'Hiç için gürültü': Trump'ın dayatmacılığı duvara tosladı

25 Şubat 2026

Donald Trump’ın İran’a yönelik “maksimum baskı” ve brinkmanship çizgisi, sahada beklenen sonucu üretmeyince Washington’un sert söylemi stratejik bir çıkmazın ve iç kamuoyuna dönük bir algı yönetiminin parçasına dönüştü.

YDH- ABD Başkanı Donald Trump’ın Kongre kürsüsünden yaptığı son konuşma, geleneksel diplomatik sınırları zorlayan stratejik mesajlar ve açık uyarı sinyalleriyle doluydu.

Trump; İran’ın nükleer programından balistik füze kapasitesine kadar geniş bir yelpazeyi, ABD’nin ulusal güvenliği ve bölgedeki üsleri için "acil ve hayati bir tehlike" olarak resmetti.

═══════════════════════════════
ABD: İranlılar, sunduğumuz talepleri 'hiçbir istek belirtisi göstermeden' reddetti
═══════════════════════════════

Konuşmanın dokusuna işlenen alarm duygusu, yalnızca bir durum tespiti değil; gelecekte alınacak sert kararların meşruiyet zeminini hazırlamaya ve iç kamuoyunda bir güvenlik refleksi uyandırmaya yönelik bilinçli bir kurgu niteliğindeydi.

İran merkezli Nur News'a göre, ''Trump’ın aylardır yürüttüğü ve Tahran’ı boyun eğmeye zorlamayı hedefleyen "brinkmanship" (savaşın eşiği) stratejisi, sahadaki sarsılmaz direniş karşısında duvara toslamış görünüyor''.

Bu başarısızlığın en çarpıcı itirafı, Steve Witkoff’un Fox News’e yaptığı açıklamalarda somutlaştı. Witkoff, Trump’ın "maksimum baskı" ve yoğun askeri sevkiyata rağmen İran’ın paniklememesi karşısında şaşkınlık ve öfke duyduğunu belirtti.

Washington’un beklentisi, askeri gövde gösterisi altında İran’ın acil tavizler vermesi yönündeyken; Tahran’ın stratejik sükuneti, ABD’nin psikolojik harp enstrümanlarını işlevsiz bıraktı.

Analizin derinleştirilmesi, Trump’ın şahin üslubunun arkasında yatan ikinci bir senaryoyu, yani "beklenti mühendisliğini" gün yüzüne çıkarıyor.

Bu strateji; kamuoyunu ve politika yapıcıları, İran tehdidini devleştirerek, gelecekte yapılabilecek sınırlı veya eksik bir anlaşmayı "büyük bir başarı" gibi kabullenmeye hazırlamayı amaçlıyor.

Bazı senatörlerin konuşmayı boykot etmesi, anketlerin Amerikan halkının yeni bir savaşa şiddetle karşı olduğunu göstermesi ve Pentagon ile Beyaz Saray arasındaki görüş ayrılıkları, Trump’ın manevra alanını daraltıyor.

Trump, savaş yolunu seçmesi halinde karşılaşacağı devasa maliyetlerin ve stratejik belirsizliklerin farkında. Bu nedenle, bölgedeki ağır askeri varlığı meşrulaştırmak ve iç siyasette elini güçlendirmek için İran’ı sürekli "canavarlaşmış bir düşman" olarak sunmak zorunda.

═══════════════════════════════
Amerika, İran ile daha savaşa girmeden bataklığa saplandı
═══════════════════════════════

Maksimum baskıya direnerek stratejik çerçevesini tahkim eden İran ise ABD’nin alacağı her türlü saldırgan kararın maliyetini katlamış durumda.

Gelinen noktada Trump’ın alarmist söylemi, bir savaş öncesi hazırlıktan ziyade; olası bir anlaşmayı halka "zafer" olarak sunmak için kurgulanan bir iletişim stratejisine dönüşmüş görünüyor.