
YDH - İran'a ait çok başlıklı füzeler, dün akşam saatlerinde Tel Aviv, çevre bölgeler ile İsrail'in kuzey ve güney kesimlerini hedef aldı.
Özellikle Bnei Brak bölgesinde önemli ölçüde maddi hasara yol açan saldırılar sonucunda İsrail makamları, 1200'ü aşkın kişinin yaralandığını duyurdu.
Siyonist rejim, saldırılar nedeniyle evleri zarar gören 1500'den fazla kişinin otellere tahliye edildiğini bildirdi.
İsrail Hava Kuvvetleri, İran topraklarına yönelik gerçekleştirdiği ve "Aslan Kükremesi" adını verdiği haydutluk eylemine dair yeni veriler paylaştı.
Operasyon kapsamında 300 füze fırlatma platformunun hizmet dışı bırakıldığını iddia eden İsrail ordusu, 4000 hava mühimmatı kullanarak ülke genelindeki stratejik noktaları vurduğunu belirtti. İsrail ordu sözcüsü, Tahran'da nükleer silah geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğü gizli bir tesisin de hedef alındığını açıkladı.
Saldırının bir parçası olarak Kum kentindeki bir binanın hedef alınmasına ilişkin Amerikan Axios sitesine konuşan bir askeri yetkili, amacın yeni bir devrim liderinin belirlenmesini engellemek olduğunu savundu.
Ancak İran'ın Fars haber ajansı, hedef alınan binada Uzmanlar Meclisi üyelerinin bulunmadığını aktardı. Yedioth Ahronoth gazetesi de bir güvenlik kaynağına dayandırdığı haberinde, meclis üyelerinin saldırı anında binada olmadığını doğruladı.
ABD Savaş Bakanlığı siyasi işler müsteşarı, İsrail'in operasyonlarda öncü rol oynadığını ve sahadaki faaliyetlerin büyük kısmını bizzat yürüttüğünü belirtti.
İsrail'in Kanal 12 televizyonu, Kudüs'teki karar mercilerinin uluslararası kamuoyunu İran ile savaşa ikna etmeye çalıştığını ve çeşitli ülkelere Tahran ile ilişkilerini kesmeleri yönünde baskı yaptığını kaydetti. Ayrıca İsrail'in, Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki diplomatik personelini tahliye etmek için özel bir operasyon icra ettiği bildirildi.
Haaretz gazetesinden Amos Harel, İsrail'in İran ile savaşında zafer ilan edilmesinin üzerinden geçen sekiz ayın ardından ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Tahran yönetimine karşı yeni bir süreç başlattığını yazdı.
Harel, bu kez hedeflerin daha geniş kapsamlı olduğunu ve her iki liderin de açıkça rejim değişikliğini konuştuğunu ifade etti. ABD'nin operasyonları yönettiğini belirten Harel, İsrail ordusunun da saldırı çabalarında merkezi ve aktif bir rol üstlendiğini vurguladı.
Rehber Ayetullah Ali Hamenei'nin şehadetinin dramatik bir gelişme olduğunu belirten Harel, bunun doğrudan rejim çöküşü anlamına gelmediğini, Tahran'ın bu senaryolara hazırlıklı olduğunu kaydetti.
İran'ın geniş çaplı füze saldırılarıyla yanıt verdiğini hatırlatan Harel, bu füzelerin İsrail'in yanı sıra ABD üslerine ev sahipliği yapan Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Katar'ı da hedef aldığını belirtti.
Harel, savaşın seyrinin İran içindeki protesto hareketlerinin yoğunluğuna bağlı olduğunu ve halkın yeniden sokaklara inmesi durumunda sistemdeki zafiyetlerin gün yüzüne çıkabileceğini değerlendirdi. Uzun vadede rejimin meşruiyetini korumasının güçleşebileceğini ifade eden yazar, halkın yeniden risk alma ve din adamlarının yönetimini sorgulama eğilimine dikkat çekti.