Brezilyalı analist Marins: ABD ve İsrail'in ateş gücü yüzde 65 azaldı

08 Mart 2026

Brezilyalı analist Patricia Marins'in değerlendirmesine göre ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı hava operasyonunun sekizinci gününde saldırı hacmi yüzde 65’e varan oranda azaldı.

YDH - Resmi veriler, 28 Şubat 2026 tarihinde başlatılan harekatın ilk aşamasının ardından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İsrail’in İran’a yönelik günlük hava saldırılarının toplam hacminde önemli azalma olduğunu gösteriyor.

Brezilyalı jeopolitik analisti Patricia Marins tarafından paylaşılan verilere göre, koalisyonun günlük saldırı temposu operasyonun başlangıcına kıyasla yüzde 55 ile yüzde 65 bandında düşüş kaydetti.

5 Mart 2026 tarihli Savaş Çalışmaları Enstitüsü (ISW) raporuna göre, İran’ın hava savunma sistemleri ve komuta yapısının başlangıçta bastırılmasının ardından harekat ikinci aşamaya girdi.

Ancak raporda, bu bastırma planının hedeflendiği ölçüde tam gerçekleşmediği, İran’ın bazı bölgelerde hava savunma sistemlerini çalıştırmayı sürdürdüğü ve komuta yapısını daha da merkezsizleştirdiği vurgulandı.

Pentagon ve Tel Aviv’in hedef bankası daralıyor

ABD, harekatın başlangıcındaki yoğun ateş gücü temposunu sürdüremedi. CENTCOM bilgi notuna göre, Amerikan kuvvetleri ilk 48 saat içinde 1250 hedefi, ilk 72 saat içinde ise 1700 hedefi vurdu.

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi (CSIS) tarafından yayımlanan analizde ise saldırıların zirve noktasına ilk 100 saat içinde ulaşıldığı ve Amerikan mühimmatlarıyla 2 bin hedefin vurulduğu tahmin ediliyor.

CSIS raporu, 4 Mart tarihinden itibaren saldırılarda belirgin düşüş görüldüğünü aktardı.

Airwars tarafından 6 Mart tarihinde yayımlanan raporda, ABD ve İsrail’in ortak saldırılarının ilk dört gün boyunca günde bin hedefi aşan rekor hızda gerçekleştiği doğrulandı.

Fakat operasyon ilerledikçe bu yoğunluğun sürdürülemediği ifade edildi. Analist Patricia Marins, bu düşüşün hedeflere ulaşılması nedeniyle değil; planlama sorunları, uçak bakımı ve mühimmat stoklarındaki yetersizlikten kaynaklandığını belirtti. Marins ayrıca İran’ın füze ve insansız hava aracı fırlatmaya devam etmesinin, koalisyonun planlanan başarıya tam ulaşamadığını gösterdiğini kaydetti.

Hava saldırıları sivil altyapıya yöneldi

İsrail ve ABD’nin İran’daki hedef listesinin pazar günü itibarıyla belirgin şekilde azaldığı, bunun da hava operasyonu seçeneğinin sonuna yaklaşıldığına işaret ettiği bildirildi.

Yemen News Portal'ın haberine göre, Donald Trump’ın en sert saldırıların düzenleneceği yönündeki tehditlerinin ardından saldırıların Tahran’daki petrol depolama tesisleri ve Keşm’deki su arıtma merkezi gibi sivil tesislere odaklandığı görüldü.

Operasyonda B-1, B-2 ve B-52 tipi Amerikan bombardıman uçaklarının kullanıldığı aktarıldı. Teknik olarak yer altındaki tahkim edilmiş hedefleri vurmak için tasarlanan bu uçakların petrol depoları gibi açık hedeflere yönelmesi, hedef bankasının tükendiği şeklinde yorumlandı.

Haberde, ilk asker ölümlerinin gerçekleşmesi ve yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle iç siyasi baskıyla karşılaşan Trump’ın, Tahran semalarında yoğun duman ve ateş görüntüleri oluşturarak güç gösterisi yapmaya çalıştığı ifade edildi.

Mühimmat stokları ve lojistik alarm veriyor

İsrail, harekatın ilk gününde 24 saat içinde 500 hedefi vurarak tarihinin en büyük hava operasyonunu gerçekleştirdi. Harekatın altıncı günü olan 5 Mart tarihinde toplam saldırı sayısı 2 bin 500 olarak bildirilirken, günlük saldırı ortalamasının 300’e düştüğü kaydedildi.

7 Mart tarihine gelindiğinde İsrail’in toplam saldırı sayısı 3 bin 400’e ulaşırken, günlük ortalama 425 oldu. Bu veriler, İsrail’in başlangıç temposuna göre yüzde 15’lik bir azalmaya işaret ediyor.

ABD tarafında ise tablo daha keskin bir düşüşü yansıtıyor. Sekizinci güne kadar ABD tarafından vurulan toplam hedef sayısı 3 bin olarak kayıtlara geçti.

İlk günlerdeki bin 250 saldırılık ortalamanın dokuzuncu günden itibaren günde 300 ile 400 seviyesine gerilemesi, ABD’nin operasyonel temposunda yüzde 76’lık düşüş anlamına geliyor.