
YDH- Rusya, İran’ın uluslararası müttefiklerinin ABD-İsrail saldırganlığını dizginlemeye yönelik yeni caydırıcılık adımlarını Cumartesi günü kamuoyuna duyurdu.
Bu stratejik açıklama, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan arasında gerçekleşen kritik telefon görüşmesinin hemen ardından geldi.
Rus medyasında yer alan bilgilere göre hazırlanan plan, Çin yapımı J-10C ve Rus üretimi Su-35 savaş uçaklarının bölgeye konuşlandırılmasını öngörüyor.
Kaynaklar, bu gelişmiş hava unsurlarının temel görevinin, saldırı operasyonlarından ziyade İran hava sahasının savunulmasıyla sınırlandırılacağını belirtti.
İran medyası ise Putin ve Pezeşkiyan arasındaki görüşmede, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun önceki süreçte Rusya’ya verdiği "İran’a saldırmama" sözünü tutmamasının ve mevcut savaşın bölgesel yansımalarının geniş çaplı ele alındığını aktardı.
Küresel kamplaşmanın derinleştiği bu süreçte Rusya ve Çin, geçtiğimiz hafta sonu itibarıyla İran lehine aktif bir tutum sergilemeye başlarken; Batı ülkeleri de Amerikan-İsrail ittifakına olan desteklerini tazeledi.
Çin Dışişleri Bakanlığı, savaşı kontrol altına almak adına diplomatik girişimlerini hızlandırdığını açıklarken, Rusya tarafı İran’ın talep etmesi durumunda tam destek vereceğini yineledi.
İki büyük gücün doğrudan askeri müdahale noktasında beklemeyi sürdürmesinin nedeni ise henüz netleşmiş değil; tarafların diplomatik yollarla krizin önüne geçmeyi umup ummadığı belirsizliğini koruyor.
Eş zamanlı olarak Körfez hattında da diplomasi savaşı kızışıyor. ABD ve İsrail, bölge ülkeleri ile İran arasındaki yakınlaşma çabalarını akamete uğratmak adına Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) güveniyor.
İbrani medyasının haberlerine göre İsrail Başbakanı Netanyahu, BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Körfez’deki güvenlik durumunu ve İran’ın BAE’ye yönelik İHA ve füze tehditlerini masaya yatırdı.
ABD Başkanı Donald Trump ise Cuma akşamı yaptığı açıklamada, Körfez ülkelerinin İran’a karşı bir duruş sergileyeceğini, bu noktada en öne çıkan aktörün BAE olduğunu belirtti. BAE, İran varlıklarını dondurarak ve İranlı şirketlerin faaliyetlerine son vererek "yumuşak güç" operasyonlarını devreye soktu.
Bu hamleler, Washington’un Suudi Arabistan ve İran arasındaki yakınlaşmadan duyduğu endişenin arttığı ve Trump-Netanyahu ikilisinin bölgeyi uzun süreli bir yıpratma savaşına çekme planlarının tartışıldığı bir dönemde gerçekleşiyor.