
YDH- Filistin İslami Cihat Hareketi, bugün bölgede yaşananların fitilini “gasıp Siyonist oluşumun” liderlerinin ateşlediği varoluşsal bir savaş olduğunu belirtti.
Hareket, başta savaş suçlusu Benyamin Netanyahu olmak üzere bu liderlerin, oluşumlarının istisnasız tüm Müslümanlara karşı açık bir saldırı yürüttüğünü hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ilan ettiğini ifade etti.
Bunun da “Siyonist oluşumun bölgemiz ve ümmetin üzerinde kontrol ve hegemonya kurma hedeflerini açıkça ortaya koyduğunu” ifade etti.
Hareket, “toprağın, kutsalların ve gelecek nesillerin geleceğini savunmak için bu kapsamlı saldırının hedeflerini boşa çıkarmak amacıyla Arap ve İslam ümmetini birlik ve dayanışmaya” çağırdı.
Ayrıca, Dünya Kudüs Günü’nün ihya edilmesinin, Filistin’deki ümmetin merkezi davası için bir zafer ve “suçlu Siyonist oluşum ile ABD yönetiminin saldırganlığına ve katliamlarına karşı bir ret” olduğunu vurguladı.
Hareket, Donald Trump yönetiminin başlattığı saldırının “yanlış hesaplar ve kibirli bir düşmanlıkla hareket ederek bölgedeki birçok ülkede ateşi körüklediğini” belirtti.
Açıklamada, bunun Siyonist oluşumu korumak ve onun egemenliğini dayatmak amacıyla yapıldığı ifade edildi.
Hareket ayrıca bunun, “kutsalları yok etmeyi, zenginlikleri yağmalamayı ve halkları zillet ile boyun eğmeyi dayatmayı hedefleyen Talmud kaynaklı efsanelerin gerçekleştirilmesi amacıyla yapıldığını” belirtti.
Hareket ayrıca, “ABD-İsrail saldırganlığına karşı direnişinde gösterdiği kararlılık” nedeniyle İran İslam Cumhuriyeti’ni selamladı.
İran’ın “ümmetin yücelmesi ve saldırganlığın caydırılması uğruna lider imamı Seyyid Ali Hamenei’yi şehit verdiğini; bunun halkların özgürlüğünü savunmak ve Filistin’deki Müslüman kutsallarını desteklemek için yapıldığını” belirtti.
Ayrıca, “Siyonist düşmana karşı tüm cephelerde en onurlu savaşları veren tüm mücahitleri, özellikle de toprakları ve kutsalları uğruna canlarını feda eden Güney Lübnan’daki İslami Direniş kahramanlarını” selamladı.
Hamas: Çatışmanın gerçek doğası ortaya çıkıyor
Öte yandan Hamas, Kudüs Günü’nde “çatışmanın doğasının açıkça ortaya çıktığını” belirtti.
Açıklamada, bölgede savaş ve gerilimin tırmanmasının Filistin’de de tehlikeli bir tırmanışla eşzamanlı yaşandığı ifade edildi. Bunun, ilk kez 1967’den bu yana Ramazan ayında Mescid-i Aksa’nın ibadet edenlere kapatılması noktasına kadar ulaştığı kaydedildi.
Hareket ayrıca, “yaşananların birbirinden bağımsız olaylar olmadığını” vurguladı.
Açıklamada, bunun bölge halklarının iradesini kırmayı ve ümmetteki direniş ile mukavemet unsurlarını parçalamayı hedefleyen tek bir projenin halkaları olduğu ifade edildi.
Hamas, bunun Siyonist genişleme projesinin hayallerine ve iddia edilen efsanelerine hizmet eden yeni gerçeklikleri dayatma hazırlığının bir parçası olduğunu belirtti.
Hamas açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bu yıl bölgemizi ve halklarımızı hedef alan Siyonist-Amerikan savaşı gölgesinde gelen Dünya Kudüs Günü, ümmetin çabalarını birleştirmek ve Kudüs’teki direnişçilerin, nöbet tutanların ve Kudüs ile Aksa’yı savunanların direnişini destekleyen ortak çalışmayı güçlendirmek için bir fırsattır. Kudüs ve Aksa’yı savunmak, onları işgalin ve saldırılarının tehlikesinden korumak ortak bir sorumluluktur ve bu sorumluluk etrafında Arap ve İslam ümmeti; liderleri ve önderleriyle, hükümetleri ve halklarıyla, kurumları ve örgütleriyle birleşmelidir.”
Filistin Direniş Komiteleri’nin açıklaması
Aynı bağlamda Filistin Direniş Komiteleri, Filistin halkını ve direnişini boyun eğdirmeye yönelik tüm girişimlerin başarısız olduğunu; Filistin ve Kudüs’ün ümmetin tüm evlatlarının ve dünyanın özgür insanlarının vicdanında, aklında ve kalbinde yer ettiğini belirtti.
Açıklamada, Siyonist oluşumun “yalnızlaşmış, reddedilen, kırılgan ve yenilmiş bir varlık haline geldiği” ifade edildi.
Komiteler, ABD-Siyonist saldırılarının İran İslam Cumhuriyeti’ni hedef almasının nedeninin, İran’ın Filistin’in ve Kudüs’ün kurtuluşu davasını mutlak biçimde benimsemesi ve Filistin direnişine verdiği büyük ve sürekli destek olduğunu belirtti.
Açıklamada ayrıca, “Şehit Lider Seyyid Ali Hamenein’in hedef alınmasının, ümmetin uyanışındaki etkili rolü ve Siyonist suçlular ile Batılı sömürgeci hegemonya güçlerine karşı tüm cepheleri birleştirme çabalarından kaynaklandığı” ifade edildi.
Komiteler, İran İslam Cumhuriyeti’nin Filistin halkını ve direnişini destekleme konusundaki devrimci cihatçı çizgisinin, ümmetin tüm evlatları için bir gurur ve izzet kaynağı olduğunu belirtti.
Açıklamada, “Kudüs’ün bu mücadelenin pusulası ve başlığı olduğu, dünyanın her yerindeki mücahitlerin yolu ve ümmetin birliğinin sembolü olmaya devam edeceği” vurgulandı.
Komiteler, ayrıca, İran’daki İslam Devrimi ve İran İslam Cumhuriyeti ile onun liderliği ve halkıyla dayanışmalarını yenilediklerini; aynı şekilde kardeş Lübnan halkı ve onun direnişi olan Hizbullah ile Irak İslami Direnişi’ni selamladıklarını belirtti.
Açıklamada, İran, Lübnan ve Gazze’ye yönelik ABD-Siyonist saldırılarına karşı koymak ve bu saldırıları yenilgiye uğratmak için tüm düzeylerde daha fazla birlik ve bütünleşme çağrısında bulunuldu.