Trump ile silah sanayii arasında gerilim

05 Mart 2026

"Beyaz Saray'ın retorik dolu açıklamaları bir yana; büyük savunma şirketleriyle yaşanan ihtilaflar ve Ukrayna savaşının başlamasından bu yana analistlerin çaldığı 'alarm zilleri', bu iddiaların altını boşaltıyor."

YDH - Trump yönetimi, savunma sanayii şirketlerini üretim kapasitesini artırmaları için sıkıştırıyor. Mevcut Amerikan silah sanayisi, Soğuk Savaş sonrası yaşanan özelleştirmeler, stratejik yatırım eksikliği ve kâr odaklı finansal modeller nedeniyle Ukrayna savaşı gibi krizlere yanıt vermekte zorlanıyor. El-Ahbar gazetesi yazarı Rim Hani'nin aktardığına göre, İkinci Dünya Savaşı dönemindeki merkezi hükümet kontrolünün aksine, günümüzdeki "beş büyük" firmanın hâkimiyetindeki yapının, gerçek üretimden ziyade kâr payı dağıtımına odaklandığını ve bunun uzun vadeli bir yapısal sorun olduğunu vurguluyor.

ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ülkedeki mühimmat stoklarının "neredeyse sınırsız" olduğunu iddia etti. Trump'a göre, mevcut stoklarla "sonsuza dek ve büyük başarıyla" savaşmak mümkün.

Beyaz Saray'ın retorik dolu açıklamaları bir yana; büyük savunma şirketleriyle yaşanan ihtilaflar ve Ukrayna savaşının başlamasından bu yana analistlerin çaldığı "alarm zilleri", bu iddiaların altını boşaltıyor.

Bu bağlamda Reuters'a konuşan beş kaynak, Trump yönetiminin cuma günü Beyaz Saray'da büyük savunma yüklenicilerinin üst düzey yöneticileriyle bir araya gelmeyi planladığını belirtti.

Amaç, Pentagon'un açıklarını kapatmaya çalıştığı bir dönemde silah üretimini hızlandırmak. Kaynaklar; Lockheed Martin, RTX (Raytheon'un ana şirketi) ve diğer iki ana tedarikçinin toplantıya davet edildiğini aktardı.

Washington'ın, İran'a karşı yürütülen operasyon sonrası silah stoklarını güçlendirmeye duyduğu acil ihtiyaç, toplantının ana gündemini oluşturuyor.

Rusya'nın 2022'de Ukrayna'da başlattığı askeri harekat ve ardından İsrail'in Gazze'deki imha savaşıyla birlikte ABD, milyarlarca dolar değerinde silah stokunu (topçu sistemleri, mühimmat, tanksavar füzeleri) eritti.

Aynı kaynaklara göre, İran ile yaşanan çatışma, Ukrayna'ya verilenlerden daha fazla uzun menzilli füze tüketimine yol açtı. Toplantıda şirketlere üretimi hızlandırma baskısı yapılması bekleniyor.

Pentagon, Savaş Bakan Yardımcısı Steve Feinberg öncülüğünde, kullanılan silahların yerine yenilerini koymak için yaklaşık 50 milyar dolarlık ek bütçe arayışını sürdürüyor. Bir kaynağa göre bu bütçenin cuma günü serbest bırakılması bekleniyor.

Tomahawk füzelerinin üreticisi Raytheon, Pentagon ile üretimi yıllık bin adede çıkarmayı öngören yeni bir anlaşma imzaladı. Savaş Bakanlığı, 2026'da füze başına ortalama 1,3 milyon dolar maliyetle 57 adet alım yapmayı planlıyor.

Yönetim, savunma yüklenicilerine üretimi hissedar ödemelerinin önüne koymaları için baskıyı artırıyor. Trump, ocak ayında imzaladığı kararnameyle, kâr payı dağıtımı sırasında sözleşmelerde istenen performansı sergilemediği düşünülen yüklenicilerin belirlenmesini talep etmişti.

Pentagon'un "zayıf performanslılar" listesi yayımlaması bekleniyor. Söz konusu şirketlere, "durumu düzeltmek" adına yönetim kurulu onaylı planlar sunmaları için 15 gün süre tanındı. Planlar yetersiz görülürse, sözleşmelerin feshi dâhil yaptırımlar gündeme gelecek.

Bu ihtilaf yeni değil. Silah şirketlerinin, Wall Street'in ekonomik modeline uyum sağlayarak "gerçek üretim" yerine "hisse" yatırımı yapması, Trump'ı ikinci döneminde "silah sanayii açgözlülüğü" olarak tanımladığı bu duruma karşı "devrimsel" kararlar almaya itti.

