Ukrayna'dan kaçtılar, İsrail'de açlığa mahkum edildiler

25 Şubat 2026

Ukrayna'daki savaştan kaçarak İsrail'e sığınan yaklaşık 23 bin Ukraynalının temel insani haklardan mahrum bırakıldığı ortaya çıktı.

YDH- İsrail Mülteciler ve Sığınmacılar Yardım Kuruluşu (ASSAF) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, dört yıl süren Ukrayna savaşı sonrası İsrail’de geçici toplu koruma altında yaşayan Ukraynalı vatandaşların zor koşullarını gözler önüne serdi.

Rapora göre, yaklaşık 23 bin Ukraynalı, İsrail’de yasal olarak bulunmalarına rağmen mülteci statüsü verilmediği için temel sosyal haklardan yararlanamıyor.

Göç ve yasal statü

Bu nüfusun yaklaşık 14 bini, savaşın başladığı 24 Şubat 2022’den bu yana İsrail’e kaçtı. Diğerleri ise ülkeye daha önce işçi göçmeni, iltica başvurusu yapan ya da kayıtsız göçmen olarak gelmişti.

Tüm grup, kendi ülkelerinde maruz kalabilecekleri tehlike nedeniyle sınır dışı edilmeye karşı toplu koruma altına alınmış olsa da resmi mülteci statüsüne sahip değil.

Çifte travma

Rapor, bu kişilerin “çifte travma” yaşadığını belirtiyor: Ukrayna’daki savaşın yol açtığı travma ve İsrail’de devam eden güvenlik tehditleri.

ASSAF, İsrail’deki güvenlik durumunun, mültecilerin kaçtıkları travmayı yeniden tetiklediğini ve topluluk içinde can kayıplarına yol açtığını ifade ediyor.

Azalan devlet desteği ve sınırlı yardım

İlk aylarda devlet, temel sağlık hizmetleri, gıda kuponları ve acil durumlarda konut desteği sağladı. Ancak bu destek zamanla azaldı ve tamamen durduruldu.

Aynı zamanda, akrabalar ve gönüllüler tarafından verilen gayriresmi destek de son dört yılda büyük ölçüde azaldı.

İçişleri Bakanlığı, toplu koruma kapsamında verilen oturma izinlerini yalnızca 1 Ocak 2026’dan 31 Mart 2026’ya kadar uzattı.

ASSAF, bu kısa uzatmanın, topluluğu belirsizlik içinde bıraktığını belirtiyor. Avrupa ve ABD’de ise toplu koruma sürelerinin daha uzun olduğuna dikkat çekiliyor.

Kadınların durumu ve iş koşulları

2026 başında yaklaşık 110 kadın üzerinde yapılan bir araştırmaya göre, kadın mültecilerin üçte biri yasadışı çalışıyor ve birçok kadın hem yasal hem yasa dışı işlerde çalışıyor. Çoğunluk temizlik, bakım ve bakım-onarım sektörlerinde istihdam ediliyor ve ASSAF'a göre bu alanlarda sömürü riski yüksek.

Savaşın başlangıcından bu yana iş kayıpları, eğitim kurumlarının kapanması ve sosyal güvenlik ağı eksikliği durumlarını daha da kötüleştirdi.

Ekonomik zorluklar ve gıda güvencesi

Rapor, kadınların %79’unun yoksulluk içinde yaşadığını, kira giderleri için maaşlarının ortalama %70’ini harcadıklarını ortaya koyuyor.

Yalnızca kadınların %30’u gıda güvenliğine sahip, %50’si orta düzeyde, %20’si ise ciddi gıda güvensizliği yaşıyor.

Diğer alanlar ve öneriler

Rapor ayrıca sağlık, yasal statü, istihdam, bankacılık, eğitim ve çocuk bakımı, konut, insan ticareti ve ruh sağlığı gibi alanlarda politika eksikliklerine dikkat çekiyor.

Öneriler arasında tüm yaş gruplarına sağlık sigortasına erişim sağlanması, uzun bekleme sürelerinin kaldırılması, toplu koruma süresinin yıl sonuna kadar uzatılması ve sosyal destek paketlerinin sunulması yer alıyor.

ASSAF Genel Müdürü Tali Ehrental, “Eritre ve Sudan’dan İsrail’de yasal olarak yaşayan mültecilerle edindiğimiz deneyim, sosyal destek olmadan mültecilerin yoksulluğa, gıda güvensizliğine ve sürekli fiziksel ve ruhsal bozulmaya maruz kaldığını gösteriyor. İsrail devleti, Ukraynalı mültecilere ve çocuklarına sunulan desteği derhal yenilemeli ve genişletmeli, böylece onlara güvenli ve onurlu bir yaşam sağlanmalı.” dedi.