
YDH- Kuveyt, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri saldırılarıyla tırmanan bölgesel savaşın ardından, Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek ham petrol üretimi ve rafinaj faaliyetlerini geçici olarak azaltma kararı aldı.
Kuveyt Petrol Şirketi (KPC) tarafından Cumartesi günü yapılan resmi açıklamada, bölgedeki istikrarsızlığın ve deniz ticaret yollarına yönelik tehditlerin risk yönetimi ve iş sürekliliği stratejisi kapsamında ihtiyati bir küçülmeyi zorunlu kıldığı vurgulandı.
KPC, İran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerine yönelik sert uyarılarının ve Kuveyt’e yönelik tutumunun bu stratejik kararın merkezinde yer aldığını belirtti.
Kuveyt’in bu kararı, İran Devrim Muhafızları Ordusu yetkililerinin Hürmüz Boğazı'nın tamamen İran deniz güçlerinin denetimi altında olduğunu ilan etmesinin ardından geldi.
Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Siyasi Danışmanı Muhammed Ekberzade, su yolunun tam kontrol altında olduğunu teyit ederken; Tuğgeneral İbrahim Cebbari, boğazdan geçmeye çalışan her geminin hedef alınacağını ve bölgeden "tek bir damla petrolün" bile çıkışına izin verilmeyeceğini ihtar etti.
Bu askeri baskı sonucu Boğaz’daki gemi trafiği dramatik bir şekilde yavaşladı; normal şartlarda günde 60 geminin geçtiği koridordan Pazartesi günü sadece iki tankerin geçebildiği rapor edildi.
Küresel enerji piyasaları bu istikrarsızlığa anında tepki verdi.
Brent petrolün varil fiyatı, küresel ham petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz ticaretinin beşte birinin geçtiği bu koridorun kapanma endişesiyle 2024 Temmuz’undan bu yana ilk kez 87 dolar sınırını aştı.
Sahadaki riskler ise sadece sözlü uyarılarla sınırlı kalmadı; Perşembe günü Mübarek el-Kebir Limanı'nın 56 kilometre güneydoğusunda demirli bir tankerde büyük bir patlama meydana geldiği, kargo tanklarından birinin hasar görerek denize petrol sızdığı bildirildi.
Kuveyt Savunma Bakanlığı da eş zamanlı olarak, kritik altyapı tesislerini korumak amacıyla bir operasyonel bölgeye giren insansız hava aracını (İHA) imha ettiğini duyurdu.