
YDH - ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, salı günü Kongre'de düzenlenen kapalı oturumda, İran'ın Şahid saldırı tipi insansız hava araçlarının (İHA) önemli bir zorluk teşkil ettiğini ve ABD hava savunma sistemlerinin bu araçların tamamını durdurmakta yetersiz kalabileceğini ifade etti.
Press TV'nin aktardığına göre oturum hakkında bilgi sahibi iki kaynak, yetkililerin İHA'ların öngörülenden daha karmaşık bir sorun yarattığını kabul ettiğini belirtti.
İHA'ların yavaş ve alçak irtifada uçması, balistik füzelere kıyasla hava savunma sistemlerinden kaçınmalarını daha mümkün kılıyor.
Oturum hakkında bilgi sahibi bir başka kaynak, yetkililerin İHA'lara ilişkin endişeleri hafifletmeye çalıştığını ve Basra Körfezi'ndeki ortakların önleyici mühimmat stoku yaptığını belirttiğini aktardı.
Oturuma katılan Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Başkan Trump'ın, İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı neden yeni bir saldırganlık emri verdiğine dair Kongre'ye somut açıklamalar sunmayı reddetmesini eleştirdi.
Jeffries, "ABD'ye veya bölgedeki Amerikan çıkarlarına yönelik yakın bir tehdit olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunmazken, bu seçmeli savaşın başlatılması kararını neyin tetiklediğine dair bir açıklama yok" diye konuştu.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu üyesi Senatör Mark Kelly, "sınırsız bir kaynağa sahip olmadığımız" uyarısında bulundu.
Kelly, "İranlılar çok sayıda Şahid İHA, balistik füze, orta ve kısa menzilli füze üretme kabiliyetine sahip ve ellerinde devasa bir stok var. Dolayısıyla bir noktada bu durum bir matematik problemine dönüşüyor ve hava savunma mühimmatımızı nasıl ikmal edeceğimizi düşünmemiz gerekiyor. Bunlar nereden gelecek?" ifadelerini kullandı. Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson da ABD'nin müdahalesini "tehlikeli bir harekat" olarak nitelendirdi.
Salı günü The Wall Street Journal'da yayımlanan bir analizde, İran'ın sürekli İHA ve füze saldırıları düzenlemesinin, ABD'nin ülkedeki askeri hedeflerine ulaşma kapasitesini ve Batı Asya'daki müttefiklerini ve varlıklarını koruma kabiliyetini açıkça zorladığı savunuldu.
Analizde, İran İslam Cumhuriyeti'nin İsrail rejimine ve bölgedeki ABD varlıklarına art arda İHA ve füze saldırıları düzenlemesi nedeniyle, ABD'nin Batı Asya'daki askeri ve diplomatik kaynaklarının giderek artan bir baskı altında olduğu belirtildi.