Direnişin savunma hattı İsrail’i derinleşmeye zorluyor

10 Mart 2026

Direnişin Lübnan genelindeki operasyonları, İsrail’in hem hava indirme hem de kara sızma girişimlerini püskürterek sahadaki askeri dengeleri sarsıyor.

YDH - Lübnan'da savaşın şiddeti artarken, güney cephesi ve Bekaa bölgesi İsrail’in başarısızlıkla sonuçlanan sızma girişimlerine sahne oldu.

Direniş güçleri, İsrail’in stratejik hedeflerine yönelik operasyonlarını sürdürürken, özellikle Suriye yönünden gelen yaklaşık 15 askeri helikopterin gerçekleştirmeye çalıştığı geniş çaplı hava indirme girişimini püskürttü.

Nebi Şit bölgesindeki Sergaya ovasına kuvvet indirmeyi hedefleyen bu operasyon, 48 saat içinde engellenen ikinci girişim olarak kayıtlara geçti.

Bu durum, direnişin hem Lübnan’ın iç kesimlerinde hem de sınır hattında yüksek bir istihbarat kapasitesine ve anlık müdahale gücüne sahip olduğunu ortaya koyuyor.

El-Ahbar gazetesinin haberine göre Güney Lübnan’daki sınır hattında bulunan Adeyse, Aytarun ve Markaba gibi yerleşim yerleri, İsrail ordusu için operasyonel bir yıpranma merkezine dönüştü.

Adeyse'nin Hılla el-Muhafir bölgesinde direnişin gerçekleştirdiği yoğun topçu ve füze atışları, İsrail kuvvetlerinin çatışmalar ve doğrudan ateş altında geri çekilmeye zorlanmasına neden oldu.

Markaba ve Rub Selasin mevkilerinde de İsrail’in Mürtefa el-Akabe ve Harret el-Bersime bölgelerindeki hareketliliği sürekli izleniyor; bu da İsrail birliklerinin attığı her adımın direnişin kısa menzilli roket menzilinde olduğunu kanıtlıyor.

Direniş, savunma odaklı hamlelerin ötesine geçerek İsrail’in teknik ve güvenlik merkezlerini hedef aldı. İsrail’in 160 kilometre derinliğinde bulunan ve savunma siber faaliyetleri ile iletişimden sorumlu Vadi İla İstasyonu’na düzenlenen saldırı, direnişin dijital kontrol sistemlerini hedef alma kapasitesini gösteriyor.

Ayrıca, İsrail’in iç cephe komutanlığına ev sahipliği yapan ve Tel Aviv’in güneydoğusunda bulunan Ramle üssüne yönelik füze saldırıları, milyonlarca sivili doğrudan hedef kapsamına alıyor.

Nehariye’de ise 146. Tümen karargahı, direnişe ait İHA sürüleri tarafından hedef alındı; bu operasyonlar direnişin İsrail hava savunma sistemlerini aşma becerisini güçlendiriyor.

Tel Aviv’de operasyonel kapasite krizi

İsrail ordusu, bir yandan Lübnan’daki sivil altyapıyı ve özellikle Kard'ul Hasen kurumuna ait şubeleri hedef alırken, diğer yandan kendi içinde stratejik bir tartışma yürütüyor.

İsrail Kanal 15’ten Yinon Yitah, kuzey komutanlığının 162. Tümen’i kara harekatını genişletme ihtimaline karşı bağımsız bir operasyonel birim olarak hazırladığını aktardı. İsrail kabinesi, ordu ve güvenlik teşkilatı tarafından hazırlanan ve tampon bölgenin derinliğini artırmayı hedefleyen yeni bir öneriyi değerlendiriyor.

Öte yandan, Maariv gazetesinden Avi Aşkenazi, İsrail kamuoyunun Lübnan’daki durumdan duyduğu endişeyi dile getirerek, İsrail ordusunun henüz derinlemesine bir manevra için yeterli gücü toplamadığını ve Litani Nehri hattına ulaşma kapasitesinin olmadığını belirtti.

Aşkenazi’ye göre ordu, şu anki operasyonları "saldırı" değil, "ileri savunma" olarak tanımlıyor. Cephedeki askerlerin aileleri, İsrail ordusunun sınırın birkaç yüz metre ötesinde, zırhlı araçların içinde bekleyerek ve toprak siperler kazarak yürüttüğü bu "melez" durumdan rahatsız.

Askeri yetkililerin Lübnan’ı ikincil, İran’ı ise birincil cephe olarak nitelendirmesi, Tel Aviv’in mevcut kara harekatına yönelik stratejik yaklaşımındaki kararsızlığın temelini oluşturuyor.