ABD rejimi İran’la savaş için ‘meşruiyet’ arayışında

26 Şubat 2026

Trump'ın kıdemli danışmanlarının, kamuoyu desteğini sağlamak amacıyla İsrail'in İran'a önce saldırmasını, ardından gelecek İran misillemesini savaş gerekçesi olarak kullanmayı planladığı belirtildi.

YDH- Politico'nun haberine göre, Başkan Donald Trump'ın kıdemli danışmanları, ABD'nin İran'a olası bir saldırısı öncesinde, bu görevi önce İsrail'in üstlenmesini tercih ediyor.

Konuya vâkıf iki kaynağın aktardığına göre, yetkililer özel görüşmelerinde, İsrail'in bir saldırısının İran'ı misillemeye iteceğini ve bunun da Amerikan kamuoyunda ABD'nin yapacağı bir askeri harekata desteği artırmaya yardımcı olacağını savunuyor.

Habere göre, hesaplamanın arkasında siyasi bir mantık yatıyor: Amerikan halkının, özellikle de ABD veya bir müttefiki önce saldırıya uğrarsa, İran'la bir savaşı kabullenme ihtimali daha yüksek.

Son anketler, Amerikalıların ve özellikle Cumhuriyetçilerin “İran'da yönetim değişikliğini desteklediğini, ancak bunu başarmak için ABD'nin zayiat verme riskini göze almak istemediğini” gösteriyor.

Bu durum, Trump'ın ekibinin bir saldırının nasıl gerçekleştirileceğine dair algıyı, İran'ın nükleer programı gibi diğer gerekçelerle birlikte değerlendirdiğine işaret ediyor.

Danışmanlardan stratejik hesaplar

Görüşmelere vâkıf kaynaklardan biri, "Yönetim içinde ve çevresinde, eğer İsrail önce ve tek başına saldırır, İran da bize karşı misilleme yaparsa politikanın çok daha iyi olacağı yönünde bir düşünce var. Bu da bize harekete geçmek için daha fazla gerekçe sağlar." ifadelerini kullandı.

Politico'ya göre, Washington'da İran'la yaşanan gerilimin diplomatik çözümüne dair umutlar azalırken, asıl soru ABD'nin ne zaman ve nasıl saldıracağı haline geliyor.

İki kaynağa göre, “İsrail'in önce hareket etmesi yönündeki arzuya rağmen, en olası senaryo ABD-İsrail ortak saldırısı” olarak görülüyor.

Konuyla ilgili yorum talebine yanıt veren Beyaz Saray sözcüsü Anna Kelly, "Medya başkanın ne düşündüğü hakkında spekülasyon yapmaya devam edebilir, ancak ne yapıp yapmayacağını yalnızca Başkan Trump bilir." dedi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu geçtiğimiz hafta Beyaz Saray'da yönetime, İran'ın nükleer programını, balistik füze altyapısını ve bölgedeki vekil milislere verdiği desteği engellemek için gerekeni yapması çağrısında bulundu.

Bu gelişmeler yaşanırken, başkanın özel elçisi Steve Witkoff ve damadı Jared Kushner'den oluşan müzakere ekibi, İranlılarla bir anlaşmaya varmak için perşembe günü Cenevre'ye gidiyor.

Kaynaklardan ilki, bu diplomatik çabanın ciddi olduğunu ancak başkana en yakın isimler arasındaki düşüncenin "onları bombalayacağız" yönünde olduğunu belirtti.

Saldırının kapsamı ve riskler

Habere göre, saldırının kapsamı da henüz netlik kazanmış değil. Görüşmelere vâkıf ilk kaynak, iki önemli hususa dikkat çekiyor: “ABD'nin mühimmat stoklarının tükenme riski” ve en agresif seçeneğe başvurulması halinde “Amerikan zayiatı olasılığı.”

Yönetim, mühimmat stoklarının azalmasının, Çin'e Tayvan konusunda bir fırsat penceresi açabileceğinden endişe ediyor.

