İngiliz basınına konuşan İsrailli yetkililer: İran'da rejim değişikliği hayal ürünü

12 Mart 2026

İngiliz Guardian gazetesine konuşan İsrailli yetkililer, İran'a yönelik hava saldırılarının somut bir siyasi temelden yoksun olduğunu ve beklenen halk ayaklanmasının yalnızca bir varsayıma dayandığını söyledi.

YDH - İngiliz The Guardian gazetesine konuşan İsrail güvenlik kaynakları, İran'a yönelik başlatılan saldırıların arkasında somut bir rejim değişikliği planı bulunmadığını bildirdi.

Üst düzey bir istihbarat kaynağı, hava bombardımanının kitlesel bir halk ayaklanmasını tetikleyeceği yönündeki beklentilerin, teknik verilerden ziyade bir "hayal ürünü" olduğunu vurguladı.

Aynı kaynak, operasyonel belirsizliği şu sözlerle aktardı:

"90 milyon insanın zihnine nasıl gireceğimizi veya sokağa dökülüp dökülmeyeceklerini nasıl değerlendireceğimizi hiçbir zaman bilemedik. Sadece döküleceklerini umuyoruz."

Eski Mossad Araştırma Dairesi Başkanı Sima Shine da dışarıdan yürütülen bir bombardıman harekatıyla rejim değişikliğinin gerçekleşebileceğine inanmadığını ifade etti.

İsrailli yetkililer, yürütülen saldırganlık eyleminin nihai başarısının İran'ın elindeki 440 kilogramlık zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbetine bağlı olduğunu kaydetti.

Eski bir üst düzey savunma yetkilisi, söz konusu uranyum miktarının savaşın sonucuna dair en net "turnusol kağıdı" olduğunu belirtti.

Yetkili, "Eğer her yeri bombalar ve rejim iktidarda kalırken bu 400 kilogram uranyumu korumaya devam ederse, İran'ın nükleer silaha yönelme girişimi için geri sayımın başlayacağını düşünüyorum" uyarısında bulundu.

İsrail Askeri İstihbarat Araştırma Dairesi eski Başkan Yardımcısı Joab Rosenberg ise uranyum stokunun İran'ın kontrolünde kaldığı bir senaryoyu "Pirus zaferi" olarak nitelendirdi.

Rosenberg, "Bu savaşın en kötü sonucu, zayıf bir İran rejiminin elinde 450 kilogram zenginleştirilmiş uranyumla bırakılması olur" dedi.

Bu durumda Tahran'ın doğrudan nükleer bombaya yöneleceğini savunan Rosenberg, böyle bir sonucun İsrail için zaferi mağlubiyete dönüştüreceği değerlendirmesini yaptı.

İstihbarat teşkilatları, Ayetullah Ali Hamenei'nin şehadeti sonrasında nükleer tehdidin daha öngörülemez bir boyuta ulaştığına dikkat çekiyor. Üst düzey bir yetkili, Hamenei'nin bugüne kadar nükleer silah üretimi konusunda nihai bir karar almadığını bildiklerini, ancak halefi Mucteba Hamenei'nin bu konudaki tutumunun bilinmezliğini koruduğunu ifade etti.

Yetkili, "Mucteba'nın nükleer programla ne yapacağını değerlendirecek bilgiye sahip olduğumuzdan emin değilim. Şu anda bir bombaya yönelebilir" diye ekledi.