Washington ve Tel Aviv: Lübnan cephesi İran'dan ayrılıyor

11 Mart 2026

"Sızıntılar, Tel Aviv'in Hizbullah'ı bitirmek için inisiyatifi ele aldığını ve sahada geniş kapsamlı bir kara harekâtı için hazırlıkların sürdüğünü işaret ediyor."

YDH - Washington ve Tel Aviv, İran ile olası bir ateşkesin Lübnan cephesini kapsamayacağı konusunda mutabık kalarak Lübnan ve İran cephelerini birbirinden ayırma kararı aldı. İsrail'in Lübnan'ın güneyinde yedi kilometrelik bir güvenli bölge oluşturmak ve Bekaa Vadisi'ne derin operasyonlar düzenlemek amacıyla geniş kapsamlı bir kara harekâtına hazırlandığı bildiriliyor. El-Ahbar gazetesi muhabiri Meysem Rizk'in aktardığına göre ABD, Lübnan hükümetine yönelik baskısını artırarak Hizbullah’ın tamamen silahsızlandırılmasını ve örgütün siyasi kanadıyla birlikte "terör örgütü" ilan edilmesini talep ediyor.

Son iki gündür kamuoyunda en çok tartışılan soru, İran'a yönelik saldırıların durması halinde Lübnan cephesinin akıbetinin ne olacağı üzerine yoğunlaşıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik müdahalenin sona yaklaştığına dair açıklamalarının ardından, İsrail kanadından gelen beyanatlar ve Batı kaynaklı sızıntılar, Lübnan ve İran cephelerinin birbirinden ayrılacağı yönündeki eğilimi güçlendiriyor.

Nitekim Financial Times gazetesinin aktardığı bilgilere göre İsrail, Lübnan'da İran savaşının ötesine geçecek, uzun soluklu bir harekatın hazırlıklarını yapıyor.

Bu sırada Washington'da Lübnan dosyasına ilişkin "ön görüşmelerin" başladığına dair bilgiler sızarken; özel temsilci Tom Barrack'ın, elçi Steve Witkoff ile iş birliği içinde bu dosyayı yeniden devraldığı kesinleşti.

Veriler, Washington'un bu süreçte Avrupa'ya veya başka bir uluslararası aktöre rol verme niyetinde olmadığını, Lübnan ve İsrail ile doğrudan temas kurmayı tercih ettiğini gösteriyor.

İsrail, Lübnan hükümeti ile yürütülen müzakere sürecinin tıkandığını belirterek uluslararası himaye altındaki diplomatik çözümlere güvenmediğini ilan etti.

Bu açıklamaya eşlik eden sızıntılar, Tel Aviv'in Hizbullah'ı bitirmek için inisiyatifi ele aldığını ve sahada geniş kapsamlı bir kara harekâtı için hazırlıkların sürdüğünü işaret ediyor.

El-Ahbar gazetesine konuşan konuya vakıf kaynaklar, "Düşman, arabuluculara net bir mesaj ileterek İran ve Lübnan cephelerini ayırdığını, bölgedeki savaşın gidişatından bağımsız olarak Hizbullah'a yönelik askeri operasyonlarını tamamlayacağını bildirdi" dedi.

Kaynaklara göre İsrail, Lübnan'ın güneyindeki tampon bölgeyi yedi kilometre derinliğe ulaştırma hedefinden geri adım atmayacağı gibi; balistik füze ve İHA tesislerini hedef almak üzere Bekaa Vadisi'ne özel operasyonlar düzenleme kararı aldı.

İsrail kulislerinde, İran ile savaşın durmasının tüm askeri ağırlığın Lübnan cephesine kaydırılması anlamına geleceği ve masaya oturmadan önce işgal alanının genişletilmesinin amaçlandığı konuşuluyor.

İsrail, resmi Lübnan makamlarının tutumuna karşı ABD'nin sergilediği mesafeli duruştan memnun görünüyor. Washington'daki yetkililer, Lübnan yönetiminin son bir buçuk yılda Hizbullah'ı silahsızlandırma taahhüdünü yerine getirmeyerek pek çok fırsatı heba ettiğini savunuyor.

Tel Aviv'in saha değerlendirmeleri Hizbullah'ın askeri kabiliyetlerini koruduğunu, Litani Nehri'nin güneyinde hâlâ aktif olduğunu ve füze kapasitesini sürdürdüğünü göstermesiyle birlikte İsrail’in tehdit tonu daha da yükseldi.

Bu bağlamda, ABD'nin Beyrut Büyükelçisi Mişel İsa'nın Meclis Başkanı Nebih Berri'yi ziyareti dikkat çekti. Uzun süreli bir soğukluğun ardından gerçekleşen bu ilk çalışma toplantısının "olumlu geçmediği" belirtiliyor.

İsa, Hizbullah silahsızlandırılmadan hiçbir siyasi girişimi kabul etmeyeceklerini vurgulayarak, Lübnan ordusunun bu görevi derhal üstlenmesi gerektiğini ifade etti.

ABD'li büyükelçinin, İsrail'in askeri operasyonlarına tam destekle devam edeceği ve her cephenin kendine has şartları olduğu için "İran savaşının sonuçlarının beklenmemesi gerektiği" mesajını ilettiği aktarıldı.

Nebih Berri'nin, ABD ve İsrail'in işlevsiz bulduğu 1701 sayılı karar ve denetim mekanizmasına geri dönülmesini talep ederek Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan farklı bir tutum sergilediği görülüyor.

Fakat Washington'un talepleri silahsızlanmanın ötesine geçerek, Lübnan devletinin Hizbullah'ı resmi olarak "terör örgütü" ilan etmesi ve tüm faaliyetlerini yasaklaması noktasına ulaştı.

Öte yandan, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu arasındaki telefon görüşmesinin "sert" geçtiği ortaya çıktı.

İsrail'in Fransa Büyükelçisi Joshua Zarka ise Lübnan hükümetinin taahhütlerini yerine getirmekten aciz olduğunu ve iç savaş korkusuyla hareket ettiğini öne sürerek, Lübnan ordusunun Hizbullah'ı silahsızlandıracağına dair hiçbir emare görmediklerini belirtti.

Batılı istihbarat teşkilatları Hizbullah ile temas kurmak istiyor

El-Ahbar'ın elde ettiği bilgilere göre iki Avrupa ülkesi, arabulucular vasıtasıyla Hizbullah ile temasa geçerek mevcut durumdan çıkış için bir uzlaşı formülü aramayı talep etti.

Söz konusu ülkeler, istihbarat başkanları aracılığıyla son günlerde Hizbullah'a mesaj göndererek Lübnan ve işgal rejimi arasında mekik diplomasisi yürütmeye hazır olduklarını bildirdi.

Fakat Hizbullah'ın iletişimdeki karmaşık güvenlik prosedürleri nedeniyle bu taleplere henüz bir yanıt verilmediği ifade ediliyor.

Daha önce de bazı Batılı istihbarat teşkilatlarının ABD ile koordineli şekilde benzer girişimlerde bulunduğu fakat Hizbullah'ın bu görüşmelerde bir fayda görmediği kaydedildi.

Çeviri: YDH