
YDH - Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkenin 31 Ekim olan yasal seçim takviminden aylar önce, 24 Mart tarihinde sandık başına gidileceğini duyurdu.
Söz konusu karar, Frederiksen hükümetinin ABD Başkanı Donald Trump'ın Grönland bölgesi hakkındaki ısrarlı taleplerine verdiği yanıtın tetiklediği kamuoyu desteğini avantaja dönüştürmeyi hedefleyen hesaplı bir siyasi adım olarak değerlendiriliyor.
Açıklama, Frederiksen'in Danimarka Parlamentosu Folketing'e girişi sırasında geldi. Parlamento kürsüsünden özel bir demeç veren Frederiksen, "Kış nihayet etkisini yitiriyor, günler uzuyor ve aydınlanıyor" ifadesini kullandı. Frederiksen, "Yakında bahar gelecek ve Danimarkalılar yakında sandık başına gidecek" diye konuştu.
Seçim tarihi, Frederiksen'in birkaç ay önceki siyasi durumu göz önüne alındığında oldukça dikkat çekici.
Sosyal Demokratlar, Kasım ayındaki yerel seçimlerde, Kopenhag belediyesinin yönetimini bir asırdır ilk kez kaybederek ciddi bir gerileme yaşamıştı. Bu sonuç, Başbakan üzerindeki liderlik baskısını artırmıştı.
Yarı özerk Danimarka toprağı Grönland'ı ABD kontrolüne alma konusundaki Trump'ın yenilenen çabaları, Danimarka kamuoyunu birleştirdi ve Frederiksen'i ulusal egemenliğin savunucusu olarak uluslararası sahneye taşıdı.
TV2 için geçen ay yapılan Megafon anketi, Sosyal Demokratların desteğinin yüzde 22,7'ye yükseldiğini gösterdi. Partinin, Aralık ayı başında 32 olan sandalye sayısını 41'e çıkaracağı öngörülüyor.
Kopenhag Üniversitesi'nden siyaset profesörü Peter Thisted Dinesen, The Guardian'a verdiği demeçte, ABD baskısının Başbakan etrafında bir kenetlenme etkisi yarattığını belirtti.
Dinesen, Frederiksen'in Grönland krizini yönetme biçiminin, "ülkeyi uluslararası bir kriz sürecinde yönlendirme yeteneğini göstermesi bakımından kendisine fayda sağladığını" ifade etti.
Frederiksen, seçimi Danimarka'nın hızla değişen jeopolitik düzendeki yeri üzerine kurgulamayı hedefliyor. Parlamentoya hitaben yaptığı konuşmada, seçimin Danimarka ve Avrupa'nın stratejik belirsizlik dönemine nasıl yanıt vereceğini belirleyecek karar verici bir oylama olacağını vurguladı.
Başbakan; savunma sanayii, Avrupa dayanışması ve Washington ile yeniden tanımlanmış bir ilişki çağrısında bulundu.
Bu tutum, Trump'ın ilhak tehditlerine karşı benzer şekilde dik duruş sergileyen ve Trump'a karşı çıkarak siyasi ivme kazanan Kanadalı mevkidaşı Başbakan Mark Carney gibi merkez sol ve liberal liderler dalgasıyla örtüşüyor.
Frederiksen, güvenlik dışında seçim öncesinde hedefe yönelik yerel girişimleri de açıkladı.
Bu girişimler arasında ilköğretim okulları için ayrılmak üzere 6 milyar kron gelir yaratması öngörülen servet vergisi, değeri 1 milyon kronun altındaki konutlardan emlak vergisi alınmaması ve düşük gelirli haneleri hedefleyen gıda destek programı Fødevarechecken yer alıyor.