Prof. Merendi canlı yayında Piers Morgan'a meydan okudu

07 Mart 2026

ABD'nin İran'a yönelik haydutluk eyleminin sürdüğü saatlerde Tahran'da bulunan İranlı akademisyen Prof. Dr. Muhammed Merendi, Piers Morgan'ın sunduğu "Uncensored" programına canlı bağlandı; ABD'yi "sinsi bir rejim" olarak nitelendirirken Tahran sokaklarında ölçtüğü kamuoyu desteğine dikkat çekti.

YDH - Tahran'a yönelik ABD hava saldırılarının kesintisiz sürdüğü saatlerde ekrana çıkan Tahran Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Muhammed Merendi, yaşananların dokuz ay öncesinin tekrarı olduğunu vurguladı.

Merendi, "Dokuz ay önce İranlılar Trump yönetimiyle müzakere ederken ABD, aynı zamanda gizlice Netanyahu rejimiyle koordineli bir yıldırım harekatı planlamaktaydı" diye konuştu.

Merendi'ye göre Amerikalı müzakereci Steve Witkoff, Fox News'a verdiği demeçte uranyum zenginleştirme faaliyetinin kabul edilebilir olduğunu açıklamış; ancak bu açıklama yanıltıcıydı.

Merendi, "Witkoff, zenginleştirmenin kabul edilebilir olduğunu söyledi. Ama açıkça yalan söylüyordu" dedi.

Müzakerelerin beşinci turunu izleyen saldırıyı bu çerçevede değerlendiren Merendi, aradan geçen zamanda İran'ın bu kez hazırlıklı olduğunu vurguladı. "Bu sefer İranlılar hazırdı; karşı tarafın yalan söylediğini biliyorlardı" diye ekledi.

Umman dışişleri bakanının arabuluculuk sürecindeki açıklamalarına da değinen Merendi, Witkoff'un aktardığı tablo ile Umanlı yetkilinin kamuoyuyla paylaştıkları arasındaki çelişkiye dikkat çekti ve "Arabuluculuk yapan Uman dışişleri bakanı, Witkoff'un son açıklamalarına benzer bir şey söylemedi. Yalnızca ilerleme kaydedildiğini ifade etti" dedi.

"Lider evini terk etmeyi reddetti"

Morgan, ABD ve İran'ın askeri kapasite farklılıklarını rakamlarla ortaya koydu: 895 milyar dolarlık savunma bütçesi ve 13 bin 300 uçağa sahip ABD'ye karşılık İran'ın 15 milyar dolarlık bütçesi ve 550 uçağı. Morgan, "Salt sayılar üzerinden değerlendirildiğinde, bu çatışma ancak tek türlü sonuçlanabilir" dedi.

Merendi ise saldırının ilk gününde Devrim Lideri dahil 40 üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiğine ilişkin ABD açıklamalarını kesinlikle reddetti.

"Bu rakam Amerikan propagandasından ibaret. Beyaz Saray her türlü saçmalığı dile getirebilir" değerlendirmesini yapan Merendi'ye göre öldürülen kişi sayısı, önceki operasyona kıyasla çok daha düşüktü.

Öte yandan Devrim Lideri'nin tutumunu bir onur meselesi olarak değerlendiren Merendi, liderin tahliye teklifini geri çevirdiğini aktardı. "Lider, 'Ofisimi ve evimi terk etmiyorum; çünkü pek çok İranlının gidecek yeri yok ve ben de gidemem' dedi. Birincil hedef olduğunu herkes bilmesine rağmen halkının yanında kalmayı seçti. İşte bu yüzden bu denli seviliyordu" diye konuştu.

"Şehir bombardıman altındayken binlerce kişi meydanlara indi"

Morgan'ın İran'daki kamuoyu desteğine ilişkin sorgusuna karşılık Merendi, kamera karşısında çok daha canlı bir tablo çizdi. "Konuştuğumuz şu an, füze yağmuru altındaki Tahran'ın pek çok noktasında insanlar sokaklara dökülmüş, ABD'yi protesto ediyor ve silahlı kuvvetlere direnç çağrısı yapıyor" dedi.

Merendi, söz konusu gösterilerin sadece küçük bir kesimi yansıtırken küçük şehirlerdeki çok daha kalabalık eylemlerin hiçbir Batılı kanalda yer bulmadığını dile getirdi.

