Şeyh Naim Kasım: Sabrımızın bir sınırı olduğunu söylemiştik

04 Mart 2026

Şeyh Naim Kasım, sabrın bir sınırı olduğunu vurgulayarak İsrail saldırganlığı sürdükçe direnişin ve silahlanmanın meşru bir hak olduğunu ilan etti.

YDH- Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, gerçekleştirdiği kapsamlı konuşmada, 27 Kasım ateşkesinden bu yana yaşanan İsrail-Amerikan saldırganlığına dair konuşarak Lübnan devletine, halkına ve uluslararası kamuoyuna kararlılık mesajları verdi.

Hizbullah'ın yanıtı izzetli bir uyarıdır

Ramazan ayında savaşmak zorunda kalmanın ağırlığına değinen Şeyh Naim Kasım, "Siz acı çekiyorsanız onlar da acı çekiyor, ama sizin Allah’tan umduğunuzu onlar ummuyor," ayetine atıfta bulundu. Şeyh Naim Kasım, neden şimdi harekete geçildiğini sorgulayanlara hitaben, 15 ay boyunca her gün yaşanan ihlallerin bilançosunu açıkladı.

Birleşmiş Milletler ve Lübnan Ordusu verilerine dayanarak 10 binden fazla kara, deniz ve hava ihlali yapıldığını belirten Şeyh Naim Kasım, bu süreçte yaklaşık 500 kişinin şehit olduğunu, evlerin ve köylerin yerle bir edildiğini söyledi.

Şeyh Naim Kasım, "Sadece bir roket atılmasına odaklananlar, 10 bin ihlali görmezden mi geliyor?" sorusunu yöneltti.

Genel Sekreter, ''Ey halkımız, saldırı sonucu çektiğiniz acılardan dolayı derin üzüntü duyuyoruz ve düşmana gereken acıyı çektireceğiz çünkü bu bizim görevimizdir.'' dedi.

İsrail’in saldırılarının bir "yanıt" değil, önceden planlanmış bir "imha savaşı" olduğunu savunan Şeyh Naim Kasım; Al-Qard Al-Hasan gibi sosyal yardım kurumlarının, el-Menar TV ve el-Nur Radyo gibi medya kuruluşlarının hedef alınmasının hiçbir askeri gerekçesi olmadığını ifade etti.

Ayrıca, İslam Devrimi Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei gibi yüksek dini otoritelerin hedef alınmasının bu topyekûn savaşın bir parçası olduğunu belirtti.

İsrail'in 100 bin yedek askeri göreve çağırmasının, saldırının roketlere tepki değil, önceden hazırlanmış bir proje olduğunu kanıtladığını ekledi.

Sabrın bir sınırı olduğunun altını çizen Şeyh Naim Kasım, İsrail ihlallerinin her geçen gün daha şiddetli hale geldiğini söyledi ve devam etti:

''Sabrımızın da bir sınırı var, bunu daha önce de söylemiştik. İsrail düşmanının ihlalleri artık çok büyük boyutlara ulaştı. Füze saldırısı, düşmanın biz sessiz kalırsak sessiz kalacağı yanılgısını ortadan kaldırmak amacıyla atılmış bir adımdı. İşgal ve İsrail tüm bölge için tehlike oluşturmaya devam ettiği sürece, direniş ve silahlanma meşru bir haktır.''

15 aydır süren bir saldırganlık süreciyle karşı karşıya olduklarını belirten Şeyh Naim Kasım, 27 Kasım 2024’te Lübnan Devleti ile koordineli olarak bir ateşkes anlaşmasına vardıklarını ancak İsrail’in bu anlaşmanın tek bir maddesine bile uymadığını vurguladı.

Şeyh Naim Kasım, "Diplomatik çabaları engellemekle suçlanmamak adına 15 ay boyunca tepki vermekten kaçındık; bu süreci devletin sorumluluklarını test etmesi için bir fırsat olarak gördük," dedi.

Ordunun Litani Nehri'nin güneyine konuşlanmasının saldırıları durduracağı yönündeki beklentilerin boşa çıktığını kaydeden Şeyh Naim Kasım, İsrail’in "Büyük İsrail" projesinden vazgeçmediğini belirtti.

İşgal başbakanı Netanyahu’nun açıklamalarına ve ABD’nin İsrail Büyükelçisi’nin "Nil’den Fırat’a" projesine verdiği desteğe atıfta bulunan Şeyh Naim Kasım, bu durumun Lübnan ve tüm bölge için varoluşsal bir tehdit olduğunu savundu.

Lübnan üzerindeki uluslararası baskıların sürekli "silahların sınırlandırılmasına" odaklanmasını eleştiren Şeyh Naim Kasım, asıl sorunun direniş veya silahlar değil, doğrudan İsrail-Amerikan işgali ve egemenlik ihlalleri olduğunu ifade etti.

Şeyh Naim Kasım, Lübnan hükümetinin 5 ve 7 Ağustos tarihlerinde aldığı kararları "vahim bir hata" olarak niteleyerek, bu kararların Lübnan’ın konumunu zayıflattığını ve İsrail saldırganlığını teşvik ettiğini dile getirdi.

Şeyh Naim Kasım, işgal devam ettiği sürece direnişin ve silahın; Taif Anlaşması, semavi kanunlar ve hükümet bildirileri uyarınca en doğal hak olduğunu vurguladı. "Direniş ve silahları pazarlık konusu değildir," diyen Şeyh Naim Kasım, bu mücadeleyi Kerbala yolu ve Ümmetin Şehitlerinin Efendisi Seyyid Hasan Nasrallah’ın mirası olarak tanımladı.

Lübnan hükümetine, halkını koruma ve topraklarından çekilmeyi sağlama görevini hatırlatan Şeyh Naim Kasım, İsrail'in halk ile direniş arasına nifak sokmaya çalıştığını ancak halkın onuruyla bu oyunları bozacağını söyledi.

Hizbullah Genel Sekreteri Şeyh Naim Kasım, konuşmasının sonunda direnişe muhalif olanlara seslenerek, "Direnişi sırtından bıçaklamayın, bu sadece düşmanı güçlendirir. Gelin yeni bir sayfa açalım, birlik olalım," dedi.

Şeyh Naim Kasım, tek amaçlarının İsrail-Amerikan saldırganlığının sona ermesi ve İsrail’in Lübnan topraklarından tamamen çekilmesi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.