Aynı kaynak, "Eğer yönetim değişikliği hedefleyen büyük çaplı bir saldırıdan bahsediyorsak, İran'ın sahip olduğu her şeyle misilleme yapması çok yüksek bir ihtimal. Bölgede çok sayıda varlığımız var ve bunların her biri potansiyel bir hedef. Bunlar Demir Kubbe'nin koruması altında değil. Bu nedenle Amerikan zayiatı olasılığı yüksek ve bu da beraberinde büyük bir siyasi risk getiriyor." uyarısında bulundu.

Normal zamanlarda bile Ortadoğu'daki üslerinde binlerce askeri bulunan ABD, şimdi bölgeye iki uçak gemisi saldırı grubu, düzinelerce savaş uçağı, gözetleme uçağı ve havadan yakıt ikmal uçağı göndererek, 2003 Irak işgalinden bu yana bölgedeki en büyük askeri güç yığınağını gerçekleştirdi.

Son haftalarda Pentagon yetkilileri ve Kongre üyeleri, İran'a yönelik uzun süreli saldırıların ABD'nin askeri stoklarını zorlayabileceği konusunda artan sıklıkta uyarılarda bulunuyor.

Üst düzey bir ABD istihbarat yetkilisine göre, istihbarat topluluğu İran'ın Ortadoğu ve Avrupa'daki ABD tesislerine ve personeline yönelik olası asimetrik misillemeleri konusunda "endişeli ve durumu izliyor."

Hedefler ve seçenekler

Politico'ya göre, Trump'ın Tahran'a yönelik nasıl bir saldırı düzenleyeceğine dair çeşitli seçenekleri bulunuyor. İran görüşmelerine vâkıf bir ABD'li yetkiliye göre, bunlar arasında İran’ı ABD'nin kabul edebileceği bir anlaşmaya zorlamak için bir kaldıraç görevi görebilecek “sınırlı bir ilk saldırı “da yer alıyor. Yetkili, eğer anlaşmaya varılamazsa Trump'ın daha sonra “daha büyük bir saldırı dalgası” emri verebileceğini söyledi.

Yetkilinin belirttiğine göre, askeri seçenekler neredeyse “kesinlikle” İran'ın nükleer tesislerini hedef alacak. Ayrıca, “İsrail'in kendi güvenliğine yönelik büyük bir tehdit olarak gördüğü İran'ın balistik füze altyapısının” da vurulması gündemde.

Yönetimin doğrudan kendisine verilecek hasar açısından yetkili, bir "baş kesme operasyonu"nun da seçenekler arasında olduğunu, bunun da “İran'ın dini lideri Ayetullah Ali Hamenei'yi hedef almak” anlamına geldiğini ifade etti. Ancak İran'ın yönetim sisteminin tek bir kişiden ibaret olmadığı, üst düzey roller boşaldığında yerine geçecek isimlerin olacak şekilde tasarlandığı belirtiliyor. Bununla birlikte ABD'nin, güçlü Devrim Muhafızları Ordusu'nun üst kademeleri de dahil olmak üzere tesisleri ve hükümetin çeşitli katmanlarını hedef alabileceği ifade ediliyor.

Habere göre, böyle bir saldırı günler veya haftalar sürebilir ve özellikle ABD yalnızca hava gücüne dayanırsa sonuçları “öngörülemez” olabilir.

Trump, geçen Haziran ayındaki ABD saldırılarının İran'ın nükleer programını "yerle bir ettiğini" iddia etmişti. Ancak son haftalarda Trump, Tahran'ın böyle bir programdan vazgeçtiğine ikna olmadığını ima etti.

Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Mike Rogers, çarşamba sabahı yönetim yetkililerinden İran'ın nükleer programını yeniden başlatma çabalarına ilişkin detaylar içeren bir brifing aldığını söyledi.

Rogers, kanıtların açık olduğunu ve ABD'li yetkililerin askeri “müdahalede bulunması gerekebileceğine” dair güçlü bir durum ortaya koyduğunu belirtti. Demokratlar ise henüz brifing almadıklarını ifade etti.