
YDH - İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, televizyonda yaptığı açıklamada, İran Silahlı Kuvvetleri'nin ABD ve İsrail'e karşı bölgede yürüttüğü son operasyonlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tesnim ajansının aktardığına göre Ekreminiya, İran'ın içinde bulunduğu durumu "istenmeyen ancak meşru ve savunma odaklı bir savaş" olarak nitelendirdi. İran'ın daha önce yaptığı uyarıları anımsatan Ekreminiya, karşı tarafın hatalı bir hesaplama içerisine girmesi durumunda sert ve ciddi kayıplara yol açacak bir yanıtla karşılaşacağını ifade ettiklerini kaydetti.
Ekreminiya, karşı tarafın bu hatalı hesaplamayla diplomatik süreci ve müzakere masasını fiilen devre dışı bıraktığını belirtti.
Kendilerini her zaman diyalog ve diplomasiye bağlı bir taraf olarak tanımlayan ancak bu süreçlerin aksine hareket eden tarafın karşı taraf olduğunu kaydeden Ekreminiya, bu nedenle mevcut savaşın İran için meşru bir savunma zemini oluşturduğunu ifade etti. Sözcü, bu durumun tüm askeri birimlerdeki motivasyonu artırdığını ve rüzgarın İran lehine olduğunu belirtti.
Silahlı kuvvetlerin mevcut harekat kabiliyetine değinen Ekreminiya, hazırlık seviyelerinin geçmişteki çatışmalardan çok daha üst bir noktada bulunduğunu vurguladı.
Operasyonel emirlerin ve stratejik planların çatışmalar başlamadan önce hazırlandığını ve tüm birimlerin olası senaryolara göre görev dağılımı yaptığını açıklayan Ekreminiya, çatışmaların başlamasından itibaren birliklerin bu yönergelere göre hareket ettiğini belirtti.
Ekreminiya, düşmanın savaş başlatması durumunda bölgedeki üslerinin hedef alınacağı yönündeki önceki açıklamalarını anımsatarak, bu durumun gerçekleştiğini ifade etti.
Düşman hamlesinin ardından iki saat geçmeden silahlı kuvvetlerin yanıt verdiğini ve ABD ile İsrail'e ait üslerin hedef alındığını belirten sözcü, füze ve insansız hava aracı (İHA) kombinasyonlarının anlık istihbarat ve taktik kararlara dayalı olarak kullanıldığını açıkladı.
İsrail ve ABD'nin sivil altyapıya yönelik eylemlerinin halkta ve silahlı kuvvetlerde yanıt verme iradesini güçlendirdiğini ifade eden Ekreminiya, ülkedeki gönüllü katılım taleplerine dikkat çekti.
Savunma döneminden kalma tecrübeli askeri personelin yeniden göreve hazır olduğunu bildirdiğini kaydeden Ekreminiya, Genelkurmay'ın talimatıyla bu gönüllülerin uzun süreli bir çatışma ihtimaline karşı organize edilmesine yönelik çalışmaların yürütüldüğünü bildirdi.
İran Silahlı Kuvvetleri'nin operasyonları belirli taktikler çerçevesinde yönettiğini belirten Ekreminiya, uzun vadeli bir savaş için tam kapasiteyle hazırlıklı olduklarını vurguladı.
Kara, hava ve deniz kuvvetlerinin yanı sıra Devrim Muhafızları ile eşgüdümlü hareket edildiğini belirten sözcü, radar sistemlerinin devre dışı bırakılmasının ardından hedeflerin İHA'lar tarafından vurulduğunu, bu stratejik kombinasyonların bölgedeki operasyonel çeşitliliği sağladığını dile getirdi.
ABD'nin bölgedeki eylemlerinin, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşturulan uluslararası sisteme zarar verdiğini dile getiren Ekreminiya, bu durumun ABD'nin küresel konumunu zedelediği görüşünü paylaştı.
ABD üslerinin hedef alınmasının, Washington'ın müttefiklerinin güvenliğini sağlama kapasitesine dair soru işaretleri yarattığını belirten Ekreminiya, bu durumun bölgedeki askeri varlığı zorlu bir sürece soktuğunu ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nın durumuna da değinen Ekreminiya, İran'ın boğazı kapatma yönünde bir kararı bulunmadığını ancak bölgedeki mevcut gerilimin güvensizlik ortamı yarattığını belirtti.
Bu durumun deniz taşımacılığı şirketlerini etkilediğini vurgulayan sözcü, olası bir ateşkes durumunda dahi güvenlik algısının ve güven ortamının eski haline dönmesinin zaman alacağını ifade etti.
Son olarak İran halkının sokaklardaki destek gösterilerine teşekkür eden Ekreminiya, bu desteğin silahlı kuvvetler için önemli bir güç kaynağı olduğunu belirtti.
Ekreminiya, ülkenin güvenliği sağlanana ve ABD'nin bölgedeki etkisi sona erene kadar askeri görevlerin süreceğini sözlerine ekledi.