
YDH - Kürdistan Yurtseverler Birliği (PUK) Genel Başkanı Bafıl Talabani, bölgedeki anlaşmazlıkların ve sorunların çözümü için diyalog masasına dönülmesi gerektiğini söyledi.
Kürdistan Bölgesi'nin çatışma sahasına dönüşmeyeceğini net bir dille ifade eden Talabani, tarafları sağduyuya çağırdı.
Fox News'a verdiği mülakatta önümüzdeki günlerde tansiyonun düşeceğine dair herhangi bir işaret görmediğini belirten Talabani, PUK'un çözüm odaklı diyalog süreçlerinde köprü vazifesi gördüğünü hatırlattı.
Bölgenin tarihsel süreçte yaşadığı çatışmalara dikkat çeken Talabani, "Ortadoğu halkları yeterince acı çekti, artık kalıcı istikrar ve huzur zamanı" değerlendirmesinde bulundu.
İran'da kısa vadede rejim değişikliği beklemediğini söyleyen Talabani, herhangi bir toplumsal başkaldırı veya iç çöküş emaresi bulunmadığını aktardı. Rejimin 45 yıldır bu tür bir yüzleşmeye hazırlandığına dikkat çeken Talabani, olası bir ilerlemenin sert direnişle karşılaşacağını öngörüyor.
Bölgesel gerilimin yaratacağı karmaşaya değinen Talabani, Türkiye'nin güvenlik kaygılarını ve Suriye sahasındaki yansımaları hatırlattı. Kürtlerin bu çatışmada öncü güç olarak konumlandırılmasının, bölgenin hassas dengeleri ve çıkar çatışmaları nedeniyle riskli olduğunu belirtti.
İnsani boyutu ihmal etmemek gerektiğini vurgulayan Talabani, çatışmanın kanlı sonuçlarına karşı tüm tarafları daha makul çözüm yolları aramaya çağırdı.
İran tarafının sorunları diyalogla çözme arzusu taşıdığını ifade eden Talabani, mevcut durumu 2003 Irak'ıyla kıyasladı. O dönemde Kürt ve Şii gruplar arasında meşru bir mutabakat olduğunu, bugünkü tablonun ise farklılıklar arz ettiğini vurguladı.
Önümüzdeki günlerin zorlu geçeceğini yineleyen Talabani, Kürdistan'ın savaş alanı olmayacağını tekrar ederek koalisyon güçlerini istikrar ve refah için çalışmaya davet etti.
İranlı Kürtlerin daha iyi muameleyi hak ettiğini belirten Talabani, İran Dışişleri Bakanı ile yaptığı telefon görüşmesinde, karşı tarafın sorunları diyalog ve anlayışla çözme isteğini kendisine ilettiğini paylaştı.
Kürtlerin ABD ile tarihi işbirliğine değinen Talabani, Türkiye, Irak, İran ve Suriye genelinde yaşayan 30 milyona yakın Kürt nüfusunun, Irak Savaşı'ndan IŞİD ile mücadeleye kadar Washington'ın stratejik müttefiki olduğunu hatırlattı. ABD güçlerinin halihazırda füze mevzileri ve İHA tesislerini hedef aldığını belirten Talabani, operasyonel kapasitesi yüksek birliklerin ise İran sınırları dışında konumlandığına işaret etti.
Kürdistan'ın bir çatışma merkezi değil, diplomatik bir köprü olması gerektiğini vurgulayan Talabani, askeri hedeflere ulaşıldıktan sonra diplomasi sürecinin öncelik kazanacağını belirtti. Talabani, Kürtlerin dostları ve müttefikleriyle birlikte istikrar için hazır olduğunu yineledi.