
YDH- Kıbrıs Dışişleri Bakanı Constantinos Koumbous, adadaki Akrotiri İngiliz hava üssüne yönelik gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısının Lübnan’dan fırlatıldığını resmen açıkladı.
Bu kritik gelişmeyi takip eden 12 saatlik süre zarfında, adanın açıklarında iki yeni savaş İHA’sının daha etkisiz hale getirildiğini belirten Koumbous; Lübnan cephesinden veya kuzeydoğu yönünden gelebilecek hiçbir tehdidin göz ardı edilemeyeceğinin altını çizdi.
Bakan, değişen güvenlik mimarisi doğrultusunda savunma sistemlerinin acilen güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Akrotiri üssüne yapılan ve "eşi benzeri görülmemiş" olarak nitelendirilen bu saldırı, başkent Lefkoşa’da büyük bir toplumsal tepkiyi tetikledi.
Yüzlerce protestocu, İngiliz askerî üslerinin varlığının Kıbrıs’ı İran ve bölgesel güçler arasındaki çatışma sarmalına sürüklediğini belirterek sokaklara indi.
Üslerin kapatılmasını talep eden göstericiler, bu tesislerin ülke güvenliği için bir kalkan değil, aksine bir hedef tahtası oluşturduğunu vurguladı.
Kıbrıs makamları, ABD öncülüğünde şekillenen ve İran’la yaşanan gerilimlerin ardından tırmanan atmosferde, saldırıların doğrudan İngiliz üslerini hedef aldığını, Kıbrıs devletinin kendisinin bir hedef olmadığını ısrarla yineliyor.
1960’taki bağımsızlık sürecinden bu yana Birleşik Krallık’ın egemenliğinde kalan ve ada topraklarının yaklaşık %3’ünü kapsayan Akrotiri üssü, Londra’nın Orta Doğu’daki en stratejik operasyon merkezi olma özelliğini koruyor.
Saldırılar karşısında geri adım atmayan Londra yönetimi, üslerin hava savunmasını desteklemek amacıyla bölgeye modern savaş uçakları ve deniz helikopterlerini içeren yeni askerî takviyeler gönderdi. Ancak bu hamleler adadaki gerilimi düşürmeye yetmedi.
Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nicos Christodoulides, ülkesinin herhangi bir askerî operasyonel niyetinin bulunmadığını net bir dille belirtirken; son güvenlik krizinin ardından İngiliz üslerinin adadaki geleceğinin artık tartışmaya açılabileceğinin sinyalini verdi.