ABD’nin ‘elektronik harp’ uçağı Ortadoğu’da

25 Şubat 2026

ABD ordusuna ait EC-130H “Compass Call” tipi elektronik harp uçağının Ortadoğu’ya giriş yaptığı belirtildi.

YDH- The Jerusalem Post’un haberine göre, ABD ordusuna ait EC-130H “Compass Call” tipi askeri uçak Ortadoğu’ya giriş yaptı. Havacılık uzmanlarının salı günü uçağın bölgeye ulaştığını bildirdiği aktarıldı.

Haberde, söz konusu gelişmenin ABD ordusunun İran’a karşı olası bir askeri harekât öncesinde bölgede güç topladığı bir dönemde yaşandığı belirtildi.

“Elektronik harp alanında etkili”

EC-130H’nin eski bir uçak olmasına rağmen elektronik harp alanında etkili bir kapasiteye sahip olduğu ifade edildi. Uçağa entegre edilen gelişmiş teknolojilerin güncel ve ileri düzey sistemler içerdiği kaydedildi.

Uçağın en az 10 kişilik bir ekip tarafından yönetildiği, bu personelin bir kısmının “düşman iletişimini karıştırma ve engelleme sistemlerini” kullandığı aktarıldı. Özellikle “cep telefonu iletişimi, telsizler ve veri ağlarının hedef alındığı” belirtildi.

Haberde, bu tip uçakların İran Devrim Muhafızları Ordusu’na ait komuta merkezleri ve operasyon odalarının faaliyetlerini aksatabilecek kapasiteye sahip olduğu; emir iletimini, bilgi akışını ve operasyonel durum değerlendirmesini engelleyebileceği iddia edildi.

Radar ve hava savunma sistemlerine müdahale kapasitesi

Uçağın ayrıca, radar sistemlerini, hava savunma ağlarını ve GPS dahil navigasyon sistemlerini karıştırma kapasitesine sahip olduğu belirtildi.

Füze ve insansız hava aracı operasyonlarına müdahale edebildiği, gelişmiş radar sistemlerinin koruma katmanlarını aşabilecek ABD unsurları arasında yer aldığı aktarıldı.

Bunun yanında, “düşman radyo ağlarına sızma veya bu ağları devralma ve yanlış bilgi yayma teknolojilerine sahip olduğu” kaydedildi.

Uçaktaki mürettebatın, “sinyal yayan cihazların elektronik imzalarını tespit edebildiği ve düşman unsurların konumuna ilişkin hedefleme bilgilerini komuta merkezlerine ya da saldırı görevindeki savaş uçaklarına iletebildiği” ifade edildi.

Uzmanların değerlendirmesine göre, tek bir uçağın kapsama alanı oldukça geniş olup, yoğun füze tehdidi bulunan ortamlarda görev yapan diğer hava unsurlarına koruma sağlayabiliyor.