
YDH - Financial Times’ın haberine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Japonya’yı Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi göndermeye çağırması, Başbakan Sanae Takaichi’yi Washington’daki ilk Beyaz Saray ziyareti öncesinde siyasi açıdan hassas bir konuma yerleştirdi.
Trump, Truth Social platformunda yaptığı paylaşımda “pek çok ülkenin” seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla bölgeye savaş gemileri göndereceğini ifade etti. ABD Başkanı mesajında Japonya’nın yanı sıra Çin, Fransa, Birleşik Krallık ve Güney Kore’nin de bu girişime katılmasını umduğunu dile getirdi.
Japonya modern mayın temizleme kabiliyetine sahip gelişmiş deniz kuvvetlerine sahip olsa da bu kapasitenin kullanımı anayasal sınırlamalar nedeniyle karmaşık bir hukuki zemine dayanıyor.
Başbakan Sanae Takaichi, Tokyo’nun askeri birlik göndermesini zorlaştıran temel meselenin İran tarafından döşendiği belirtilen mayınların hukuki statüsü olduğunu ifade etti.
Takaichi, söz konusu mayınların aktif bir saldırının parçası mı yoksa çatışma sonrasında “terk edilmiş silah” kategorisine mi girdiğinin belirsiz olduğunu söyledi.
Bu belirsizlik, Japonya’nın askeri güç kullanımı üzerindeki anayasal kısıtlamalar nedeniyle hükümetin hareket alanını ciddi ölçüde sınırlandırıyor.
Japonya Öz Savunma Kuvvetleri en son 1991 yılında, Körfez Savaşı’nın sona ermesinin ardından bir çatışma bölgesine gönderilmişti.
Benzer bir stratejik ikilem Güney Kore için de geçerli. Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung açısından ABD öncülüğündeki misyona katılmamak ittifak ilişkileri açısından risk taşırken, katılım kararı ülke içinde protestoları tetikleyebilir.
Analistler Çin’in ise Trump’ın çağrısını büyük ölçüde görmezden geleceğini değerlendiriyor. Pekin’in İran ile gemi güvenliğini kapsayan ayrı bir anlaşmaya sahip olduğu belirtiliyor.