İsrail basını: Tahran’da yönetim yeniden toparlandı

16 Mart 2026

İsrail basınına göre Tel Aviv’de karar alıcılar İran’da rejimin çökme ihtimalinin beklenenden düşük olduğunu değerlendiriyor.

YDH - İsrail’in önde gelen gazetelerinden Israel Hayom’un haberine göre üst düzey İsrailli yetkililer, Tahran’daki siyasi rejimin çökme ihtimalinin önceki değerlendirmelere kıyasla daha düşük göründüğünü ifade ediyor.

Bu tablo, askeri harekatın "rejim değişikliği" hedefi gerçekleşmeden sona erebileceği ihtimalini Tel Aviv’de daha güçlü biçimde gündeme taşıdı.

Gazete, İran yönetiminin son günlerde iç siyasi ve güvenlik dengeleri üzerinde yeniden daha fazla kontrol kurmuş görüntüsü verdiğini aktardı. Bu tablo, İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından yaşanan belirsizlik döneminden sonra ortaya çıktı.

Haberde ayrıca yeni Devrim Lideri Ayetullah Mücteba Hamenei'nin rolünün henüz netleşmediği vurgulandı. Karar alma sürecine doğrudan katılıp katılmadığı veya sembolik konumda kalıp devlet yönetiminin fiilen başka aktörler tarafından yürütülüp yürütülmediği konusunda belirsizlik bulunduğu ifade edildi.

İran kamuoyuna güç mesajı verdi

Habere göre İran’da üst düzey siyasi figürler son günlerde kamuoyu önünde görünmeye başladı. Ali Laricani ile Muhammed Bakır Galibaf’ın cuma günü Tahran’da Kudüs Günü vesilesiyle düzenlenen kalabalık bir etkinlikte birlikte ortaya çıkması bu bağlamda dikkat çekti.

Israel Hayom, bu görüntünün İran yönetiminin kontrolü elinde tuttuğunu ve kamuoyu önüne çıkmaktan çekinmediğini gösterme amacı taşıdığı değerlendirmesine yer verdi.

Buna karşılık İsrail’deki güvenlik çevreleri, üst düzey İranlı yetkililerin olası suikast girişimlerine karşı son derece temkinli davrandığını aktardı.

Haberde ayrıca İran’da rejimin devrilmesinin ABD-İsrail saldırılarının resmi hedefi olarak açıklanmadığı, ancak Tel Aviv’deki stratejik değerlendirmelerde bu ihtimalin güçlü biçimde tartışıldığı belirtildi.

İsrailli yetkililerin son günlerde kamuoyundaki beklentileri aşağı çekmeye başladığı, bunun da harekatın siyasi değişim olmadan sona ermesi ihtimaline hazırlık niteliği taşıdığı ifade edildi.

Harekat üç askeri hedef etrafında yürütülüyor

Gazeteye göre İran’a karşı yürütülen askeri harekat üç ana eksen etrafında ilerliyor.

İlk eksen İran’ın füze tehdidini azaltmaya yönelik operasyonlar. Bu kapsamda füze rampaları, depolar ve hava savunma sistemleri hedef alınıyor. Ancak değerlendirmelere göre İran’ın bu altyapısının tamamen devre dışı bırakılması henüz tamamlanmadı.

İkinci eksen İran’ın askeri sanayi altyapısını hedef alıyor. Özellikle füze ve insansız hava aracı üretim tesisleri saldırıların merkezinde yer alıyor. Habere göre yüzlerce fabrika, araştırma merkezi ve laboratuvardan oluşan geniş ağ hedef alınmış durumda.

Bu operasyonlar ABD ve İsrail kuvvetleri arasında askeri koordinasyonla yürütülüyor. Siyonist rejim benzer tesisleri İran ile geçen haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren çatışmalar sırasında da hedef almıştı.

Mevcut stratejinin amacı İran’ın askeri üretim kapasitesini ciddi biçimde zayıflatmak. Böylece siyasi sistem ayakta kalsa bile İran’ın askeri gücünü yeniden inşa etmesinin yıllar alacağı değerlendiriliyor.

Üçüncü eksen ise İran’ın güvenlik ve askeri yapısını hedef alıyor. Bu kapsamda özellikle Devrim Muhafızları ile Besic güçleri operasyonların odak noktalarından biri olarak gösteriliyor.

Washington ve Tel Aviv operasyonun süresi konusunda ayrıştı

Israel Hayom’un aktardığına göre İsrail’deki askeri kaynaklar harekatın yaklaşık iki hafta daha sürebileceğini değerlendiriyor.

İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, operasyonların sona ermesi için 1 Nisan tarihini muhtemel takvim olarak belirledi. Bu tarih Yahudi takvimindeki Hamursuz Bayramı arifesine denk geliyor.

ABD yönetimi ise harekatın daha erken sona erdirilmesi ihtimalini tartışıyor. Bu senaryo, ABD Başkanı Donald Trump’ın mart ayı sonunda Çin’e gerçekleştirmesi planlanan ziyaretle aynı döneme denk geliyor.

Haberde ayrıca İsrail’in önümüzdeki haftalarda Lübnan’daki askeri faaliyetlerini genişletmeye hazırlandığı bilgisi paylaşıldı. Bu değerlendirme, Hizbullah’ın ateşkes anlaşmasına rağmen İsrail saldırılarına karşılık vermeye devam ettiği bir dönemde yapıldı.

İsrail ordusunun Lübnan sınırı boyunca üç zırhlı ve piyade tümeni konuşlandırdığı belirtildi. Son iki hafta içinde bazı birliklerin sınırlı operasyonlar gerçekleştirdiği de aktarıldı.

İşgalci rejim ordusunun "Kuzeyin Okları" adını verdiği önceki çatışma turunda Hizbullah doğrudan kara çatışmasına girmekten kaçınmış, daha çok füze ve insansız hava araçları kullanmıştı. Ancak İsrail kaynakları son dönemde bu yaklaşımın değiştiğini değerlendiriyor.

Haberde İsrail’in bugüne kadar Lübnan cephesini İran’a yönelik harekata kıyasla ikincil önemde tuttuğu ifade edildi.

Buna rağmen çarşamba gecesi Tel Aviv’in yoğun roket saldırısına maruz kalmasının ardından askeri planlamada Lübnan cephesinin ağırlığının arttığı belirtildi.

Siyonist rejim, İran’a yönelik harekat sona erse bile Lübnan’daki operasyonların devam etmesini planlıyor. İsrail ordusunun harekat başlamadan önce Lübnan topraklarında beş noktayı kontrol ettiği, şimdi ise askeri varlığını genişletme ihtimalini değerlendirdiği aktarıldı.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise konuya ilişkin açıklamasında "Çözümün tek yolu direniş" ifadesini kullandı. Kasım ayrıca İsrail’in kara harekatına girişmesi halinde Hizbullah militanlarının doğrudan çatışma yoluyla askeri kazanımlar elde etme fırsatı bulacağını söyledi.