Kıbrıs'taki İngiliz üslerinin statüsü yeniden tartışmaya açıldı

15 Mart 2026

Avrupa merkezli iki hukuk örgütü, Kıbrıs'taki Akrotiri ve Dhekelia askeri üsleri üzerindeki İngiliz egemenlik iddialarının sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

YDH - Avrupa Avukatlar Demokrasi ve İnsan Hakları Ağı ile Kıbrıs Demokratik Avukatlar Birliği, Kıbrıs'taki Akrotiri ve Dhekelia askeri üsleri üzerindeki İngiliz egemenlik iddialarının sona erdirilmesi çağrısında bulundu.

Kuruluşlar, söz konusu üsleri sömürge yönetiminin devamı niteliğinde düzenlemeler olarak tanımladı ve bu durumun Kıbrıs halkının egemenliğini zedelediğini belirtti.

İki örgütün yayımladığı ortak açıklamada, Kıbrıs'ın bağımsızlığını kazanmasının üzerinden altmış yılı aşkın süre geçmesine rağmen adanın yalnızca kısmen sömürgesizleşmiş olduğu ifade edildi.

Açıklamada, askeri üslerin kurulmasını sağlayan 1960 anlaşmalarının bağımsızlık için dayatılmış şartlar kapsamında imzalandığı ve bu düzenlemenin Britanya'nın adanın belirli bölümleri üzerindeki kontrolünü stratejik askeri kullanım amacıyla sürdürmesine imkan tanıdığı kaydedildi.

Açıklamada ayrıca Britanya'nın Akrotiri ve Dhekelia'nın egemen İngiliz toprağı olduğu yönündeki görüşü de sorgulandı.

Hukuk örgütleri, bu düzenlemenin bağımsızlık sürecinde eşitsiz ve baskı altında oluşmuş şartlar altında şekillendiğini, dolayısıyla gerçek bir rızaya dayalı bir anlaşma olarak değerlendirilemeyeceğini belirtti.

BM kararına atıf yapıldı

Açıklamada Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 1960 tarihli 1514 sayılı sömürgesizleştirme kararına da atıf yapıldı.

Kuruluşlar, bu kararın sömürgesizleşme sürecinde kolonilere ait toprakların parçalanmasını yasakladığını ve bu bölgelerin toprak bütünlüğünü koruma altına aldığını vurguladı.

Metinde ayrıca Uluslararası Adalet Divanı'nın 2019 yılında Chagos Takımadaları konusunda verdiği danışma görüşü de örnek gösterildi.

Mahkeme bu görüşünde, Britanya'nın 1965 yılında adaları Mauritius'tan ayırmasının ardından ülkenin sömürgesizleşme sürecinin hukuken tamamlanmadığı sonucuna ulaşmış ve Birleşik Krallık'ın söz konusu topraklardaki yönetimine son vermesi gerektiğini ifade etmişti.

Açıklamaya göre aynı hukuki yaklaşım Kıbrıs için de geçerli. Hukuk örgütleri, İngiliz askeri üslerinin farklı bir hukuki çerçeve altında sürdürülen sömürge yetkisinin devamı niteliği taşıdığını belirtti.

Kuruluşlar, bu düzenlemenin adanın toprak bütünlüğünü böldüğünü ve Kıbrıs'ın yabancı askeri operasyonlar için bir konuşlanma alanına dönüştürüldüğünü kaydetti.