
YDH - ABD yönetimi, petrol fiyatlarının daha fazla yükselmesini önlemeyi stratejik öncelik görüyor.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, CNBC televizyonuna verdiği röportajda Washington’un bu yaklaşımının temel nedeninin Rusya’nın enerji gelirlerini sınırlamak olduğunu söyledi.
Bessent, petrol fiyatlarının ciddi biçimde yükselmesinin Rusya’nın bütçe gelirlerini artıracağını ifade etti.
“Yakıt fiyatı 150 dolar seviyesine çıkarsa Vladimir Putin çok daha fazla gelir elde eder” diyen Bessent, bu nedenle ABD yönetiminin küresel petrol piyasasında istikrarı korumaya çalıştığını belirtti.
Washington aynı zamanda Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının uzun süre kesintiye uğramasını engellemeyi amaçlıyor.
Bessent, Rus petrolü üzerindeki bazı kısıtlamaların geçici olarak kaldırılması konusuna da değindi. ABD’nin bu kararı kısa vadeli bir piyasa istikrarı önlemi olarak gördüğünü ifade eden Bessent, küresel enerji piyasası dengelendikten sonra yaptırımların yeniden uygulanacağını söyledi.
Bessent, “Fikir şu: Çatışma sona erdiğinde ve piyasa yeniden arz fazlası oluşacak kadar dolduğunda, Rus petrol endüstrisine yönelik yaptırımlara geri döneceğiz” dedi.
Kremlin daha önce yaptığı açıklamalarda petrol fiyatlarının yükselmesinin ve ABD’nin Rusya’ya yönelik yaptırımları gevşetmesinin ülke bütçesine ek gelir sağlayacağını doğrulamıştı.
ABD yönetimi ayrıca Rus petrolü ve petrol ürünlerinin belirli sevkiyatlarını yaptırım kapsamı dışında bırakan geçici bir düzenleme yaptı.
ABD Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan genel lisansa göre, 12 Mart’a kadar gemilere yüklenen Rus petrolü ve petrol ürünlerinin satışı yaptırımlardan muaf tutuldu. Bu lisans 11 Nisan’a kadar geçerli olacak.
Bessent bu kararı küresel enerji piyasasında istikrarı koruma ve yakıt fiyatlarını düşük tutma amacıyla aldıklarını söyledi. Bakan, bu adımın Rusya için büyük bir ekonomik kazanç yaratmayacağını da ekledi.
İran'a açılan savaş enerji piyasasında ciddi dalgalanmaya yol açtı. Savaşın başlamasının ardından Tahran yönetimi fiilen Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğini kısıtladı.
Bu durum küresel enerji fiyatlarında hızlı yükselişe neden oldu. Özellikle Fars Körfezi ülkelerinden çıkan yakıt tankerleri sevkiyat gerçekleştirmekte zorlanıyor. Bölgedeki bazı petrol şirketleri bu nedenle mücbir sebep ilan etmek zorunda kaldı.
İran Dışişleri Bakanlığı ise bazı ülkelere ait gemilerin Tahran’ın izniyle Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini açıkladı. Bakanlık boğazın tamamen kapatılmadığını ancak geçişlerin belirli şartlara bağlı olduğunu vurguladı.
Financial Times’ın analizine göre Ortadoğu’daki çatışma nedeniyle enerji fiyatlarının yükselmesi ABD için de önemli ekonomik fırsat yaratabilir.
Analize göre bu yıl petrol fiyatının ortalama 100 dolar seviyesine çıkması halinde ABD dünyanın en büyük kazanç sağlayan üreticilerinden biri olabilir.
The Wall Street Journal ise enerji fiyatlarındaki artışın kısa vadede ABD ekonomisi üzerinde baskı yarattığını yazdı. Ancak geçmişteki petrol krizlerinden farklı olarak ABD artık dünyanın büyük petrol üreticilerinden biri konumunda.
The Economist’in analistlere dayandırdığı değerlendirmeye göre Hürmüz Boğazı ay sonuna kadar kapalı kalırsa petrol fiyatı 150 hatta 200 dolar seviyesine çıkabilir. Uzmanlar böyle bir senaryonun küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor.