
YDH- Savunma, askeri ve uluslararası politika alanlarında yayın yapan Amerikan web sitesi 19FortyFive’de yayımlanan bir analizde, İran’a karşı yürütülen askeri saldırı sırasında ABD’nin hassas mühimmat kullanımının Pentagon’un küresel askeri hazırlığı açısından yeni tartışmalar doğurduğu ifade edildi.
Saldırının ilk günlerinde yoğun Tomahawk kullanımı
Savunma muhabiri Caleb Larson tarafından kaleme alınan analizde, 2026’daki İran çatışması sırasında ortaya çıkan “mühimmat derinliği” sorununun savunma çevrelerinde ciddi bir tartışma konusu haline geldiği belirtildi.
Yazıda, “Destansı Öfke Operasyonu”nun ilk 72 saatinde 400’den fazla Tomahawk seyir füzesinin kullanıldığı ifade edildi. Bu yoğun kullanımın ardından Pentagon’un, “yüksek maliyetli ve sınırlı sayıdaki mühimmat stoklarını korumak amacıyla daha düşük maliyetli mühimmatlara yöneldiği” bildirildi.
Makalede, ABD Savunma Bakanlığı’nın bu nedenle Joint Direct Attack Munition (JDAM) mühimmatlarını daha yoğun şekilde kullanmaya başladığı kaydedildi.
Yazıda ayrıca, İsrail ve ABD’nin İran’a karşı yürüttüğü askeri saldırının ikinci haftasına girdiği belirtilerek, “Pentagon’un hassas mühimmat kullanımı konusunda savunma çevrelerinde tartışmaların arttığı” ifade edildi.
JDAM mühimmatına yönelim
Analiz, ABD ve İsrail güçlerinin saldırılar ilerledikçe JDAM mühimmatına geçiş yaptığını belirtti.
JDAM mühimmatlarının, klasik serbest düşüş bombalarına takılan bir güdüm kitinden oluştuğu ve bu sayede hassas güdümlü mühimmat haline geldiği ifade edildi.
Larson’un analizine göre, JDAM’lar Tomahawk seyir füzelerine kıyasla “çok daha düşük maliyetli ve aynı zamanda çok daha hızlı üretilebilen” mühimmatlar olarak değerlendiriliyor.
Yazıda, JDAM kitleri ve serbest düşüş bombalarına ilişkin kesin stok rakamlarının bilinmediği ancak ABD’nin bu mühimmatlardan büyük miktarda bulundurduğunun düşünüldüğü kaydedildi.
ABD donanmasının Tomahawk kapasitesi
Washington merkezli düşünce kuruluşu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi (Center for Strategic and International Studies/CSIS) tarafından yapılan bir analize atıfta bulunulan analizde, İran çevresinde konuşlandırılan ABD donanmasına ait destroyerlerin 150 ila 250 Tomahawk seyir füzesi ateşleyebilecek kapasiteye sahip olduğu ifade edildi.
Ancak bu hesaplamanın ABD donanmasına ait denizaltıları kapsamadığı belirtildi.
Analize göre, dönüştürülmüş Ohio sınıfı güdümlü füze denizaltılarından biri bölgede bulunuyorsa, bu platformun tek başına 154 Tomahawk füzesi taşıyabileceği kaydedildi.
Analizde, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın kullanımında böyle bir denizaltının bulunmasının muhtemel olduğunu, ancak denizaltı konuşlandırmalarının genellikle kamuoyuna açıklanmadığını belirtti.
ABD ordusunda mühimmat tüketimi tartışması
Yazıda, ABD Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in, İran’a yönelik saldırı öncesinde Beyaz Saray’a “bazı uyarılarda” bulunduğu ifade edildi.
Axios’un haberine atıfta bulunulan analizde, Caine’in İran’a karşı yürütülecek geniş çaplı bir saldırının ABD’nin diğer bölgelerdeki askeri taahhütlerini “zorlayabileceği” konusunda başkanı uyardığı belirtildi.
General Caine’in ayrıca, ABD’nin son dönemde Tomahawk füzeleri ve hava savunma önleyicilerini “tarihi seviyelerde” kullandığını söylediği aktarıldı.
Analize göre ABD, bu mühimmatları İsrail’in savunulması, Ukrayna’daki savaş ve İran’a yönelik saldırılar dahil olmak üzere birçok farklı operasyon sırasında kullandı.
Önceki saldırılarda kullanılan Tomahawk füzeleri
Analiz, “Gece Yarısı Çekici Operasyonu” olarak adlandırılan İsrail-ABD ortak saldırısında İran’ın nükleer zenginleştirme altyapısı ve hava savunma sistemlerine yönelik saldırılarda yaklaşık 30 Tomahawk füzesi kullanıldığını belirtti.
