İsrail’den Güney Lübnan'da 53 köy için tahliye uyarısı

03 Mart 2026

İsrail’in Beyrut’un güneyine yönelik yoğun hava saldırıları ve 53 Lübnan köyü için yaptığı geniş çaplı tahliye uyarısı, ülkeyi hem insani hem de güvenlik açısından yeni ve daha tehlikeli bir eşiğe sürüklüyor.

YDH- Lübnan’ın başkenti Beyrut, gece boyunca tarihinin en sarsıcı bombardımanlarından birine sahne oldu. Şehrin güney banliyölerinde yer alan Haret Hareyk ve Gobeyri bölgeleri, İsrail savaş uçakları tarafından yoğun ve eş zamanlı olarak hedef alındı. 

Ardı ardına gelen şiddetli patlamalarla sarsılan bölgeden yükselen devasa duman bulutları şehrin siluetini kapladı.

Söz konusu saldırılar, İsrail ordusunun bölgedeki dört bina için yayınladığı acil tahliye uyarısından hemen sonra gerçekleşti. Binaların "Hizbullah tesisleri" olduğunu iddia eden ordu yönetimi, sivillerin bu noktalardan en az 300 metre uzaklaşmaması halinde vurulacaklarını duyurmuştu. 

El-Cezire muhabiri Muhammed el-Bakali’nin aktardığına göre, Haret Hareyk’te dumanlar yükselmeye devam ederken, banliyö sakinleri hem patlamaların şiddeti hem de yeni saldırıların beklentisiyle "en uzun gecelerinden birini" geçirdi.

Lübnan makamları tarafından paylaşılan son veriler, çatışmaların tırmanışındaki kanlı bilançoyu gözler önüne seriyor. 

Son 24 saat içerisinde 52 kişi hayatını kaybederken, 154 kişi de yaralandı. Resmi olarak kayıt altına alınan yerinden edilmiş kişi sayısı ise 29 bin sınırına dayandı. 

İsrail ordusunun şafak vaktinde Kefar Rumman, Habuş ve Hiyam dahil 53 köyü kapsayacak şekilde tahliye uyarılarını genişletmesi, insani krizin daha da derinleşeceğine dair endişeleri artırıyor.

Askeri sahada gerilim tırmanırken Hizbullah, şafak vakti yaptığı açıklamayla İsrail’in kuzeyindeki Ramat David hava üssünü kamikaze İHA filosuyla vurduğunu duyurdu. 

Radar tesisleri ve kontrol odalarının hedef alındığı bu saldırı, Lübnan hükümetinin dün aldığı "partinin askeri faaliyetlerini yasaklama ve sadece siyasi alanla sınırlama" kararına doğrudan bir meydan okuma niteliği taşıyor.

Lübnan’ın iç kesimlerinde ise eşi benzeri görülmemiş bir siyasi gerilim hakim. Lübnan hükümeti, egemenlik hakları gereği savaş ve barış kararının tamamen devletin elinde olması gerektiğini savunurken; Hizbullah, 15 aydır süren işgale karşı direniş hattını sürdürmekte kararlı olduğunu vurguluyor. 

Bu fikir ayrılığı, İsrail’in yeni bölgeleri hedef alan baskınlarıyla birleşince ülkeyi toplumsal bir çöküşün eşiğine sürüklüyor.

Bombalanan binaların gerçek işlevi konusunda ise taraflardan farklı açıklamalar geliyor. İsrail ordusu hedef alınan binaların mühimmat deposu olduğunu savunurken, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen el-Menar TV, karargahların da vurulduğunu bildirdi. 

Diğer binaların niteliği belirsizliğini korurken, banliyö semalarındaki hava hareketliliği yeni günün de ağır patlama sesleri ve uykusuzlukla başlayacağını işaret ediyor.