
YDH- İslami Cihad Hareketi, ABD-İsrail'in İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik açık saldırısını kınayarak, bu saldırıyı "bölgeyi ve halklarını tehdit eden tehlikeli bir tırmanış" olarak nitelendirdi.
Hareket, cesur İran halkının kendini savunma ve saldırganları caydırma hakkını vurgulayarak, bu saldırının yalnızca İran'ı hedef almadığına dikkat çekti. Arap ve İslam ümmetinin halklarını ve Filistin halkını, herkesi hedef alan bu saldırgan plana karşı koymak için safları sıklaştırmaya ve tutumları birleştirmeye çağırdı.
Filistin Direniş Komiteleri de ABD-İsrail'in İran'a yönelik geniş kapsamlı saldırısını kınayan bir bildiri yayımlayarak, tırmanışı "bölgenin patlamasına yol açabilecek bir tehlike" olarak tanımladı. Bunun "ABD yönetiminin suç yüzünü ve ümmetin halkları üzerinde tahakküm kurma çabalarını yansıttığını" belirtti.
Açıklamada, "İran İslam Cumhuriyeti, cesur liderliği ve halkı, Filistin'e ve direnişine verdikleri destek ve bağımsız kararlarına bağlılıklarının bedelini ödüyor; bu durum, bu saldırı karşısında birleşik bir tutum sergilenmesini gerektiriyor" ifadelerine yer verildi.
Komiteler, İran'ın yanında olduklarını yineleyerek, bu saldırının tüm ümmete ve halklarına yönelik olduğunu, ümmetin tüm özgür bireylerinin ve güçlerinin buna karşı geniş çaplı bir mücadeleye girişmesi gerektiğini vurguladı.
Mücadelenin, safların birliğini ve Siyonist-Amerikan suçlarına karşı koymak, onların yayılmacı planlarını ve hedeflerini boşa çıkarmak için çabaların bütünleştirilmesini gerektiren kader anı olduğunu belirtti.
Filistin Mücahidin Hareketi de İran'ı destekleyen bir bildiri yayımlayarak, ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırısının bütün ümmete yönelik bir saldırı olduğunu ve ümmete karşı açılan savaşın bir parçasını oluşturduğunu, Siyonist işgalin ve ABD'nin ümmetin birliği, istikrarı ve esenliği için bir tehdit oluşturduğunu ifade etti.
Hareket, ümmetin halklarını ve canlı güçlerini, "ümmetin tüm dinamiklerini hedef alan Amerikan-Siyonist kibri karşısında safları sıklaştırmaya ve birleşmeye" çağırdı ve "onları durduracak ya da saldırılarını durduracak olanın ancak birlik, direniş yolunu benimsemek ve onun etrafında kenetlenmek olduğunu" vurguladı.
Fetih el-İntifada Hareketi de İran İslam Cumhuriyeti ile tam dayanışma içinde olduğunu ilan ederek, "Amerikan-Siyonist saldırı" olarak nitelendirdiği eyleme karşı İran'ın meşru tepki ve kendini savunma hakkını vurguladı ve bunu İran halkına karşı "açık bir savaş ilanı" olarak değerlendirdi.
Hareket, ABD yönetiminin politikalarının bölge ve dünya için bir tehdit oluşturduğunu belirterek, ümmetin halklarını, kaynakları üzerinde tahakküm kurma planına karşı uyanık olmaya çağırdı ve işgal ve saldırıyla karşı karşıya olan İran halkının ve tüm halkların yanında olduklarını vurguladı.