Ensarullah’a yönelik saldırılarda yaklaşık 135 Tomahawk, Nijerya’daki IŞİD bağlantılı bir gruba karşı yapılan operasyonlarda ise 12’den fazla Tomahawk kullanıldığı ifade edildi.
Ayrıca, “Destansı Öfke Operasyonu”nun ilk günüde, 175 kız çocuğunun ölümüne neden olan saldırıya ilişkin görüntü analizlerinin patlamanın Tomahawk seyir füzesinden kaynaklandığını gösterdiğini ve İran’a yönelik saldırılarda Tomahawk kullanan tek ülkenin ABD olduğu ifade edildi.
Hava savunma sistemleri ve önleme füzeleri
Larson’un makalesinde, yalnızca saldırı mühimmatlarının değil, hava savunma sistemlerinin kullandığı önleme füzelerinin de “hızla” tüketilmesinin Pentagon açısından önemli bir sorun oluşturabileceği belirtildi.
ABD’nin Güney Kore’de konuşlu bir THAAD bataryasını Ortadoğu’ya kaydırdığı ve bazı Patriot sistemlerinin de Hint-Pasifik bölgesinden bölgeye taşındığı ifade edildi.
Bu adımların Ortadoğu’daki hava savunma kapasitesini artırdığı ancak Hint-Pasifik bölgesindeki savunma düzeni üzerinde etkiler yaratabileceği kaydedildi.
ABD savunma sanayisinde üretim artırma planı
Analiz, Pentagon’un mühimmat üretimini artırmayı öncelik haline getirdiğini belirtti.
Lockheed Martin ile yapılan anlaşma kapsamında THAAD önleme füzelerinin üretiminin yılda 96’dan 400’e çıkarılmasının hedeflendiği ifade edildi.
RTX şirketinin Raytheon birimiyle yapılan anlaşmaların ise Tomahawk, AMRAAM ve Standard serisi füzelerin üretimini artırmayı amaçladığı bildirildi.
RTX’in açıklamasına göre, bu anlaşmalarla birlikte, Tomahawk üretiminin yıllık 1000’in üzerine çıkarılması, AMRAAM üretiminin 1900’e yükseltilmesi ve SM-6 üretiminin 500’ün üzerine çıkarılması hedefleniyor.
Beyaz Saray’dan savunma şirketlerine üretim baskısı
Analiz, ABD Başkanı Donald Trump’ın savunma şirketlerinin “üretim hızını artırması” için yeni bir başkanlık kararnamesi imzaladığını belirtti.
“Prioritizing the Warfighter in Defense Contracting” adlı kararname kapsamında Savunma Bakanlığı’nın, üretim hedeflerini yerine getirmeyen şirketleri belirlemesi istendi.
Kararname ayrıca, savunma şirketlerinin üretim hedeflerine ulaşmadan temettü dağıtmasını veya hisse geri alımı yapmasını yasakladı.
İran’ın saldırıları ve hava savunma tartışması
Analiz, İran’ın ABD hedefleri, İsrail ve bazı bölge ülkelerine yönelik çok sayıda füze ve insansız hava aracı saldırısı gerçekleştirdiğini belirtti.
ABD ve müttefiklerinin bu saldırıların büyük bölümünü engellediği iddia edilirken, İran’a ait insansız hava araçlarının “bazı” hava savunma sistemleri için daha zor hedefler oluşturduğu kaydedildi.
Bu nedenle ABD’nin Ukraynalı hava savunma uzmanlarından destek aldığı belirtildi.
“Asıl risk bir sonraki savaş olabilir”
Analiz, bazı uzmanların ABD’nin mevcut operasyonlarda yüksek miktarda mühimmat kullanmasının gelecekteki olası çatışmalar açısından “risk” oluşturabileceğini savunduğunu aktardı.
American Enterprise Institute’tan Mackenzie Eaglen, ABD’nin 2003 Irak işgalinin ilk aşamasında yaklaşık 800 Tomahawk füzesi kullandığını hatırlattı.
Eaglen, mevcut üretim hızlarıyla bu miktarın yeniden üretilmesinin “yıllar” sürebileceğini belirterek, özellikle Çin ile olası bir çatışma senaryosunda daha büyük mühimmat stoklarına ihtiyaç duyulabileceğini ifade etti.
Analiz, bazı savunma uzmanlarının “yüksek mühimmat tüketiminin ABD’nin gelecekteki askeri seçeneklerini sınırlayabileceği” değerlendirmesinde bulunduğunu aktardı.