
YDH- ABD yönetiminden üst düzey yetkililer, Amerikan medyasının önde gelen mecralarından Washington Post'a verdikleri mülakatlarda, İran'ın iç siyasi ve askeri dengelerine dair çarpıcı bir gerçeği kabul ettiler.
Yetkililer, İran içinde "kitlesel bir halk ayaklanması" ya da mevcut hükümet ve güvenlik bürokrasisi içinde bir rejim değişikliğine zemin hazırlayacak yapısal bölünmelere dair hiçbir somut emare bulunmadığını dile getirdi.
Amerikalı yetkililerin analizlerine göre, Tahran yönetiminin ülke üzerindeki kontrolünü tam kapasiteyle sürdürmesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın hedeflediği "siyasi sonuçlar dayatma" stratejisini işlevsiz kılıyor.
Haberde, İran’daki askeri ve güvenlik kurumları da dahil olmak üzere tüm devlet aygıtlarının, dış baskılara rağmen organize bir biçimde faaliyet gösterdiği ve kurumsal bütünlüğünü koruduğu açıkça kabul ediliyor.
Bu itiraflar, İran’ın Amerikan-İsrail saldırganlığına yanıt olarak başlattığı "Gerçek Vaat 4" operasyonunu kararlılıkla sürdürdüğü bir dönemde geliyor. Bölgedeki Amerikan askeri üslerini ve işgal altındaki toprakların derinliklerini hedef alan Tahran, saha üstünlüğünü diplomatik bir taviz aracına dönüştürmeyi de reddediyor.
Amerikan haber ajansı Bloomberg'e yansıyan bilgilere göre İran, mevcut koşullar altında ABD ile herhangi bir müzakere sürecine girme niyetinde olmadığını kararlı bir duruşla sergiliyor.
Öte yandan, Washington’un İran’a yönelik askeri faaliyetleri uluslararası kamuoyunda hukuki bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a karşı yürüttüğü savaşın mevcut uluslararası hukuk normlarına göre hiçbir yasal gerekçesi olmadığını ve meşruiyetten yoksun olduğunu bir kez daha teyit etti.