İsrailli siber uzmanlar: İran tüm kılcal damarlarımıza sızdı

09 Mart 2026

İsrailli siber yetkililere göre İran bağlantılı gruplar, yüz binlerce güvenlik kamerasını hedef alan siber operasyonlarla İsrail genelindeki savunmasız ağlara sızarak kamusal alan hareketliliğini ve hassas verileri izleyebilecek geniş bir erişim elde etti.

YDH- Pazartesi günü Yediot Ahronot gazetesinde yer alan habere göre, İsrail rejiminin Ulusal Siber Direktörlüğü, İran’ın kapsamlı bir siber harekat ile İsrail genelindeki yüz binlerce güvenlik kamerasını ele geçirdi.

İran’a karşı yürütülen savaşın başından bu yana artış gösteren saldırılarda; topluluk girişlerindeki kapılardan bina lobilerine, çocuk odalarından sokak köşelerine kadar her noktadaki merceklerin hedef alındığı vurgulandı.

Siber Direktörlük,savaşın geçtiğimiz hafta başlamasından bu yana, İranlı gruplar ve diğer hasım aktörlerin istihbarat toplama amacıyla hem özel hem de kamuya ait kameralara sızdığı en az 40 kritik vakayı raporladı.

Söz konusu ''ihlallerin, işgal güçlerinin kamusal alanlardaki intikallerini izlemek, füze düşüş noktalarını anlık takip etmek ve hassas verileri depolamak için kullanılması nedeniyle "yüksek düzeyde ulusal güvenlik riski" oluşturduğu'' açıklandı.

Haberde, geçtiğimiz günlerde Financial Times’ın aktardığı bir iddiaya da atıfta bulunuldu.

Habere göre; Tahran’daki trafik kameralarının İsrail istihbaratı tarafından manipüle edilmesine benzer bir asimetrik yanıtın, bugün İran tarafından İsrail’in tüm kılcal damarlarına sızarak verildiği görülüyor.

Ulusal Siber Direktörlüğü, diğer güvenlik birimleriyle koordineli olarak; savunmasız sistemlere sahip işletmeleri, yerel yönetimleri ve kamu kurumlarını uyarmak, saldırıları kesintiye uğratmak için yoğun bir mesai harcadığını bildirdi.

Teknik verilere göre; sızma işlemlerinin büyük çoğunluğu, cihazların işletim yazılımlarındaki yerleşik açıklar veya fabrika çıkışlı "admin" şifrelerinin değiştirilmemesi üzerinden gerçekleştiriliyor.

İsrail genelinde kurulu olan ve güvenlikten yoksun yüz binlerce kameranın, amatör seviyedeki saldırganlar için bile kolay hedefler olduğu ifade ediliyor.

Siber Direktörlük Operasyon Başkanı Dana Toren, güvenlik kameralarının doğrudan internete açık olmaması gerektiğini vurgulayarak; "Şifrelerin derhal değiştirilmesi ve yazılımların güncellenmesi şarttır. Bu bir mahremiyet meselesinden öte, doğrudan bir güvenlik krizidir," uyarısında bulundu.

Uzmanlar, Şudan gibi platformlar üzerinden İsrail'deki binlerce açık IP adresinin saniyeler içinde haritalandırılabildiğine ve otomatik botların şifre kombinasyonlarını hızla kırarak sistemlere "arka kapıdan" sızdığına dikkat çekiyor.

Kontrolü ele geçirilen kameraların yalnızca görüntü aktarmakla kalmadığı, aynı zamanda ağdaki diğer bilgisayarlara sızmak için bir "köprübaşı" olarak kullanıldığı ve bazı durumlarda sahte video akışlarının sisteme enjekte edilebildiği belirtildi.

Haberde ayrıca, özellikle Çin menşeli düşük maliyetli markaların yüksek risk taşıdığı, buna karşın İsrail pazarının bu güvensiz cihazlarla dolu olduğu kaydedildi.

Gözlemciler, İran'ın, benzer bir siber üstünlük ve istihbarat başarısını Haziran 2025’te de sergileyerek İsrail’deki özel güvenlik ağlarını felç ettiğiğini hatırlatıyor.

O dönemde balistik füzelerin isabet oranını artırmak için sivil kameralardan gerçek zamanlı veri sağlayan Tahran, siber saldırıları altyapı sistemlerini felç eden kapsamlı bir psikolojik savaşla eşgüdümlü yürütmüştü.

Bu durum, Direniş Ekseni'nin dijital sahada ulaştığı süreklilik arz eden yetkinliğin ve İsrail savunma doktrinindeki yapısal zafiyetlerin tarihsel bir teyidi niteliğindedir.