
YDH- El-Cezire'ye göre, İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nden müzakereciler, İsviçre'nin Cenevre kentinde yürütülen dolaylı nükleer görüşmelerin üçüncü turuna ara vermiş bulunuyor.
Tahran yönetimi tarafından yapılan açıklamada, bu sabah İran’ın nükleer programı ve yaptırımların kaldırılması üzerine gerçekleştirilen müzakerelerde "önemli" ve "pratik" önerilerin sunulduğu kaydedildi.
İran tarafınca paylaşılan bilgilere göre, görüşmeler bugün TSİ 20:00 (17:00 GMT) sularında yeniden başlayacak.
Söz konusu diplomatik temaslar, Orta Doğu’da devasa bir ABD askerî tahkimatının gölgesinde ve birçok ülkenin, olası ABD saldırısı tehdidi nedeniyle vatandaşlarına İran’ı terk etme çağrısı yaptığı gerilimli bir atmosferde gerçekleşiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Salı günü gerçekleştirdiği Birliğin Durumu konuşmasında sert bir ton takınsa da gerginliği diplomatik yollarla çözmeyi tercih ettiğini ifade etti.
İran yönetimi de diplomatik bir çözüm arzusunda olduğunu teyit ederken, ABD’nin askerî yöntemlere başvurması halinde kendisini savunacağını yineledi.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran'ın "hiçbir koşul altında nükleer silah geliştirmeyeceği" konusundaki tutumunun "net" olduğunu altını çizerek vurguladı. Arakçi, bu duruşu sergilerken aynı zamanda İran halkının "barışçıl nükleer teknolojiden" yararlanma hakkını sonuna kadar savundu.
Eşzamanlı olarak İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, bugün gerçekleştirilen yaklaşık üç saatlik görüşmelerde "hem nükleer program hem de yaptırımların kaldırılmasına dair önemli önerilerin gündeme geldiğini" bildirdi.
Devlet televizyonuna konuşan sözcü, müzakerelerin "çok ciddi" geçtiğini belirtti. Sözcü, "Başkentlerle istişare gerektiren girişimler ortaya konuldu," diyerek görüşmelerin bu üçüncü turun ötesine geçmesi gerektiğine işaret etti.
İran'ın eski Stratejik İşlerden Sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sasan Kerimi, Tahran'ın uranyum zenginleştirme konusunda elinde "bazı kozlar" bulunduğunu ve nükleer silahlara sahip olunmaması noktasında Tahran ile Washington'ın ortak paydada buluştuğunu belirtti.
Kerimi, "İran, güven inşa etmek ve ileri adımlar atmak adına yüksek düzeyli uranyum zenginleştirme faaliyetlerini bir süreliğine durdurmayı teklif edebilir," ifadelerini kullandı.
Ancak Kerimi, bu hamlenin karşılıksız olmayacağını; buna karşılık özellikle yaptırımların kaldırılması noktasında çeşitli tavizler alınması gerektiğini vurguladı.
Kerimi, İran'ın füze programlarının, özellikle bölgedeki ABD silahlanması dikkate alındığında, kesinlikle müzakere masasına yatırılamayacağını belirtti.
Kerimi açıklamasında, "Dünyadaki her normal ülke gibi [İran da], misilleme yapabilmek için yeterli konvansiyonel askerî seçenek kaynaklarına sahip olmalıdır," dedi.
International Crisis Group (Uluslararası Kriz Grubu) İran Projesi Direktörü Ali Vaiz, ABD-İran görüşmelerinde diplomatik bir atılım için üç olası yol olduğunu ifade etti.
Sosyal medya üzerinden değerlendirmelerde bulunan Vaiz, birinci senaryonun ABD'nin İran'ın önerisini "temelde uygulanabilir" bulduğunu işaret etmesi ve boşlukları kapatmak için daha fazla çalışma yapılması olduğunu belirtti.
Vaiz, "Bu nihai bir anlaşma olmazdı, ancak 'evet'e giden bir taslak teşkil ederdi; bunu da teknik ayrıntıları netleştirmek için birkaç gün içinde yapılacak bir toplantı izlerdi," dedi.
İkinci yolun, tarafların birkaç gün sürecek titiz bir taslak çalışması gerektiren "ayrıntılı ve teknik bir mutabakat" üzerinde anlaşması olduğunu kaydeden Vaez, üçüncü yolun ise neyin kararlaştırıldığı açıklanmadan, bir atılımın sağlandığına dair "zafer dolu ancak belirsiz bir duyuru" yapılması olduğunu aktardı.
Vaez şu uyarıda bulundu:
"Eğer bu görüşmeler; net bir siyasi karar alınmadan 'yapıcı atmosfer', 'iyi ilerleme' veya 'başkentlerle istişare' gibi tanıdık söylemlerle sonuçlanırsa, riskler ortadan kalkmayacak, aksine katlanacaktır. Bu dosyada belirsizlik masum değildir; aksine patlayıcıdır."