Hizbullah bu sefer nasıl savaşacak?

05 Mart 2026

Hizbullahı’ın savaşa fiilen dahil olduğu ilk günlerden itibaren sergilediği yüksek operasyonel kapasite, İsrail’in grubun askeri gücünün zayıfladığına dair öngörülerini boşa çıkardı.

YDH- Hizbullah’ın çatışmalara fiilen katılımıyla birlikte sergilediği operasyonel etkinlik, sahada yeni bir dönemin kapılarını araladı.

İsrail’in, Hizbullah’ın askeri kabiliyetlerinin ve operasyonel kapasitesinin azalacağı yönündeki stratejik öngörüleri, sahadaki somut gelişmelerle temelinden sarsıldı.

Direniş'in savaşa dahil oluşundan bu yana geçen sürede gerçekleştirilen etkili hamleler, özellikle son 48 saat içerisinde işgal altındaki Filistin’in kuzeyi ile Güney Lübnan sınır hattında 4 ila 5 İsrail tankının imha edilmesiyle sonuçlandı.

Eş zamanlı olarak Hizbullah, füze ve insansız hava aracı (İHA) operasyonlarını da kesintisiz bir yoğunlukla sürdürmeye devam ediyor.

Mevcut süreçteki en dikkat çekici stratejik unsur, Hizbullah’ın gerçekleştirdiği bazı kritik operasyonların İran’ın füze taarruzlarıyla tam bir eş zamanlılık içinde kurgulanmış olması. 

Bu operasyonel koordinasyon ve direniş hatları arasındaki senkronizasyon, karşı taraf için hem beklenmedik hem de şaşırtıcı bir meydan okuma haline geldi.

Hizbullah, geçmişteki çatışma doktrinlerinden farklı olarak bu kez ateş gücünü sınırın birkaç kilometrelik hattıyla sınırlı tutmamış; çatışmaların ilk safhalarından itibaren işgal altındaki toprakların iç kısımlarına yönelerek Hayfa ve Tel Aviv gibi stratejik şehirleri doğrudan hedef aldı.

Savaşın gelişimi, Hizbullah’ın geçmişteki çatışma tecrübelerinden bilgi korunması ve operasyonel güvenlik disiplini alanlarında hayati dersler çıkardığını ve bunları sahada titizlikle uyguladığını kanıtlıyor. İsrail savunma mekanizmaları şu an en az iki büyük cephede aktif savaş yürütmek zorunda kalarak ciddi bir dağılım yaşıyor.

Diğer taraftan bölgedeki Amerikan askeri varlığı, özellikle Irak’taki üsler bağlamında hem yoğun füze ve İHA saldırılarıyla hem de Irak merkezli direniş gruplarının sistematik baskısı altında kalarak stratejik bir kuşatmayla karşı karşıya bulunuyor.