
YDH- Hintli yazar Arundhati Roy, Pazartesi günü Yeni Delhi’de son kitabı “Meryem Ana Bana Geliyor” hakkında konuşurken, İran’ın İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile yaşadığı çatışmada güçlü desteğini dile getirdi ve Hindistan hükümetini doğru olanın yanında durmadığı için “omurgasız” olarak nitelendirdi.
Zeteo tarafından perşembe günü yayımlanan konuşmasında Roy, etkinliğin kitabı üzerine odaklanmış olmasına rağmen “günü, alevler içinde yanmakta olan o güzel şehirler — Tahran, İsfahan ve Beyrut — hakkında konuşmadan bitiremeyeceğini” söyledi.
Yazar, “Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik sebepsiz ve yasadışı saldırısı” hakkında konuşmak için “Meryem Ana’nın dürüstlük ve açık sözlülük ruhundan” birazını kullanmak istediğini belirtti.
Roy, İran’daki bombalamaları “ABD-İsrail’in Gazze’deki soykırımının devamı” olarak nitelendirdi, ancak “İran Gazze değil” ifadesini kullandı.
Dünya’nın “nükleer felaket ve ekonomik çöküşün eşiğinde” durduğunu söyleyen yazar, “Hiroşima ve Nagazaki’yi bombalayan aynı ülke, dünyanın en eski medeniyetlerinden birini bombalamaya hazırlanıyor olabilir” değerlendirmesinde bulundu.
Herhangi bir “rejim değişikliğinin” halktan gelmesi gerektiğini vurgulayan Roy, “Kibirli, yalancı, hilekar, açgözlü, kaynakları gasp eden, bomba atan emperyalist bir güç ve tüm dünyayı boyun eğdirmeye çalışan müttefikleri tarafından değil.” dedi.
Roy, İran’ın emperyalistlere karşı dik durduğunu vurgularken, Hindistan’ın ise “sinik kaldığını” belirtti ve Hindistan hükümetinin İsrail ve ABD ile ilişkilerinde ne kadar “korkak” ve “omurgasız” davrandığından utanç duyduğunu söyledi.
Ülkesinin gurur ve haysiyetini kaybettiğini, “filmler dışında” hiçbir alanda koruyamadığını ifade eden yazar, “Kısacası, İran’ın yanındayım. Kesinlikle” dedi.
Başbakan Narendra Modi’nin İsrail’e yaptığı yakın tarihli ziyareti ve hükümetin ABD ile ticaret ilişkilerini eleştiren Roy, Hindistan’ın Rusya’dan petrol almak için “izin” almasının ne anlama geldiğini sorguladı.
Roy ayrıca, sürgün edilen Filistinlilerin yerine İsrail’e Hintli işçiler gönderdiği için Hindistan hükümetini eleştirdi ve bu işçilerin İran’ın İsrail şehirlerine yönelik misilleme ateşi sırasında hava saldırısı sığınaklarını kullanmalarına izin verilmediğini aktardı.
“Bizi dünyanın bu son derece aşağılayıcı, utanmaz, iğrenç yerine kim koydu?” diye sordu.
Yazar, Çinli siyasetçi Mao Zedong’un emperyalist güçlerin müttefiklerini tanımlamak için kullandığı “emperyalistlerin uşakları” teriminin Hindistan’ı iyi tanımladığını söyledi. Roy, “Elbette, bizim çarpık ve zehirli filmlerimiz hariç; bu filmlerde sinema kahramanlarımız aptal ve aşırı kaslı bir şekilde hayali savaşları kazanıyor ve gereksiz şiddetleriyle doyumsuz kan susuzluğumuzu körüklüyor.” dedi.
Roy, ilgilendiği konularda güçlü ve sesli tavırlar sergilemekten çekinmeyen bir isim. Son olarak, festival jürisinin başkanının Gazze hakkında sorulan bir soruya “sinema siyasetten uzak durmalı” demesi üzerine Berlin Uluslararası Film Festivali’nden çekilmesiyle manşetlere çıkmıştı. Daha önce de, İsrail’in Gazze’deki savaşındaki suç ortaklığı nedeniyle İsrail kültür kurumlarıyla çalışmayacağına dair bir taahhüt imzalamıştı.
Yazıları Hindistan hükümeti tarafından da “kışkırtıcı olarak” değerlendirilen Roy’un, 2020 yılında yayımlanan “Azadi: Hindistan İşgali Altındaki Cammu ve Keşmir’de Özgürlük, Faşizm ve Kurgu” adlı kitabı, “yanlış anlatı ve ayrılıkçılığı yaymak” gerekçesiyle Hindistan işgali altındaki Cammu ve Keşmir’de yasaklanmıştı.