Amerika, insansı savaş robotlarını Ukrayna'da test ediyor

14 Mart 2026

ABD merkezli Foundation şirketinin geliştirdiği insansı savaş robotu Phantom MK-1’in ilk iki prototipi Şubat ayında Ukrayna’ya gönderildi.

YDH - ABD merkezli teknoloji şirketi Foundation tarafından geliştirilen insansı savaş robotu Phantom MK-1’in ilk iki prototipi Ukrayna’ya gönderildi. Time’ın aktardığına göre robotlar Şubat ayında ülkeye ulaştırıldı ve savaş koşullarında operasyonel testlere tabi tutulacak.

Robotun tasarımı insan formuna oldukça yakın. Gövde siyah çelikten üretilmiş durumda, yüz kısmı ise koyu renkli cam bir vizörle kapatılmış.

Şirket tarafından yapılan tanıtım gösterilerinde robotun farklı silah türlerini kullanabildiği görüldü. Bunlar arasında revolver, tabanca, pompalı tüfek ve M-16 tüfeğinin bir kopyası yer alıyor.

Foundation, Phantom’u askeri görevler için özel olarak geliştirilen ilk insansı robot platformu olarak konumlandırıyor. Şirket bugüne kadar ABD ordusu, donanması ve hava kuvvetlerinden toplam 24 milyon dolar değerinde araştırma sözleşmesi aldı. Bu sözleşmeler arasında Pentagon’un küçük ölçekli inovasyon programı SBIR Phase 3 de bulunuyor.

“Savaşa insan yerine robot göndermek istiyoruz”

Foundation’ın kurucu ortaklarından Mike LeBlanc, ABD Deniz Piyadeleri’nde 14 yıl görev yapmış ve Irak ile Afganistan’da operasyonlara katılmış bir asker. LeBlanc’a göre şirketin temel hedefi, savaş alanına insan yerine robot gönderebilen bir askeri platform geliştirmek.

LeBlanc, geliştirilen sistemin insanın kullanabildiği hemen her tür silahı kullanabilecek bir mimariye sahip olmasının hedeflendiğini söyledi. Yakın dönemde robotların ABD Deniz Piyadeleri’nin bina baskını eğitimlerinde de test edilmesi planlanıyor.

Bu kapsamda robotlar kapılara patlayıcı yerleştirme gibi görevler için eğitiliyor. Amaç, askeri birliklerin kapalı alanlara daha güvenli şekilde girebilmesini sağlamak.

Ukrayna’da öncelik keşif görevleri

Phantom robotları Ukrayna’ya öncelikle cephe hattında keşif görevleri için gönderildi.

LeBlanc bu dönüşümü şöyle tanımladı:

“Bu artık robotların ana savaşçı olduğu bir savaş. İnsanlar ise destek rolünde. Afganistan’da görev yaptığım dönemin tam tersine gidiyoruz; o zaman tüm işi insanlar yapıyor, teknoloji yalnızca araç olarak kullanılıyordu.”

LeBlanc’a göre insansı robotlar özellikle lojistik ve keşif görevlerinde önemli avantajlar sunabilir. Örneğin dar tüneller, sığınaklar veya yer altı yapıları gibi insansız hava araçlarının giremediği alanlarda görev yapabilirler.

Robotların bir diğer avantajı ise yorulmaması ve korku duymaması. Sistemler ekstrem koşullarda çalışabiliyor ve radyasyon, kimyasal ya da biyolojik kirlenmeden etkilenmiyor.

Ayrıca robotların termal izi insan vücuduna benzer şekilde tasarlanmış durumda. Bu özellik, karşı tarafın robotu gerçek bir asker zannetmesine yol açarak taktiksel şaşırtma yaratabilir.

Foundation yönetimine göre uzun vadede büyük ölçekli insansı robot birlikleri, stratejik dengede nükleer caydırıcılığa benzer bir rol oynayabilir.

Şirketin CEO’su Sankaet Pathak, Rusya ve Çin’in de benzer askeri robot projeleri yürüttüğünü söyledi. Pathak’a göre bu yarış, gelecekte tamamen yeni bir silah kategorisinin ortaya çıkmasına yol açabilir.

Ancak bazı askeri analistler bu teknolojinin yeni riskler yaratabileceğini vurguluyor.

Washington merkezli düşünce kuruluşu Defense Priorities’te askeri analiz direktörü olan Jennifer Kavanagh, savaş sistemlerinin otomasyonunun siyasi karar alıcılar için savaş başlatma eşiğini düşürebileceğini belirtti.

Kavanagh ayrıca hatalı saldırılar durumunda sorumluluğun kime ait olacağı sorusunun da daha karmaşık hale gelebileceğine dikkat çekti.

Pentagon’un mevcut protokollerine göre otonom sistemler ancak bir insan operatörün onayıyla silah kullanabiliyor. Buna rağmen Ukrayna savaşında halihazırda hedef seçimi konusunda kısmi otonomiye sahip insansız hava araçlarının kullanıldığı biliniyor.