna göre:

Yerel yönetimlerin sosyal hizmet birimlerinde 1.435 sosyal hizmet uzmanı kadrosu boş.

Eğitim sisteminde 2.674 eğitim psikoloğu eksikken, 997 kadronun dolu olmadığı ifade edildi.

Kamu hizmetinde yaklaşık 1.500 klinik psikolog istihdamına ihtiyaç duyulduğu kaydedildi.

Rehabilitasyon departmanındaki psikiyatrist kadrolarının %15'inin boş olduğu ve her bir doktora 3.200 hasta düştüğü aktarıldı.

Fraktur'un, "Terapistleri kamu hizmetinden uzaklaştıran sadece maaş değil, tükenmişliğe yol açan aşırı iş yükü" dediği belirtildi. 2024-2025 yıllarında ruh sağlığı tedavisinin tüm alanlarına yaklaşık 1,4 milyar şekel tahsis edildiğini, ancak bunun "geçici bir politika" olduğunu ifade eden Fraktur'un, "İstikrarlı ve uzun vadeli tahsis politikasına ihtiyaç var. Batı Avrupa ülkelerinde bütçe iki kat daha fazla ve onlar her iki yılda bir olağanüstü hal yaşamıyor" dediği aktarıldı.

Sağlık Bakanlığı'nın açıklamaları

Sağlık Bakanlığı'nın, savaşın başlangıcından bu yana hizmetlerin genişletildiği yönünde bir tablo sunduğu belirtildi. Ruh Sağlığı Düzenleme Müdürü Yonatan Amster'in, "Savaşın başından bu yana bakanlık, sağlık fonları aracılığıyla sağlanan hizmetleri genişleten bir program yürüttü; birçok terapisti bünyesine kattı ve hizmetleri yüzde onlarca genişletti" dediği aktarıldı.

Amster'in, "Tedavi hacminde %42, hasta sayısında %32 artış" olduğunu ve 2025'te kliniklerde 435 bin kişinin tedavi edildiğini söylediği belirtildi. Ancak "Bekleme listeleri hâlâ uzun" diyerek bunun kısaltılmasının sadece personel artışına değil, aynı zamanda eğitimlere, grup terapisine ve süreçlerin verimliliğine bağlı olduğunu vurguladığı kaydedildi.

Sigorta Kurumu ve Savunma Bakanlığı'ndaki durum

Haberde, Ulusal Sigorta Kurumu ve Savunma Bakanlığı Rehabilitasyon Departmanı'nda olağanüstü iş yükü olduğu ifade edildi. Ulusal Sigorta Kurumu Rehabilitasyon Departmanı Müdürü Maşi Sanderoviç'in, tedavi gören hasta sayısının altı kat arttığını, sosyal hizmet uzmanı sayısının ise iki katına çıkarak 200'e ulaştığını söylediği aktarıldı. Sanderoviç'in, "Sosyal hizmet uzmanları robot değil, yerleri doldurulamaz. Bir insanın önce birinin ona ulaşması, onu kaldırması, elini uzatması gerekir" dediği belirtildi.

Savunma Bakanlığı Rehabilitasyon Departmanı'ndan Mili Şvartsman'ın, savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık 20 bin yaralının daha kaydedildiğini, ancak yalnızca 30 yeni kadro eklendiğini ifade ettiği aktarıldı. Şvartsman'ın, "Bugün 85 bin kişiye hizmet veren 100'ün biraz üzerinde sosyal hizmet uzmanımız var" dediği kaydedildi.

Buna karşılık, Maliye Bakanlığı temsilcisi İdo Hay'ın, 2024'te Rehabilitasyon Departmanı'na 215 kadro eklendiğini ve 2025'te beş yıl içinde 250 kadro daha eklenmesine karar verildiğini iddia ettiği belirtildi. Hay'in, "Sistemi kadrolarla doldurmaya devam edebiliriz ya da durup doğru olanı yapıp yapmadığımızı sorgulayabiliriz" dediği aktarıldı.

Sahadaki çalışanların görüşleri

Sahada, çalışanların zorlu bir gerçeklik tanımladığı ifade edildi. Kamu Psikolojisi İçin Örgütler Forumu'ndan Reut Şalev Marks'ın, "Bekleme listelerine neden olan çok ciddi bir personel sıkıntısı içindeyiz" dediği ve Sağlık Bakanlığı'nda "hiç kadro anahtarı olmadığı" uyarısında bulunduğu aktarıldı.

İşçi Gücü'nden Martin Viller'in ise alandaki danışmanların saatte yalnızca 37 şekel kazandığını belirterek, "Gerçek bir çözüm istiyorsak, sahada çalışanlar için konuşmalı ve harekete geçmeliyiz" dediği kaydedildi.

Haberde, savaş mağduru İzak Saidian'ın oturumda ortaya çıkan duyguyu özetlediği belirtildi. Saidian'ın, "Bütçe ayırıp kadrolar eklesek bile mevcut yöntemlerle herkese ulaşamayız. Önleme ve tedavi için kalıpların dışında, alternatif çözümler ve yaratıcı yanıtlar arayan ulusal bir plana ihtiyaç var" dediği aktarıldı.