
YDH- Amerikan haftalık dergisi New York Mag'a göre, Amerika Birleşik Devletleri-İsrail’in İran’a yönelik emperyal saldırganlığnın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşa dair sunduğu gerekçelerdeki tutarsızlık sürüyor.
Beyaz Saray’dan yayılan stratejik belirsizliğe karşın Kongre, başkanın askeri yetkilerini kısıtlayacak önergeleri reddetti. Ancak hedefli suikastlar sonrası Trump’ın "yeni lideri belirleme" arzusu, çatışmanın boyutlarını bölgesel bir savaşa taşıma riskini barındırıyor.
Senato Dış İlişkiler Komisyonu Üyesi Chris Murphy, yönetimden alınan gizli brifing sonrası çarpıcı uyarılarda bulundu. Murphy şöyle dedi:
''Rusya, ABD'nin bölgedeki en hassas lokasyonları hakkındaki bilgileri İran ile paylaştı ve paylaşıyor; bu çoktan Amerikan varlıklarını kalıcı hedef haline getirdi.''
Yönetimin nükleer programı vurmaktan bahsettiğini ancak nükleer bir programın sadece hava saldırılarıyla imha edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Murphy, Senatoya verilen gizli brifingde, ABD'nin stratejik hedeflerinin ne olduğu konusunda hiçbir netlik kazanılmadığını belirtiyor.
Ayrıca Murphy, ABD'nin hedefleri ile İsrail'in hedefleri arasında büyük farklar olduğunun altını çizerek bu noktada Senato'nun pasifize kılınmaya çalışıldığını açıkladı.
Murphy, "Bu savaş tam bir tutarsızlıktır. Hedefler bulanık; nükleer programın sadece hava saldırılarıyla yok edilemeyeceği gerçeği gizleniyor. Bir yandan rejim değişikliği istemediklerini söylüyorlar, diğer yandan başkan İran’ın bir sonraki liderini bizzat seçmekten bahsediyor," dedi.
Senatör Murphy’ye göre ABD, ucu açık ve maliyeti trilyon dolarları bulacak bir "yıpratma savaşına" sürükleniyor. Devrim Muhafızları’nın tamamen tasfiye edilmemesi durumunda hava operasyonlarının yıllarca süreceğini vurgulayan Murphy, petrol fiyatlarındaki kalıcı artışın Amerikan ekonomisini bir felakete sürükleyeceğini belirtti.
Trump rejiminin İran'ı sadece havadan kontrol etmeye çalışacağı bir senaryoyu önizlediğini, bunun sürdürülebilir olmadığını savundu.
Murphy ayrıca, İran’ın istikrarsızlaşmasının bir "Şii direnişi" doğurabileceğini ekledi:
''Irak Savaşı'ndaki direnişe benzer, hatta daha geniş çaplı (Pakistan'a kadar yayılan) bir Şii radikalleşmesinin ABD ve müttefikleri için yeni bir terör tehdidi oluşturacağını düşünüyorum''.
Haberde dikkat çeken bir diğer nokta ise "savaş rantçılığı" iddiaları oldu. Demokratların bu savaşı finanse etmek için tek bir kuruş bile vermemesi gerektiğini, savaş bütçesinin başka siyasi tavizlerle takas edilmemesi gerektiğini savundu.
Saldırıların hemen öncesinde Polymarket gibi platformlarda yapılan anonim bahislerin "içeriden bilgi sızdırıldığına" işaret ettiğini belirten Murphy, bu piyasaların tamamen yasaklanması için yasa teklifi hazırladığını duyurdu:
"İnsanların hayatı ve askeri operasyonlar üzerinden gizli finansal çıkarlar gözetilmesi kabul edilemez bir distopyadır.Amerikan halkı bu savaştan nefret etti, ekonomik bedeller arttıkça ve tabutlar gelmeye başladıkça bu tepki sağdan ve soldan gelen devasa bir çığlığa dönüşecek.''
Trump'a yakın kişilerin savaşın başlayacağını önceden bildiğini ve Polymarket gibi platformlarda "24 saat içinde savaş çıkacağı" üzerine büyük bahisler oynayarak para kazandıklarını da dile getirdi.
Senatör Murphy, ''Trump'ın kararsızlığı ve beceriksizliği nedeniyle kara birliği gönderilip gönderilmeyeceğinin kestirilemediğini'', Trump'ın "gerçeklikle bağını yitirmiş ve savaş lobileri tarafından yönlendirilen" bir figür haline geldiğini vurgulayarak milyonlarca akıbeti belirsiz Amerikan askerinin gönderilmesi riskine dikkat çekti.
İsrail'in İran'ı kalıcı olarak istikrarsızlaştırmaya çalıştığını, ABD'nin ise Kürtleri sürece dahil ederek bir iç savaşı finanse etme riskini göze aldığını, "çökmüş bir İran devletinin" ABD çıkarlarına aykırı olduğunu söyledi.
Son olarak Murphy, yanlış bir askeri müdahalenin bölge siyasetini bir nesil boyunca altüst edebileceği dersinin Irak'tan alınması gerektiğini hatırlattı.