Güney Lübnan'da savaşın boyutu genişliyor

05 Mart 2026

Güney Lübnan sınırında çatışmaların yoğunluğu 24 saat içinde önemli ölçüde artarken, işgalci İsrail ordusu kuzey bölgesindeki operasyonel süreçlerde inisiyatif alanını genişletti.

YDH - Güney Lübnan sınırındaki saha hareketliliği son 24 saatte hız kazandı. Siyonist rejim, kuzey bölge komutanlığına merkezi genelkurmay onayına ihtiyaç duymadan operasyonel kararlar alma ve sahadaki stratejik hamleleri uygulama konusunda kapsamlı bir yetki tanıdı.

Bu karar, bölgedeki askeri manevraların hızını artırmayı ve karar alma süreçlerindeki bürokratik engelleri ortadan kaldırmayı amaçlıyor.

İsrail ordusu, bu yetki kapsamında tam bir tümeni "taarruzi konuşlanma" düzeniyle sınıra sevk ederken, Güney Lübnan'da Litani Nehri'nin güneyindeki yerleşim bölgelerinde bulunan sivillerin tahliyesini talep etti.

İsrail askeri sansürü saha bilgilerini sınırlandırıyor

Sahadaki askeri faaliyetlere ilişkin bilgi akışı, İsrail ordusunun uyguladığı yoğun sansür nedeniyle kısıtlı kalıyor. Askeri yönetim, özellikle füze saldırılarına maruz kalan askeri tesislerin veya güvenlik noktalarının konumları hakkında veri paylaşımını engelliyor.

İsrail medyasında yer alan sınırlı bilgiler, çatışmaların başladığı tarihten bu yana 850'den fazla kişinin hastanelerde tedavi gördüğünü gösteriyor.

Kuzeydeki yerleşimlerden iç kesimlere yönelik gönüllü tahliyelerin sürdüğü bildirilirken, hastane yönetimlerinden net kayıp verisi alınamadığı kaydediliyor.

İsrail basını, özellikle 13. Kanal'ın yayımladığı analizlerde, Hizbullah'ın operasyonel kapasitesine yönelik istihbarat ve saha öngörülerindeki hataların İsrail yönetimi tarafından kabul edildiğine dair yorumlara yer veriyor.

Direniş stratejik hedefleri vurdu

Çatışmaların seyrinde direniş unsurlarının operasyonel taktikleri belirleyici olmaya devam ediyor. Özellikle sınır hattındaki tank birliklerine ve zırhlı unsurlara yönelik gerçekleştirilen eylemler, İsrail'in zırhlı muharebe aracı olan Merkava tanklarının ve personel taşıyıcıların etkisiz hale getirilmesine yol açtı.

Harekatın derinliği, beklentilerin ötesine geçti. Tel Haşomer askeri üssü ve havacılık endüstrisi tesisleri (IAI) gibi sınırdan yaklaşık 120 kilometre uzaklıktaki stratejik noktalar, İHA ve füze sistemleri kullanılarak hedef alındı.

Bu eylemler, İsrail'in hava savunma sistemlerini meşgul etmeyi ve koruma kalkanını aşmayı hedefleyen koordineli bir taktikle gerçekleştirildi.

İsrail saha stratejisinde revizyona gidiyor

Sahadaki güncel veriler, İsrail'in "kısmi işgal ve hareket serbestisi" üzerine kurulu stratejisinin sahada beklenen caydırıcılığı sağlamadığını gösteriyor.

İlk gün gerçekleştirilen sınırlı ilerlemelerin ardından, İsrail ordusunun kara harekatını yavaşlattığı gözlemleniyor. Hıyam ve Hula gibi bölgelerde kurulan pusular ve doğrudan çatışma ortamı, İsrail birliklerinin ilerleyişini zorlaştırıyor. İsrail'in planladığı tampon bölgenin İsrail iç kesimlerine yönelik güvenlik tehditlerini engelleyemediği ve direnişin, 16 operasyonun gerçekleştiği gün gibi yoğun eylemlerle "çatışma kurallarını" yeniden tanımlama çabasına girdiği görülüyor.

İsrail Hava Kuvvetleri, sınır hattında sıkışan birliklerini desteklemek amacıyla operasyonel müdahalelerini sürdürse de, direniş unsurları askeri üsleri ve savunma sistemlerini hedef alarak İsrail'in savunma derinliğini baskı altında tutuyor.