
YDH- Hatem'ul-Enbiya Karargahı Sözcüsü, ABD’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) askeri noktalarına yönelik imha operasyonlarına misilleme olarak İran’a ait Bu Musa ve Hark adalarını füzelerle hedef aldığını duyuruyor.
═══════════════════════════════
ABD’den İran’ın petrol merkezine saldırı girişimi
═══════════════════════════════
Tahran yönetimi, BAE topraklarındaki Amerikan varlığına yönelik saldırıları "meşru müdafaa" olarak nitelerken; bölge halkını liman, rıhtım ve sığınaklardan uzak durmaları konusunda uyarıyor.
Hark Adası’nda 15’ten fazla patlama kaydedilirken, ABD Başkanı Donald Trump adadaki hava savunma sistemlerinin ve askeri altyapının tamamen yok edildiğini öne sürüyor.
Ancak saldırıdan yalnızca bir saat sonra savunma faaliyetlerinin yeniden başlaması ve İran kaynaklı füze/İHA dalgasının 48. tura ulaşması, Washington’dan gelen "kapasite bitti" açıklamalarını doğrudan boşa çıkarıyor.
ABD güçlerinin özellikle Cevşen Deniz Üssü, havaalanı kontrol kulesi ve helikopter hangarlarını devre dışı bırakmaya çalıştığı gözleniyor.
Saha raporları, adanın çeşitli noktalarından dumanlar yükselse de kritik petrol altyapısının zarar görmediğini teyit ediyor.
Uluslararası Kepler verileri, İran’ın saldırı senaryosuna karşı son bir ayda petrol yükleme hızını 1,5 kat artırarak tankları önceden tahliye ettiğini ortaya koyuyor.
Tahran, enerji tesislerine yönelik kalıcı bir müdahale durumunda; bölgedeki tüm petrol ve gaz hatlarını ateşe vereceğini vurguluyor.
Bu tehdit; Ras Tanura, Ras el-Ceyfe, Fuceyra, Cebel Ali, Ras Laffan, Mina el-Ahmedi ve Sitre gibi küresel arzın yedi stratejik damarını hedef kümesine alıyor.
Sosyal medyaya yansıyan tanıklıklar, operasyonun askeri başarısını sorgulatıyor. Bir ada sakini, Trump’ın "stratejik hedef" olarak tanımladığı noktaların aslında halkın sosyal amaçla kullandığı metruk yapılar ve boş odalar olduğunu ifade ediyor.
Bu durum, Amerikan operasyonlarının askeri sonuç almaktan ziyade sivil kullanım alanlarına yöneldiği iddialarını güçlendiriyor.