Ona göre bu durum, "milli güvenliği sekteye uğratıyor". Söz konusu model şöyle işliyor: Şirketler, yeni fabrika inşa etmek için milyarlarca dolar harcamak yerine, çatışma dönemlerinde ellerindeki parayla piyasadan kendi hisselerini geri alıyor.

Bu yöntemle hisse fiyatlarını yükseltip hissedarlara anlık kâr sağlıyorlar; ancak tek bir "vida" bile üretmiyorlar. Şirketler, Ortadoğu'daki son çatışmalardan devasa kârlar elde etti.

Trump, 7 Ocak'ta Truth Social'da yaptığı paylaşımda, "Savunma yüklenicileri, fabrika ve ekipman yatırımı yapmak yerine hissedarları için devasa kârlar elde ediyor ve hisse geri alımı yapıyor. Bu duruma artık müsamaha gösterilmeyecek" ifadelerini kullandı.

Ukrayna savaşının ardından Pentagon, savunma sanayiinden üretimi artırmasını istedi ancak birçok analiste göre şirketlerin tesis yenileme ve Ar-Ge yatırımları "son yıllarda çok az büyüdü".

Bu tıkanıklığın kökeni, birçok gözlemciye göre çok daha eskiye, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki yapısal değişime dayanıyor. 2023 yılında Foreign Affairs dergisinde yayımlanan bir makaleye göre, Soğuk Savaş dönemindeki kademeli özelleştirme, federal yatırımın azalması ve denetim eksikliği, "verimsizliğe, israfa ve öncelik belirleme eksikliğine" yol açtı.

Makalede şu ifadeler yer alıyor:

"Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından ABD savunma sanayiinin ana aktörleri, operasyonlarını birleştirip küçülttü. Ayrıca daha fazla kâr elde etmek için pahalı deneysel silahlar için hükümet sözleşmeleri almaya odaklandılar; küçük silah ve mühimmat üretimi geri planda kaldı. Sonuç olarak endüstri, Ukrayna krizine yanıt vermeye hazırlıksız yakalandı ve ABD ile müttefiklerinin daha geniş güvenlik ihtiyaçlarından koptu. Reformlar mümkün olsa da, endüstrinin kendi kendine verdiği bu zararların hızlı bir çözümü yok."

Bu görüşü savunanlar, İkinci Dünya Savaşı sırasında üretimin büyük kısmını hükümetin yönettiğini hatırlatıyor. O dönemde üretim, gemi ve uçak inşasına odaklanmıştı ve şirketler "GOGO" (Government-Owned, Government-Operated) olarak bilinen hükümet tesislerinde faaliyet gösteriyordu.

Hükümet, uçak, gemi, top ve mühimmat üretim kapasitesinin neredeyse yüzde 90'ını kontrol ediyordu. 1941'de Pearl Harbor saldırısının ardından, federal denetim ve Roosevelt yönetiminin hızlı müdahalesi, Ford ve General Motors gibi şirketlerin otomobil üretiminden savaş uçağı üretimine hızla geçmesini sağlamıştı.

Bugünün aksine, o dönemde sanayiye Boeing, General Dynamics, Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Raytheon gibi "beş büyük" şirket hâkim değildi.

Günümüzde ise 2011'den bu yana yeni satın almaların yüzde 88'inden fazlasını ticari unsurlar belirliyor ve savunma sanayiine özel sermaye her yıl 6 milyar dolardan fazla yatırım yapıyor. ABD'nin bu sorunları kısa vadede çözmesi veya bu tarihi akışı bir gecede tersine çevirmesi mümkün görünmüyor.

Foreign Policy dergisi ise bu yıl yayımladığı bir raporda, "ABD savunma sanayii tabanının zorlu bir mücadeleyle karşı karşıya olduğunu" belirtti.

Raporda, 2023 tarihli bir çalışmaya atıfta bulunularak, silah şirketlerinin yüzde 64'ünün "kalifiye işçi bulmakta zorlandığı" vurgulandı. 2024 yılı sonlarında ise Ulusal Güvenlik Danışmanı, devralınan savunma sanayii tabanının, "yeni bir stratejik rekabet çağında karşılaşılan zorlukların seviyesinde olmadığını" uyardı.

Trump bile nisan ayında bu soruna değinerek, "Onlarca yıllık dışa bağımlılık, birleşme ve yetersiz yatırım, sürdürülebilir askeri üretim için gereken kapasite ve iş gücünün oluşmasını engelledi" dedi.

Denizaltı endüstrisi, durumun net bir örneği. Virginia ve Columbia sınıfı denizaltıları inşa etmek için, gelecek on yıl boyunca hassas makine mühendislerinden tesisatçı teknisyenlere kadar yaklaşık 100 bin yeni uzman işçiye ihtiyaç duyuluyor.

Çeviri: YDH