Katarlı analist: ABD ve İsrail stratejik kaos içinde

03 Mart 2026

Katarlı analist, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşta stratejik kaos yaşadığını belirtti.

YDH- Doha Yüksek Lisans Enstitüsü Siyaset Bilimi Profesörü Halil el-Anani, İran'a yönelik savaşın ilk üç gününün ardından X hesabından bir analiz paylaştı.

El-Anani'nin değerlendirmelerinde öne çıkan başlıklar şöyle:

1. Siyasi ve stratejik kargaşa

El-Anani, Trump yönetiminin savaşa “net bir vizyon veya ilk saldırı sonrasına dair belirli bir strateji olmadan” girmesi nedeniyle belirgin bir kargaşa içinde olduğunu belirtti.

Sürecin "önce uygula, sonra düşün" şeklinde işlediğini ifade etti.

2. Venezuela modeli tuzağı

Trump yönetiminin İran'da Venezuela'daki Maduro senaryosunu tekrarlama yanılgısına düştüğünü kaydeden el-Anani, özel kuvvetlerle hızlı bir operasyon yapıp liderlik kademesini hedef alarak rejimin çökeceğini, halkın ayaklanacağını ve iktidara dost bir tarafın geleceğini sandıklarını belirtti.

Ancak gerçekliğin bu senaryonun “tamamen başarısız” olduğunu gösterdiğini söyledi.

3. Söylemin yenilgisi ve hedef karmaşası

ABD yönetiminin sürekli değişen gündem nedeniyle savaşı kendi kamuoyuna pazarlamayı “başaramadığını” dile getiren el-Anani, kimi zaman "rejim değişikliği", kimi zaman "nükleer program", bazen "füze envanteri" ya da "bölgesel uzantılar"ın hedef gösterildiğini aktardı.

Yetkililerin açıklamalarındaki “çarpıcı çelişkinin”, tutarlı bir söylem olmadan savaşın kazanılamayacağı gerçeğini ortaya koyduğunu vurguladı.

4. İsrail gündeminin açığa çıkması

El-Anani, açıklanan söylemin çöküşüne karşın Amerikan kamuoyunda bu savaşın “yalnızca İsrail'in çıkarlarına hizmet ettiği” kanaatinin güçlendiğini belirtti.

Tucker Carlson'ın programında Trump'ın kendi muhafazakar kitlesine karşı yalanlarının ortaya dökülmesinin bu algıyı daha da derinleştirdiğini ve önümüzdeki dönemde siyasi yansımaları olacağını ifade etti.

5. Körfez istikrarını hedef alma

El-Anani, savaşın İsrail açısından hedeflerinden birinin, “İran'la doğrudan bir çatışma ve fitne ateşleyerek Körfez bölgesini zayıflatmak ve yok etmek” olduğu yönünde yeni ve tehlikeli bir söylemin ortaya çıktığını kaydetti.

Bu durumun yakın vadede önemli stratejik revizyonlara yol açmasının beklendiğini söyledi.

6. İran devletinin direnci

Savaşın hedeflerinin aksine İran'ın kurmaca bir devlet değil, kurumsal, siyasi ve askeri açıdan “son derece dayanıklı gerçek bir devlet” olduğunu kanıtladığını belirten el-Anani, Tahran'ın savaşa iyi hazırlandığını, hatta belki de beklediğini ifade etti.

Bu sayede İran'ın inisiyatifi elinde tutup savaşın ritmini belirlerken, Washington ve Tel Aviv'in kendilerini bu gerçekleri görmekten alıkoyan “kibir tuzağına” düştüğünü aktardı.

7. Körfez güvenlik şemsiyesinin kırılganlığı

Mali imkanlara rağmen Körfez ülkelerinin stratejik konumunun “ne kadar açık” olduğunun netlik kazandığını dile getiren el-Anani, “tarihi bir hataya” dönüşen ABD korumasına aşırı bağımlılığın bu duruma yol açtığını söyledi.

Amerikan askeri üslerinin, ev sahibi ülkeler için bir güvence olmaktan çıkıp “güvenlik yükü” haline geldiğini kaydetti.

8. Uzama ve uluslararasılaşma riski

Nükleer silah kullanımı gibi dramatik bir gelişme olmadığı sürece “savaşın uzamasının daha güçlü bir olasılık” olduğunu belirten el-Anani, “çatışma uzadıkça ABD ve müttefiklerinin askeri, ekonomik ve psikolojik kayıplarının artacağını” ifade etti.

Bu durumun Rusya ve Çin'i doğrudan çatışmaya çekerek savaşı “gerçek bir dünya savaşına” dönüştürebileceğini söyledi.

9. Sonlandırma seçeneklerinin tıkanması

“Savaşı sonlandıracak herhangi bir seçeneğin Washington ve müttefiklerinin lehine sonuçlanmayacağını” vurgulayan el-Anani, kara harekâtı gerçekleşse dahi bunun bir “yıpratma savaşına ve mezarlığa” dönüşeceğini, maliyetini ABD, İsrail ya da Körfez bütçelerinin “kaldıramayacağını” belirtti.

Nükleer seçeneğin ise herkes için “varoluşsal bir felaket” olacağını ifade etti.

10. En az acılı çıkış

El-Anani, “en az kayıplı” seçeneğin, Kongre'nin Trump'ı durdurup askeri operasyonları sonlandırmayı başarması ve ardından müzakerelere gidilmesi olduğunu kaydetti.

Bu müzakerenin kaçınılmaz olarak diğer taraflardan çok, “İran'ın lehine” sonuçlanacak bir anlaşmayla neticeleneceğini söyledi.

Sonuç

El-Anani, analizinin sonuç bölümünde ABD ve müttefiklerinin savaşın ilk turunu kaybettiğini, daha da önemlisi “söylem ve psikolojik savaşı” kaybettiklerini belirtti.

Son olarak, ABD ve müttefiklerinin başlattığı savaşın sonuçlarıyla kendilerinin başa çıkmak zorunda kalacağını vurgulayan el-Anani, "Cini şişeden çıkaran onu geri koymak zorundadır" dedi.