Merendi, "Bu kitleleri gösteremezsiniz; çünkü bunu yapabilmek için belirli bir anlatıyı sürdürmek zorundasınız" diye ekledi.

Merendi, Morgan'ın gösterdiği ve devrik bir Devrim Lideri'nin heykelinin görüntülendiği iddia edilen sahneyi doğrudan yanıtladı:

"Vay be, bakın şu milyonlara. Muhteşem. Neden yüz kat daha kalabalık olan mitingleri göstermiyorsunuz?"

"Körfez'deki diktatörlükler hem suç ortağı hem de tarafsız olamaz"

Morgan, İran'ın komşu Körfez ülkelerini hedef almasının bölgesel dengeleri nasıl etkilediğini sormaya devam etti. Bu ülkelerin Suudi Arabistan, BAE ve diğer monarşileri İsrail ve ABD'nin yanında konumlandırdığı değerlendirmesini aktardı.

Merendi bu tabloyu tümüyle tersine çevirdi. "Bu Körfez Arap aile diktatörlükleri ABD üslerine ev sahipliği yapıyor; üstelik bu üsler İran'a karşı aktif biçimde kullanılıyor. Hem saldırının bir parçası olup hem de tarafsız kalındığını iddia edemezsiniz" dedi.

Merendi, söz konusu hükümetlerin saldırganlığa ortak olduğunu ve bunun bedelini ödeyeceklerini vurguladı ve "Hem keki yiyip hem de saklayamazlar" diye konuştu.

"İran'ı eleştirir misiniz?" sorusu gerginliği artırdı

Söyleşinin en sert bölümü, Morgan'ın Merendi'ye kendi rejimine açık eleştiri yöneltmesini istediği anda yaşandı. Morgan, "Eğer gerçekten özgür konuşabiliyorsanız, şu an burada rejimi eleştirin" dedi.

Merendi, talebini geri çevirdi; ancak genel bir toplumsal eleştiri kültürünün varlığını örneklerle aktardı. "İran'da hükümet ve politikalar, aralıksız eleştiriliyor. Taksiye binersiniz, eleştiriyorlar; kampüse girersiniz, eleştiriyorlar" dedi.

Bununla birlikte doğrudan bir eleştiri yapmayı reddetti. "Bana beş dakika verildiğinde yapacağım" diye ekledi.

Morgan bu yanıtı yeterli bulmadı ve tonunu sertleştirdi ve "Hayır, yapmayacaksınız. Çünkü korkaksınız. Rejimin ücretli sözcüsüsünüz. Eleştirseniz yayından silinirsiniz. Görüntü ekranlarda kalmak ve rejimi pazarlamak" dedi.

Merendi ise karşılıklı suçlamaların yoğunlaştığı bu bölümde Morgan'ın sözünü kesti: "Korkmayın. Sakin olun. Yanıtlamamı bekleyin."

Morgan'ın ısrarı üzerine Merendi, "Ülkem hava saldırısı altında. Şehrimde insanlar katlediliyor. Siz benden bu anlamda bir şey talep ediyorsunuz" dedi.

İran devlet televizyonu meydan okuması

Söyleşi, Morgan'ın Merendi'ye yıllardır programına çıkma fırsatı tanıdığını hatırlatmasıyla yeni bir boyut kazandı; Morgan, kendisine de İran devlet televizyonunda aynı imkanın tanınması talebini yineledi.

Morgan, "Sizi defalarca programıma çıkardım ve istediğinizi söylemek için platform sağladım. Bana da İran devlet televizyonunda aynı fırsatı verin; kameraya bakarak rejim hakkında ne düşündüğümü söyleyeyim. Bu adil olmaz mı?" diye sordu.

Merendi, Morgan'ı Tahran'a davet etti. "Buraya gelin. Ülkemizi gezin. Sonra bir stüdyoya geçip canlı yayında tartışalım, herkes izlesin" ifadesini kullandı.

Morgan bu yanıtı değerlendirirken tutumunu özetledi: "Kayıtlara geçsin: Ben programıma çıkıp rejimi eleştirebiliyorum. Siz ise defalarca fırsat verilmesine rağmen bunu yapamadınız. Ve beni devlet televizyonuna çıkarmayacaksınız; çünkü söyleyeceklerimi söylemememi gerektiren bir sistem var orada."

Merendi, yanıtını kısa ve keskin tuttu: "Siz soykırımı desteklediniz. Filistin'de, İsrail'de yaşananları desteklediniz."