Hürmüz kapısı ABD ve İsrail’e kapandı: İran’dan ateşkes için 'net garanti' şartı

12 Mart 2026

"Tahran’ın, ağır bedeller ödemesine rağmen bu savaşı yeni bir caydırıcılık denklemi kurarak sonlandırmayı hedeflediği görülüyor."

YDH - Bölgede savaş Hürmüz Boğazı ve sivil altyapılara yayılırken, Rusya ve bölge ülkelerinin yürüttüğü yoğun diplomasi trafiği İran'ın sert direnciyle karşılaştı. El-Ahbar gazetesinin Tahran muhabiri Muhammed Havacui'nin aktardığına göre İran, ABD ve İsrail saldırılarına karşı yeni bir caydırıcılık denklemi kurmadan ve net güvenlik garantileri almadan ateşkes masasına oturmayacağını duyurdu. Devrim Muhafızları'nın boğaz geçişlerini izne bağlaması ve altyapı tesislerine yönelik karşılıklı tehditler, küresel enerji güvenliğini ve bölgesel istikrarı kritik bir eşiğe taşıdı.

Savaşın etki alanının genişlemesi, özellikle Körfez ve Hürmüz Boğazı'na yayılmasıyla sivil altyapıya yönelik saldırı endişeleri tırmanırken, gerilimi düşürmeyi hedefleyen diplomatik temaslar da hız kazandı.

Bir yandan Rusya, gerilimi dizginlemek amacıyla İran ile ABD arasında ara buluculuk için "teklifler" sunarken; diğer yandan pek çok ülkeden yetkili Tahran ile temasa geçerek Hürmüz Boğazı’ndaki saldırıların durdurulmasını talep etti.

Ancak Tahran’ın bu taleplere yanıtı, "Güvenlik ya herkes içindir ya da hiç kimse için" ifadesiyle özetlenen kesin bir tavır oldu.

Bu yaklaşım, İran’ın bölge güvenliğinin bir bütün olduğu ve uluslararası seyrüsefer güvenliğinin ancak İslam Cumhuriyeti'nin güvenliğinin sağlanması ve saldırıların durdurulmasıyla mümkün olabileceği yönündeki kararlılığını yansıtıyor.

Son iki gündür Rusya’nın ara buluculuğunda ABD ve İran ile yoğun temaslar yürütüldü. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, mevkidaşları Donald Trump ve Mesud Pizişkiyan ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.

Kremlin, ayrıntılarını paylaşmadığı "teklifler" sunduğunu açıklayarak "Ortadoğu’daki gerilimi düşürmeye yardımcı olmaya hazır olduğunu" duyurdu.

Bu kapsamda Rusya, dün akşam düzenlenen Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında bir karar tasarısı sundu.

Toplantı öncesinde Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede, Rusya’nın bölge güvenliğini güçlendirmek adına iyi niyet elçiliği yapmaya hazır olduğunu teyit etti.

Aynı süreçte Türkiye, Mısır, Hindistan ve Pakistan’ın da aralarında bulunduğu bölge ülkelerinden üst düzey yetkililer İranlı makamlarla temas kurdu.

Konuya vakıf kaynaklar, bu görüşmelerin ortak noktasının Tahran’dan bölge ülkelerindeki hedeflere yönelik saldırıları durdurması ve Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemiler ile petrol tankerlerini hedef almaktan kaçınması yönündeki talepler olduğunu belirtiyor.

Ancak el-Ahbar gazetesine konuşan diplomatik kaynaklara göre İran, gerilimi düşürmeye yönelik çağrılara verdiği yanıtta, ABD ve İsrail saldırılarına karşı kendisini savunduğunu vurguladı.

Tahran, bu kez arkasında net garantiler olmayan bir ateşkesi kabul etmeyeceğini bildirdi. Ayrıca herhangi bir ateşkes anlaşmasının, diğer tarafların ateşkesi yeniden silahlanmak ve yeni bir saldırıya hazırlanmak için kullanmaması adına İran’a yönelik saldırıların tekrarlanmayacağına dair taahhüt içermesi gerektiğinin altını çizdi.

Tahran’ın, ağır bedeller ödemesine rağmen bu savaşı yeni bir caydırıcılık denklemi kurarak sonlandırmayı hedeflediği görülüyor.

Bu çerçevede Devrim Muhafızları Ordusu yaptığı açıklamada, çatışmaya devam edeceklerini ve "savaşın gölgesi ülkenin üzerinden çekilmeden savaşı bitirmeyeceklerini" vurguladı. Bu çıkışlar, Washington'ın savaşın yıpratıcı doğası nedeniyle askeri operasyonları tek taraflı durdurabileceğine dair raporların yayımlandığı, Tel Aviv’in ise ABD yönetimini savaşta tutmak için baskı yaptığı bir dönemde geldi.

Sahada ise Körfez ve Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yükseliyor. Bölgedeki gemilerin hedef alındığına dair günlük raporlar, petrol piyasalarında ve küresel ekonomide sarsıntıya yol açıyor.

Devrim Muhafızları Ordusu, uyarılara kulak asmayan iki geminin Boğaz’da hedef alındığını duyurdu.

Ardından Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri Komutanı Amiral Ali Rıza Tengsiri, Hürmüz’den geçmek isteyen her geminin Tahran’dan izin alması gerektiğini belirtti.

İran’ın Boğaz’a deniz mayınları döşeme ihtimaline dair haberler gelirken, Hatemü'l Enbiya Merkez Karargahı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, İran’ın "ABD, siyonistler ve ortakları için" Hürmüz Boğazı'ndan "bir litre petrolün" bile geçmesine izin vermeyeceğini açıkladı.

İran, bu operasyonların ABD-İsrail saldırılarına bir yanıt olduğunu savunarak Körfez’deki istikrarsızlığın ve seyrüsefer sorunlarının ABD’nin saldırgan adımlarından kaynaklandığını, uluslararası toplumun ABD’yi eylemlerinden sorumlu tutması gerektiğini ifade ediyor.

Bu bağlamda Pizişkiyan, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile yaptığı görüşmede İran’ın bölge ülkelerini hedef alma veya onlarla çatışmaya girme niyeti olmadığını; meşru müdafaa kapsamında yalnızca İran topraklarına saldırı düzenlenen üslerin hedef alındığını belirtti.

Devrim Muhafızları ise "ABD’li ve Siyonist mütecavizlerin İran’ın altyapısını hedef alma ve sivilleri öldürmeye yönelik yasa dışı girişimlerinin karşılıksız kalmayacağını" vurgulayarak, "Bölgede güvenlik ve istikrar ya herkes içindir ya da hiç kimse için" uyarısını yineledi.

Tüm bu gelişmeler, Tahran ve diğer bazı şehirlerdeki yakıt depolarını hedef alan son saldırıların, savaşın kritik altyapılara sıçrama ihtimalini artırdığı bir döneme denk geliyor.

Trump üç gün önce İran’daki elektrik santrallerini vurma tehdidinde bulunmuş, Tahran ise benzer bir saldırıya aynı şekilde karşılık vereceği uyarısını yapmıştı.

Çeviri: YDH