
YDH- HTŞ rejimi Colani’nin önceki gece “Lübnan Devlet Başkanı Jozef Aun’un Hizbullah’ı silahsızlandırma çabalarına destek verdiğini” açıklamasından sadece birkaç saat sonra, Suriye ordusu Şam’ın batısındaki Sergaya kasabası yakınlarındaki mevzilerine topçu ateşi açıldığını ve bunun kaynağının Lübnan topraklarındaki Hizbullah olduğunu iddia etti.
Rejimin Savunma Bakanlığı, yayımladığı açıklamada “uygun seçenekleri değerlendirdiklerini ve Suriye topraklarına yönelik herhangi bir saldırıya hoşgörü göstermeyeceklerini” bildirdi.
İsrail’in müdahaleleri ve suriye’nin tepkisi
Bilindiği üzere, İsrail bu bölgeyi 7 ve 9 Mart gecelerinde Doğu Silsile bölgesinde başarısız iniş operasyonları için helikopter iniş noktası olarak kullanmıştı.
Ayrıca, İran’a karşı başlayan savaş sırasında özellikle güney Suriye semalarında İsrail helikopterlerinin faaliyetlerinde belirgin bir artış gözlemlendi.
El-Ahbar’da yer alan makalede, bu faaliyetlerin, İran kaynaklı insansız hava araçlarının işgal altındaki topraklara ulaşmasını önlemeye yönelik olduğuna dikkat çekildi.
Suriye’nin sınırda harekete geçmesi
Makalede, bu gelişmelerin, şubat başından itibaren Lübnan sınırında Suriye’nin yaptığı askeri seferberlik ile paralel gerçekleştiğine vurgu yapıldı.
Askeri kaynaklar, bu konuşlanmanın yalnızca “Suriye iç güvenliğini koruma” amacına hizmet etmediğini belirtti.
Başbakan Nevaf Selam ve Ketaib Partisi lideri Sami Cümeyyil’in geçen cuma günü Colani’den aldıkları telefon görüşmesinin ardından bildirdiklerine göre, Colani’nin temasları sırasında ortaya çıkan tablo da bunun doğrultusunda.
Kaynaklar, mevcut konuşlanmanın niteliğinin “daha çok saldırgan” olduğunu ve kullanılan silahların da bu izlenimi pekiştirdiğini vurguladı.
Örneğin roketatarların varlığının, sınır güvenliğini sağlamak veya iç güvenliği korumak amacıyla yapılan savunma konuşlanmalarında tipik olarak yer almayacağı belirtildi.
Suriye topçusunun menzili ve sınır aşımı
Askeri kaynaklar, Suriye ordusunun topçularının ulaşabileceği mesafe, yani “durma noktası” olarak bilinen sınırın, genellikle sınır çizgisinde durması gerekirken, bu kez Lübnan topraklarına kadar uzandığını belirtti.
Makaleye göre, bu durum, mevcut konuşlanmanın yalnızca savunma amaçlı olmadığını gösteriyor.
Yabancı mücadeleci grupların katılımı
El-Ahbar, şubat ayının başından itibaren, İran’a karşı olası savaş sinyalleriyle birlikte Suriye-Lübnan sınırında olağan dışı bir askeri hareketliliğin gözlendiğini kaydetti.
Gazeteye göre, Çeçen, Özbek, Uygur ve daha önce Suriye kuzeydoğusundaki SDG kontrolünde yer alan bölgelerde savaşmış diğer yabancı gruplar sınır hattına getirildi.
Ayrıca, Lazkiye kırsalındaki Kibani tepelerinden gelen Asya kökenli militanlar da Doğu Silsile’ye benzer coğrafi yapıya sahip bölgelerde konuşlandırıldı.
Suriye ordusunun, Şubat ayının 10’unda Lübnan sınırına yakın Kalamun bölgesinde gerçek mühimmatla tatbikatlar gerçekleştirdiğini söyleyen el-Ahbar, bu tatbikatların, ABD’nin İran’a olası müdahalesiyle eş zamanlı olarak sahadaki hazırlıkların tamamlandığını gösterdiğini belirtti.
Hizbullah ve Suriye ilişkisi
HTŞ rejimi İçişleri Bakanlığı şubat ayı başında, Hizbullah’ın “Mezze Hücresi” olarak adlandırılan bir gruba roket ve insansız hava araçları sağladığını iddia etti.
Askeri kaynaklar, bu iddiaların Suriye’nin Lübnan sınırında yeni bir ABD-İsrail eksenine destek veren konuşlanmayı gerekçelendirmek amacıyla politik ve medyatik hazırlık olduğunu ifade etti.
Lübnan ve Suudi Arabistan aracılığıyla istikrar çabaları
El-Ahbar’ın aktardığı bilgilere göre, Lübnan’ın Şubat ayında Suudi Arabistan nezdinde yaptığı girişimler, Riyad’ın devreye girmesiyle “geçici” bir istikrara yol açtı; ancak Suriye’nin sınırdaki askeri konuşlanması aynen devam etti.
Makaleye göre, bölgedeki savaş koşulları, özellikle Hizbullah’ın güçlerini yeniden kazanması, ABD’nin Şam’a vereceği talimatlarla olayların hızla tırmanabileceğini gösteriyor.
Uluslararası müdahale ve sınırdaki riskler
Türkiye ve Rusya'nın da devreye girdiği diplomatik trafik kapsamında Colani’nin dün Cumhurbaşkanı Aun ile telefonda görüşerek "savunma amaçlı konuşlanma" vurgusu yapması dikkat çekse de kaynaklar doğu cephesinin açılmasının önünde ciddi engeller olduğunu belirtiyor.
El-Ahbar’a göre, özellikle, Hizbullah’ın, işgalci rejim tarafından gerçekleştirilen iki başarısız iniş operasyonuna karşı gösterdiği hazırlık, herhangi bir doğu müdahalesinin riskini artırıyor ve Lübnan ordusunu zorlu bir konuma sokuyor.
Lübnan Ordusu Komutanı General Rudolf Heykel, ABD, Suudi Arabistan ve Katar’daki yetkililerle görüşmelerinde, HTŞ rejimi ordusunun Lübnan’a girmesi durumunda ordunun tarafsız kalamayacağını belirtti.
Makaleye göre, ayrıca, siyasi otoritenin ordunun geri çekilmesini ve güney mevzilerini boşaltmasını zorunlu kılması, ordunun itibarına ciddi zarar verebilir ve savunma rolüne dair şüpheler doğurabilir. Ayrıca, Suriye’ye karşı herhangi bir müdahale, devletin dış saldırıya maruz kalmasına ve ordu ile direnişin karşı karşıya gelmesine yol açabilir; bu da Suriye müdahalesi için bir gerekçe oluşturacaktır.
Mevcut konuşlanma ve stratejik önemi
Makalenin sonunda, şu an için Suriye sınırındaki güçlerin, Direniş’i oyalamak ve dikkatini dağıtmak için “hazır bir tehdit” unsuru olarak durduğuna dikkat çekildi.
Aynı zamanda, Hizbullah’ın güneyde İsrail ile çatışırken “kaynaklarını ve dikkatini bölen bir unsur” işlevi gördüğü belirtildi.